UYARI!

Kullandığınız tarayıcının JavaScript kullanımı kapalı olduğundan sayfada bloke halindesiniz.


Sayfamızın tasarımı JavaScript kodları ile daha düzgün çalışmakta olduğundan bu uyarıyı aldığınızı belirtmek isteriz.

UYDUMTÜRK Forumunda Günün Haberi - Faydalı Bilgiler - Sayfa 36 - Page 36 of 38
UydumTürk UydumTürk UydumTürk

UydumTürk

Fark Edilmeyeni Görür, Söylenilmeyeni Yazar!
17 Yaşındayız!
14 Mart 2026 | Saat: Yükleniyor...

UYDUMTÜRK Forumunda Günün Haberi

Başlatan KARTAL DEMİR, 09 Ocak 2020 | 14:33

X Hakkındaki Haberler »
ADMIN-DIYARBAKIR avatar
★Recai Karakuş★
Admin
İleti 11,544 Konu 406 Beğeni 211 Puan 17,794
Admin
ADMIN-DIYARBAKIR avatar
  • 👑Kurucu👑Yönetici👑
  • 👑Hakimiyet;Alemlerin👑RABBİ Yüce ALLAH'INDIR👑
  • İleti 11,544
  • Konu 406
  • Beğeni 211
  • Puan 17,794
  • Almanya / Diyarbakır
  • Kayıtlı
Turkcell ve TEKNOFEST'in 5G ve Yapay Zekâ Yarışması başvurulara açıldı

Turkcell ile TEKNOFEST iş birliğinde düzenlenen '5G & Yapay Zekâ ile Akıllı Yol Güvenliği Yarışması' başvurulara açıldı.



5G teknolojisi ve yapay zekanın yol güvenliğine nasıl entegre edilebileceği sahada test edilecek. Türkiye'nin ilk ve tek havacılık, uzay ve teknoloji festivali TEKNOFEST 2026 kapsamında, Turkcell'in düzenlediği "5G & Yapay Zekâ ile Akıllı Yol Güvenliği Yarışması" başvurulara açıldı. Yarışmaya lisans, yüksek lisans, doktora ve açık öğretim öğrencileri yenilikçi projeleriyle katılabilecek.

 

Şanlıurfa'da gerçekleştirilecek
Turkcell'in, 30 Eylül - 4 Ekim tarihlerinde Şanlıurfa'da gerçekleştirilecek TEKNOFEST 2026 kapsamında düzenlediği 5G & Yapay Zekâ ile Akıllı Yol Güvenliği Yarışması'na başvurular başladı. Geleceğin mobil haberleşme ve bilişim teknolojilerine ilgi duyan lisans, yüksek lisans, doktora ve açık öğretim öğrencilerinin katılabileceği yarışmaya başvurular, 20 Şubat 2026'ya kadar devam edecek. Öğrenciler, en az 2 ve en fazla 5'er kişilik takımlar halinde, TEKNOFEST'in web sitesinde yer alan yarışma sayfasından başvuru yapabilecek.

 

5G ve yapay zekâ ile gerçek hayata uygun çözümler geliştirecekler
Yarışmada, üniversite öğrencilerinin 5G şebekesinin sunduğu bağlantı yeteneklerini, 5G tabanlı API'ler (Uygulama Programlama Arayüzleri) ve yapay zekâ teknolojileriyle birleştirmesi amaçlanıyor. Böylece, yenilikçi ve gerçek hayata uygun uygulamalar geliştirmeleri bekleniyor. Yarışmada, şebeke kaynaklarını etkin şekilde kullanarak, 5G ağ kalitesini dinamik şekilde yöneten ve yapay zekâ tabanlı gerçek zamanlı analizlerle katma değer üreten çözümler, ön eleme ve tasarım değerlendirme aşamasını geçecek.

 

Ön eleme ve tasarım değerlendirme aşamalarını başarıyla geçen takımlar, Ağustos ayında düzenlenecek olan final etabında yarışmaya hak kazanacak. 'Akıllı yol güvenliği' temasında ise araç, yol ve sürücüsüne ilişkin hedef unsurları en doğru ve en hızlı şekilde tespit eden ilk 3 takım para ödülünün sahibi olacak.

 

Toplam 450 bin TL para ödülü
Birincilik ödülünün 175 bin TL, ikincilik ödülünün 150 bin TL, üçüncülük ödülünün ise 125 bin TL olarak belirlendiği yarışmada ayrıca 3 farklı kategoride prestij ödülleri kazanan ekipler de belirlenecek. Dereceye giren takımlara ödülleri, 30 Eylül - 4 Ekim tarihleri arasında Şanlıurfa'da düzenlenecek olan TEKNOFEST 2026 etkinliğinde takdim edilecek.

Akit Haber



ADMIN-DIYARBAKIR avatar
★Recai Karakuş★
Admin
İleti 11,544 Konu 406 Beğeni 211 Puan 17,794
Admin
ADMIN-DIYARBAKIR avatar
  • 👑Kurucu👑Yönetici👑
  • 👑Hakimiyet;Alemlerin👑RABBİ Yüce ALLAH'INDIR👑
  • İleti 11,544
  • Konu 406
  • Beğeni 211
  • Puan 17,794
  • Almanya / Diyarbakır
  • Kayıtlı
Rapor kabul edildi: 15 yaş altına sosyal medya yasağı yolda

TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonu'nda, sosyal medyanın 15 yaş altındakilere yasaklanması, 18 yaş altındakilere ise internetin belli saatlerde sınırlandırılmasına ilişkin Çocuk Hakları Alt Komisyonu'nun hazırladığı rapor kabul edildi



İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu, Derya Yanık başkanlığında toplandı. Toplantıda, alt komisyonun hazırladığı "Dijital Mecralarda Çocuklarımızı Bekleyen Tehdit ve Riskler" başlıklı rapor tartışılarak, kabul edildi.

Derya Yanık, raporun hazırlanmasında emeği geçenlere teşekkür ederek, sosyal medya hesabından raporla ilgili paylaşımda bulundu. Yanık, "Bu değerlendirme ve tesbitlerin gerek TBMM Genel Kurulunda yapacağımız yasama çalışmalarında, gerekse ilgili kurum ve kuruluşların çalışmalarında faydalı olmasını umud ediyorum. Raporumuz, geleceğimizin teminatı, gözümüzün nuru çocuklarımıza hayırlı olsun." ifadelerini kullandı.

Çocuk Hakları Alt Komisyonu'nun hazırladığı rapor şu başlıklardan oluştu:

18 yaş altındaki çocukların internetinin belli saatlerde sınırlandırılması, sosyal medyanın 15 yaşını doldurana kadar hizmet sunmaması,

Yaş doğrulama ve içerik denetimi mekanizmalarının etkin şekilde uygulanması, yaş doğrulama sistemlerinin tüm dijital hizmetler bakımından zorunlu hale getirilmesi,

İhtiyaç duyulması halinde, çocukların kullandığı teknolojik cihazlara yönelik olarak 18 yaşına kadar 'çocuk hattı' benzeri SIM kart uygulamalarının hayata geçirilmesi,

Dijital bağımlılığın çocuklar üzerindeki olumsuz etkileri, diğer ülkelerin mücadele örnekleri ve çocukların dijital ortamda korunmasına yönelik tespit ve öneriler,

Fiziksel, zihinsel ve duygusal gelişimleri açısından ortaya çıkan riskler, çocuklara yönelik gelen ve gelebilecek olan her türlü tehditten koruma,

Ulusal ve uluslararası alanda dijital dünyada çocuklara yönelik riskler, siber ortamdaki istismar, mahremiyet ihlali ve bağımlılık gibi tehditlerden koruyacak, ebeveynlere hak arama yollarını anlaşılır biçimde sunacak çocuğun üstün yararı odaklı bir mekanizma,

Çocukların kişisel görüntülerinin, kamu kurumları dahil olmak üzere dijital platformlarda izinsiz ve kontrolsüz şekilde paylaşılmasını önleyecek hükümler,

Çocukların dijital dünyada karşılaşabileceği bağımlılık, siber zorbalık ve istismar risklerine karşı erken müdahale ve farkındalık çalışmalarının aktif ve etkin bir şekilde yürütülmesi.Mevcut denetim yapısının "çocuk hakları" odağında güçlendirilmesi ve çocukların dijital ortamda karşılaşabileceği tehdit ve suç türlerine yönelik uzmanlaşmış birimler oluşturulması.

Medyaradar

ADMIN-DIYARBAKIR avatar
★Recai Karakuş★
Admin
İleti 11,544 Konu 406 Beğeni 211 Puan 17,794
Admin
ADMIN-DIYARBAKIR avatar
  • 👑Kurucu👑Yönetici👑
  • 👑Hakimiyet;Alemlerin👑RABBİ Yüce ALLAH'INDIR👑
  • İleti 11,544
  • Konu 406
  • Beğeni 211
  • Puan 17,794
  • Almanya / Diyarbakır
  • Kayıtlı
Yılın İlk Ayında En Çok Konuşulan Oyuncular



MTM Medya Takip Merkezi'nin raporuna göre; sosyal medyada Mahassine Merabet, geleneksel medyada ise Haldun Dormen yılın ilk ayında en çok konuşulan isimler oldu.
MTM Medya Takip Merkezi, Ocak 2026'da medya ve sosyal medyada en çok konuşulan oyuncuları araştırdı.

Sosyal medya, internet haber siteleri, televizyon kanalları ve yazılı basını kapsayan 10 bini aşkın kaynak üzerinden Medya Takip Merkezi tarafından 01-31 Ocak 2026 tarihleri arasında hazırlanan çalışma; ay boyunca oyuncuların hangi başlıklarla ve hangi mecralarda daha görünür olduğuna ışık tutuyor.

Ana Taşıyıcı: Sosyal Medya ve İnternet Haber Siteleri

Rapora göre; Ocak 2026'da ilk 15 oyuncu üzerinden ölçülen toplam yansımanın yaklaşık %98,5'inin sosyal medyada, %1,5'inin ise geleneksel medyada gerçekleştiği görülüyor. Bu dağılım, oyuncu görünürlüğünün hacim olarak açık ara sosyal medya kaynaklı şekillendiğini gösteriyor. Medya tarafında ise toplam yansımanın yaklaşık %86'sı internet haber sitelerinde, %10'u televizyonda, %4'ü ise yazılı basında gerçekleşti. Bu tablo, oyuncu gündeminin öncelikle dijital haber akışı üzerinden üretildiğini, televizyonun konuyu ana akım gündeme taşıyan bir eşik görevi gördüğünü, yazılı basının ise daha sınırlı ama seçici bir görünürlük alanı sunduğunu ortaya koyuyor.

Sosyal Medyada Mahassine Merabet Zirvede!

Ocak ayında sosyal medyada Mahassine Merabet, 676 bin 700 iletiyle ayın en çok konuşulan oyuncusu oldu. Yer aldığı yapımla ilgili paylaşımlar ve izleyici etkileşimleri, Merabet'in sosyal medyada açık ara lider olmasını sağladı. Akın Akınözü, 472 bin 200 iletiyle ikinci sırada yer alırken, Biran Damla Yılmaz 384 bin 500 iletiyle üçüncü sıraya yerleşti. Sosyal medyada üst sıralarda yer alan isimler, ay boyunca gündem olan sahneler ve projeler üzerinden yüksek etkileşim üretti.

Sosyal Medyada En Çok Konuşulan Oyuncular:

1.  Mahassine Merabet - 676.700 ileti
2.  Akın Akınözü - 472.200 ileti
3.  Biran Damla Yılmaz - 384.500 ileti
4.  İlhan Şen - 343.400 ileti
5.  Afra Saraçoğlu - 278.400 ileti
6.  Mert Yazıcıoğlu - 140.000 ileti
7.  Onur Dilber - 127.600 ileti
8.  Demet Özdemir - 122.800 ileti
9.  Burcu Cavrar - 120.300 ileti
10. Zeynep Atılgan - 116.800 ileti
11. Rabia Soytürk - 116.100 ileti
12. Tolga Sarıtaş - 114.600 ileti
13. Ava Yaman - 113.500 ileti
14. Burak Yörük - 112.900 ileti
15. Erdem Şanlı - 108.400 ileti

Geleneksel Medyada Haldun Dormen Öne çıktı

Ocak ayında geleneksel medyada en çok konuşulan oyuncu, 9 bin 940 içerikle Haldun Dormen oldu. Türk tiyatrosunun ve sahne sanatlarının en önemli isimlerinden biri olan Dormen'in vefatı, hem kültür-sanat gündeminde hem de ana akım medyada geniş yer buldu. Sanat hayatına dair değerlendirmeler, anma yazıları ve kariyerine odaklanan içerikler, Dormen'in ay boyunca medyada en görünür isim olmasını sağladı.

Haldun Dormen'i 6 bin 417 içerikle Oktay Kaynarca ve 5 bin 957 içerikle Doğukan Güngör takip etti. İlk beşte ayrıca Ufuk Özkan (4.485 içerik) ve Cem Yılmaz (3.353 içerik) da yer aldı. Bu tablo, ocak ayında geleneksel medya gündeminin büyük ölçüde güncel projeler ve sektörel gelişmeler etrafında şekillendiğini gösteriyor.

Medyada En Çok Konuşulan Oyuncular:

1.  Haldun Dormen - 9.940 içerik
2.  Oktay Kaynarca - 6.417 içerik
3.  Doğukan Güngör - 5.957 içerik
4.  Ufuk Özkan - 4.485 içerik
5.  Cem Yılmaz - 3.353 içerik
6.  Özge Ulusoy - 2.878 içerik
7.  Can Yaman - 2.719 içerik
8.  Hande Erçel - 2.526 içerik
9.  Wilma Elles - 2.182 içerik
10. Umut Özkan - 2.141 içerik
11. Zuhal Topal - 2.137 içerik
12. Yılmaz Erdoğan - 2.086 içerik
13. İrem Sak - 1.909 içerik
14. Demet Özdemir - 1.784 içerik
15. Halit Ergenç - 1.743 içerik

Ocak 2026 verileri, oyuncu gündeminin iki ana eksende ilerlediğini ortaya koyuyor: Bir yanda Haldun Dormen'in vefatı sonrası oluşan anma ve değerlendirme içerikleri, diğer yanda ise Mahassine Merabet, Akın Akınözü ve Biran Damla Yılmaz gibi isimlerin sosyal medyada yüksek etkileşimle öne çıkan görünürlüğü.

Tüm bu veriler ışığında MTM Medya Takip Merkezi'nin "En Çok Konuşulan Oyuncular Raporu", yeni yılın ilk ayında oyuncu görünürlüğünün hem dijital mecralarda yüksek hacimli etkileşimler hem de geleneksel medyada gündem belirleyen başlıklar üzerinden çok katmanlı ve dinamik bir yapı sergilediğini ortaya koyuyor.

Medyaloji

ADMIN-DIYARBAKIR avatar
★Recai Karakuş★
Admin
İleti 11,544 Konu 406 Beğeni 211 Puan 17,794
Admin
ADMIN-DIYARBAKIR avatar
  • 👑Kurucu👑Yönetici👑
  • 👑Hakimiyet;Alemlerin👑RABBİ Yüce ALLAH'INDIR👑
  • İleti 11,544
  • Konu 406
  • Beğeni 211
  • Puan 17,794
  • Almanya / Diyarbakır
  • Kayıtlı
En Çok Konuşulan Dizilerde Kanal Rekabeti Kızışıyor.



MTM Medya Takip Merkezi "En Çok Konuşulan Diziler Raporu", dizilerin ay boyunca hem haber üretimi hem de dijital etkileşim performanslarına ışık tutuyor.
MTM Medya Takip Merkezi, Ocak 2026'da medya ve sosyal medyada en çok konuşulan dizileri araştırdı. Rapora göre; Taşacak Bu Deniz sosyal medyada, Kızılcık Şerbeti ise geleneksel medyada ayın en çok konuşulan yapımları oldu.

01-31 Ocak 2026 tarihleri arasında; televizyon kanalları, yazılı basın, internet haber siteleri ve sosyal medya platformlarını kapsayan 10 bini aşkın kaynak üzerinden hazırlanan MTM Medya Takip Merkezi "En Çok Konuşulan Diziler Raporu", dizilerin ay boyunca hem haber üretimi hem de dijital etkileşim performanslarına ışık tutuyor.

Görünürlük Arttı, Kanal Payları Değişti

Ocak 2026 verileri, dizi gündeminin aralık ayına kıyasla sosyal medyada %15, geleneksel medyada ise %18 arttığını gösteriyor. Bu artışta, Show TV'de yayınlanan ve Gold Film imzası taşıyan Kızılcık Şerbeti'nin medyada yaklaşık %75'lik sıçraması öne çıktı. Kanal D'de yayınlanan ve D Media yapımı Arka Sokaklar ile Show TV'de yayınlanan ve Faro Yapım ile Gold Film imzası taşıyan Veliaht da yılın ilk ayında görünürlüklerini anlamlı biçimde artıran yapımlar arasında yer aldı.

Karadeniz Draması "Taşacak Bu Deniz" Zirveyi Kaptırmıyor

Ocak 2026'da sosyal medyada TRT1'de yayınlanan OGM Pictures yapımı Taşacak Bu Deniz listede birinci sıraya yerleşerek ayın en çok konuşulan dizisi oldu. NOW TV'de yayınlanan Most Production imzalı Halef: Köklerin Çağrısı dizisi ikinci sırada yer alırken, Veliaht ise listede üçüncü sıraya yerleşti.

Sosyal Medyada En Çok Konuşulan Diziler

1. Taşacak Bu Deniz - 604.400 ileti

2. Halef: Köklerin Çağrısı - 463.000 ileti

3. Veliaht - 435.300 ileti

4. Uzak Şehir - 359.000 ileti

5. Arafta - 248.600 ileti

6. Eşref Rüya - 246.000 ileti

7. Kuruluş Orhan - 208.500 ileti

8. Teşkilat - 170.300 ileti

9. Yeraltı - 103.200 ileti

10. A.B.İ - 85.200 ileti

11. Sahtekârlar - 79.100 ileti

12. Kızılcık Şerbeti - 71.600 ileti

13. Sahipsizler - 61.500 ileti

14. Güller ve Günahlar - 54.900 ileti

15. Sekizinci Aile - 49.000 ileti

Medya "Kızılcık Şerbeti" haberlerine Odaklandı

Geleneksel medyada Kızılcık Şerbeti dizisi birinci sıraya yerleşerek ocak ayının en çok konuşulan dizisi oldu. Kanal D'de ekrana gelen Tims&B Productions imzası taşıyan Eşref Rüya ikinci sırada kendine yer bulurken, Kanal D'de yayınlanan ve Ay Yapım imzalı Uzak Şehir ise listede üçüncü sıraya yerleşti.

Medyada En Çok Konuşulan Diziler

1. Kızılcık Şerbeti - 3.912 içerik

2. Eşref Rüya - 3.499 içerik

3. Uzak Şehir - 3.337 içerik

4. A.B.İ - 2.696 içerik

5. Arka Sokaklar - 2.225 içerik

6. İnci Taneleri - 2.115 içerik

7. Taşacak Bu Deniz - 2.022 içerik

8.  Güller ve Günahlar - 1.809 içerik

9. Veliaht - 1.575 içerik

10. Mehmed: Fetihler Sultanı - 1.327 içerik

11. Kuruluş Orhan - 1.326 içerik

12. Sahtekârlar - 1.128 içerik

13. Cennetin Çocukları - 976 içerik

14. Sahipsizler - 827 içerik

15. Sekizinci Aile - 749 içerik

Medya Takip Merkezi ve Digilup iş birliğiyle hazırlanan rapora göre; Ocak 2026'da dizi gündemi, hem dijitalde hem de geleneksel medyada belirgin biçimde hareketlendi. Medyada ana akım kanallar görünürlüğü sürüklerken, sosyal medyada TRT1 ve NOW TV dizilerinin etkileşim üretiminde belirleyici olduğu görülüyor. Bu çerçevede, çift haneli büyüme ve güçlü performansların yeni yılın ilk ayında dizi rekabetine ivme kazandırdığı açıkça ortaya çıkıyor.

Medyaloji

ADMIN-DIYARBAKIR avatar
★Recai Karakuş★
Admin
İleti 11,544 Konu 406 Beğeni 211 Puan 17,794
Admin
ADMIN-DIYARBAKIR avatar
  • 👑Kurucu👑Yönetici👑
  • 👑Hakimiyet;Alemlerin👑RABBİ Yüce ALLAH'INDIR👑
  • İleti 11,544
  • Konu 406
  • Beğeni 211
  • Puan 17,794
  • Almanya / Diyarbakır
  • Kayıtlı
Dijital platformlara yaş doğrulama yükümlülüğü geliyor! Çocuklara ulaşırsa suç sayılacak...

Adalet Bakanlığı ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın 15 yaş altına sosyal medya kullanım sınırlaması ve platformlara sıkı yaş doğrulama yükümlülüğü planladığı bildirildi.



Dijital platformlarda yayılan müstehcen içerikler ve çocukların korunmasına yönelik tartışmalar, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü bir soruşturmayla yeniden gündeme geldi. Bir fenomenin abonelere özel müstehcen içeriklerden aylık yaklaşık 5 milyon TL kazandığı, aboneleri arasında çok sayıda 18 yaş altı kişinin bulunduğunun tespitinin tartışmalara yol açtığı ifade edildi.

Türkiye gazetesine konuyu değerlendiren hukukçu Gizem Gonce, "Müstehcen içerik üretmek veya izlemek doğrudan suç değildir. Ancak bu içeriklerin çocuklara yayılması hâlinde Türk Ceza Kanunu'nun 226. maddesi kapsamında suç oluşur ve 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezası öngörülür" dedi.

Gonce, "18 yaş üstü yetişkinler arasında rızaya dayalı içerikler suç değildir. Asıl önemli olan, bu içeriklerin 18 yaş altına ulaşmasının ihmalkâr biçimde açık bırakılmamasıdır" ifadelerini kullandı.

Gonce ayrıca, çocukların eriştiği müstehcen içerikli hesapların kapatılması, içerik üreticileri hakkında soruşturma başlatılması, dijital platformlara sıkı yaş doğrulama yükümlülükleri getirilmesi ve zararlı içeriklerin çocuklara gösterilmesinin engellenmesinin hedeflendiğini söyledi.

Öte yandan Adalet Bakanlığı ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının, 15 yaş altına sosyal medya kullanım sınırlaması getirilmesini de planladığı bildirildi.

Medyaradar

ADMIN-DIYARBAKIR avatar
★Recai Karakuş★
Admin
İleti 11,544 Konu 406 Beğeni 211 Puan 17,794
Admin
ADMIN-DIYARBAKIR avatar
  • 👑Kurucu👑Yönetici👑
  • 👑Hakimiyet;Alemlerin👑RABBİ Yüce ALLAH'INDIR👑
  • İleti 11,544
  • Konu 406
  • Beğeni 211
  • Puan 17,794
  • Almanya / Diyarbakır
  • Kayıtlı
39 yıllık televizyon tarihe tanıklık etti: Dayanıklılık, modern teknolojiyi gölgede bıraktı

39 yıldır hiç arıza yapmadan çalışan tüplü televizyon, bir ailenin anılarına eşlik ederken modern teknolojiye dayanıklılığın ve sadakatin ne kadar değerli olduğunu hatırlattı.



Eskiden her şey daha sağlamdı" sözü bu kez bir şehir efsanesi değil, yaşayan bir gerçek olarak karşımıza çıktı. Guatemala'da yaşayan Morales ailesi, tam 39 yıldır tıkır tıkır çalışan tüplü televizyonlarını yeni bir modelle değiştirmeye karar verdiğinde, teknoloji dünyasında küçük çaplı bir şok etkisi yarattı.

1987 yılında satın alınan bu emektar cihaz, Berlin Duvarı'nın yıkılışından dijital devrimin başlangıcına kadar tarihin en önemli anlarına bu ailenin oturma odasında eşlik etti.

Ann Morales, neredeyse kırk yıldır bozunmadan çalışan televizyonları için "Evin gerçek emektarıydı; sabah haberlerinden gece filmlerine kadar bizi hiç yarı yolda bırakmadı" diyor.

Aile, Samsung'un geri dönüşüm programına katılarak bu sadık dosttan ayrılmaya karar verdiğinde, hikaye bambaşka bir boyuta evrildi. Yerel bayideki görevliler cihazın kondisyonunu görünce, onu çöpe atmak yerine bir müze parçası olması gerektiğine karar verdi. Televizyon, incelenmek üzere Panama'daki merkeze, oradan da Güney Kore'deki ana karargaha kadar uzanan bir yolculuğa çıktı.



Mühendisleri şaşırtan dayanıklılık
Samsung'un bugünkü mühendislerinin çoğu, bu televizyon üretildiğinde henüz hayatta bile değildi. Cihazı restore etmek için kolları sıvayan ekip, modern devre şemaları yerine tozlu arşivlere inmek zorunda kaldı. Yapılan teknik araştırmalar ve titiz bir çalışmanın sonunda emektar televizyon, 1987'deki o net görüntüsünü tekrar vermeye başladı. Bugün bu cihaz, şirketin Suwon'daki merkezinde bir teknoloji anıtı gibi sergileniyor.

Neden artık televizyonlarımız bu kadar uzun yaşamıyor?
Bugün aldığımız ultra ince ekranlı televizyonların ömrü genellikle beş ile yedi yıl arasında değişiyor; şanslıysanız on yılı görebiliyorsunuz. Eski tüplü (CRT) televizyonların bu kadar uzun süre direnmesinin arkasında analog sistemlerin basitliği, kolay tamir edilebilir olmaları ve ısıyı modern LED veya OLED ekranlara göre çok daha iyi yönetmeleri yatıyor. Günümüzde ise yazılım güncellenmemesi veya LED aydınlatmaların bozulması, televizyonları tamir etmektense yenisini almayı daha mantıklı hale getiriyor.

Morales ailesi için bu sadece bir elektronik eşya değildi. Ana Morales, "Akşamları hepimiz o ekranın etrafında toplanırdık; bizim için şömine ateşi gibiydi" diyerek cihazla aralarındaki duygusal bağı anlatıyor. Onların bu sadakati ve nostalji meraklılarının tüplü televizyonlara olan ilgisi, "kullan-at" çağında dayanıklılığın hala ne kadar kıymetli olduğunu bir kez daha hepimize hatırlatıyor.

Akit Haber

ADMIN-DIYARBAKIR avatar
★Recai Karakuş★
Admin
İleti 11,544 Konu 406 Beğeni 211 Puan 17,794
Admin
ADMIN-DIYARBAKIR avatar
  • 👑Kurucu👑Yönetici👑
  • 👑Hakimiyet;Alemlerin👑RABBİ Yüce ALLAH'INDIR👑
  • İleti 11,544
  • Konu 406
  • Beğeni 211
  • Puan 17,794
  • Almanya / Diyarbakır
  • Kayıtlı
TEKNOFEST 2026 ile denizlerde otonom rekabet yaşanacak!

TEKNOFEST Teknoloji Yarışmaları kapsamında, Milli Savunma Bakanlığı ve ASELSAN yürütücülüğünde düzenlenen İnsansız Deniz Aracı (İDA) Yarışması için başvurular başladı. Denizlerde otonom görev yapabilen sistemler geliştirmek isteyen gençler 20 Şubat'a kadar başvuru yapabilecek.

:afro:

TEKNOFEST Teknoloji Yarışmaları kapsamında, Milli Savunma Bakanlığı ve ASELSAN yürütücülüğünde düzenlenen İnsansız Deniz Aracı (İDA) Yarışması için başvurular başladı. Denizlerde otonom görev yapabilen sistemler geliştirmek isteyen gençler 20 Şubat'a kadar başvuru yapabilecek.

Türkiye'nin milli teknoloji hamlesine öncülük eden TEKNOFEST, 2026 yılında Şanlıurfa'da düzenlenecek festivalle yine yüz binlerce genci bilim ve mühendislik heyecanıyla buluşturacak. Havacılıktan uzaya, yapay zekadan otonom sistemlere kadar pek çok kritik alanda düzenlenen yarışmalar arasında yer alan İnsansız Deniz Aracı Yarışması, savunma ve denizcilik teknolojilerinin geleceğine yön verecek projelere sahne olacak.

Günümüzde insansız deniz araçları; keşif, devriye, hedef takibi ve angajman gibi görevleri insan müdahalesi olmadan gerçekleştirebilecek seviyeye ulaşarak hem askeri hem de sivil alanda giderek daha geniş kullanım alanı buluyor. Otonomi seviyeleri her geçen gün artan bu sistemler, denizcilik teknolojilerindeki dönüşümün merkezinde yer alıyor. Yarışma, gençleri bu kritik teknolojilerin geliştirilmesi sürecine dahil ederek tasarım, analiz, üretim ve yazılım alanlarında yetkinlik kazanmalarını hedefliyor.

Yarışma süresince takımlar tarafından geliştirilen insansız deniz araçları, gerçek operasyonel senaryolara yakın parkurlarda görev icra edecek. Araçların otonom seyir kabiliyeti, engellerden kaçınma performansı, karar verme mekanizmaları ve hedefe yönelme doğruluğu değerlendirilecek. Katılımcılar bu süreçte yalnızca mekanik tasarım değil; sensör sistemleri, yapay zeka tabanlı algılama, görüntü işleme ve kontrol algoritmaları gibi ileri teknoloji alanlarında da uygulamalı deneyim kazanacak.

İnsansız Deniz Aracı Yarışması; nokta takibi, engellerle dolu ortamda nokta takibi ve kamikaze angajman olmak üzere üç temel görev senaryosundan oluşuyor. Araçların verilen görev noktalarına tamamen otonom şekilde ilerlemesi, parkur üzerindeki engellerden kaçınması ve doğru karar mekanizmalarıyla hedefe yönelmesi bekleniyor. Kamikaze angajman senaryosunda ise insansız hava aracı ile müşterek görev durumunda havadan tespit edilen hedefe deniz aracıyla fiziksel temas sağlanması esas alınıyor. Bu yönüyle yarışma, disiplinler arası sistem entegrasyonunu da ön plana çıkarıyor.

İŞTE ŞARTLAR
Yarışmaya Türkiye ve yurt dışında öğrenim gören ön lisans, lisans ve lisansüstü öğrencileri takım halinde katılabiliyor. En az 3, en fazla 15 kişiden oluşan takımlar; fikir aşamasından prototip üretimine, yazılım geliştirmeden saha testlerine kadar gerçek bir mühendislik projesinin tüm adımlarını deneyimleme fırsatı yakalıyor.

Gençlerin teknoloji alanındaki başarısını destekleyen yarışmada dereceye giren takımları önemli ödüller bekliyor. Birinci takıma 300 bin TL, ikinci takıma 250 bin TL ve üçüncü takıma 200 bin TL ödül verilecek. Yarışma, maddi ödüllerin ötesinde, katılımcılara savunma sanayii ve otonom sistemler alanında güçlü bir deneyim ve kariyer kapısı aralıyor.

Denizcilik teknolojilerine ilgi duyan, otonom sistemler geliştirmek isteyen ve gerçek görev senaryolarında araçlarını test etmeyi hedefleyen tüm gençler için başvuru süreci devam ediyor. TEKNOFEST 2026 İnsansız Deniz Aracı Yarışması'na katılmak isteyen takımların başvurularını 20 Şubat'a kadar tamamlamaları gerekiyor.

Akit Haber

ADMIN-DIYARBAKIR avatar
★Recai Karakuş★
Admin
İleti 11,544 Konu 406 Beğeni 211 Puan 17,794
Admin
ADMIN-DIYARBAKIR avatar
  • 👑Kurucu👑Yönetici👑
  • 👑Hakimiyet;Alemlerin👑RABBİ Yüce ALLAH'INDIR👑
  • İleti 11,544
  • Konu 406
  • Beğeni 211
  • Puan 17,794
  • Almanya / Diyarbakır
  • Kayıtlı
Dijital platformlarla iletişim aracından stratejik savaş alanına geçildi Savaşın yeni arenası sosyal medya

Sosyal ağların küresel iletişim alanındaki artan yaygınlığı, yalnızca belirli söylemlerin radikalleşmesini değil aynı zamanda yeni siyasal müdahale ve etki biçimlerinin ortaya çıkmasını da beraberinde getiriyor.



Medya stratejisti Dr. Muhammed Ersin Toy, sosyal ağların birer iletişim aracı olmaktan çıkarak kitlesel etki silahına dönüşümünü AA Analiz için kaleme aldı.

2010'lu yıllarla birlikte dijital medya platformları, hayatımıza yalnızca yeni bir iletişim imkanı sunmakla kalmamış; aynı zamanda duyguların, algıların, toplumsal reflekslerin ve kamusal alanın dijital ağlar üzerinden yeniden inşa edildiği yeni bir dijital düzenin kurucu unsurlarından biri haline gelmişti. Bugün ise dijital platformlar, bireylerin bilişsel ve psikolojik süreçlerinin hedef alındığı, algıların yönlendirildiği ve davranışların biçimlendirildiği çok katmanlı bir savaş alanına dönüşmüştür.

Gelişmiş algoritmik yapılar ve yapay zeka destekli içerik sıralama sistemleri sayesinde bu platformlar, kullanıcıları kişiselleştirme mantığı temelinde filtre balonları ve yankı odaları içine çekmiş, dünya siyasetinden ülke içi politikalara uzanan geniş bir alanda anlatı üretme, çoğaltma ve yönlendirme kapasitesi kazanmışlardır. Bu süreç, kişiselleştirilmiş içerik akışlarının farklı görüşlerle karşılaşma imkanını azaltarak kamusal tartışma alanını daralttığı ve toplumsal müzakereyi parçaladığı yönündeki erken uyarılarla da akademik literatürde karşılık bulmuştur.

YENİ BİR SAVAŞ MECRASI HALİNE GELDİ

Bu dönüşüm, esas itibarıyla neoliberal kapitalizmin tüketim kültürünü ve hedonist yaşam anlayışını, sosyal medya ağları ile algoritmik yapılar üzerinden hegemonik biçimde yeniden üretmesini mümkün kılmıştır. Hedonist yaşam anlayışı, bireysel haz ve zevki merkeze alan, normları esnetmeyi ve toplumsal kısıtları asgariye indirmeyi hedefleyen bir değerler sistemi üzerine kuruludur. İdeolojik, kimliksel ve dinî siyaset biçimlerini aşan bu hedonizm, günümüzde küresel teknoloji oligarklarının benimsediği ve yaygınlaştırdığı bir hayat tasavvuruna karşılık gelmektedir.

Bu tasavvurun yıkıcı, çürütücü ve sınırsızlaştırıcı etkisi ise sosyal medyayı ve dijital platformları, salt birer iletişim ve eğlence alanı olmaktan çıkararak algıların yönlendirildiği, davranışların biçimlendirildiği ve toplumsal reflekslerin hedef alındığı yeni bir savaş mecrası haline getirmiştir.

STRATEJİK RİSK ALANI VE GÜVENLİKLEŞTİRME

Bu çerçevede sosyal medya, egemen devletler açısından salt bir "kültür endüstrisi" ya da "ticari şirketler alanı" olarak ele alınamaz. Aksine, platformların sahip olduğu algoritmik dağıtım gücü ve küresel ölçek etkisi, bilişsel güvenlik, dezenformasyon, hibrit tehditler ve toplumsal psikoloji düzeyinde sonuçlar üreten yeni bir stratejik risk alanı ortaya çıkarmaktadır. Klasik iletişim mecralarının sınırlarını aşan bu yapı, siber uzayda fiziksel olmayan fakat etkisi son derece yüksek bir çatışma hattı üretmiş; anlatı üstünlüğü, algı yönetimi ve davranış yönlendirme pratikleri bu hattın başlıca araçları haline gelmiştir. Özellikle çocuklar ve gençler, bilişsel gelişim süreçleri ve psikolojik kırılganlıkları nedeniyle algoritmik yönlendirme, bağımlılık döngüleri, çevrim içi zorbalık ve zararlı içeriklere maruz kalma gibi riskler karşısında en savunmasız grupları oluşturmaktadır.

Bu durum, "çocukların korunması" başlığının giderek daha belirgin biçimde kamu düzeni ve ulusal güvenlik söylemiyle eklemlenmesini hızlandırmaktadır.

TEKNOLOJİ OLİGARKLARI

Nitekim bu güvenlikleştirme (securitization) çizgisinin siyasal düzeyde açık biçimde görünür hale geldiği örneklerden biri İspanya'dır. İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, 16 yaş altındaki bireylerin sosyal medya platformlarına erişiminin sınırlandırılmasına yönelik planları tartışırken büyük teknoloji aktörlerini "teknoloji oligarkları" olarak nitelendirmiş ve demokratik süreçlerin algoritmik iktidar tarafından yönlendirilmesine izin verilmeyeceğini şu sözlerle ifade etmiştir: "Demokrasi, elbette teknoloji oligarklarının algoritmaları tarafından yönlendirilmeyecektir."

Bugün İsrail-Filistin, Rusya-Ukrayna ve Amerika Birleşik Devletleri-İran hattında açıkça görüldüğü üzere saldırılar, çoğu zaman önce iletişim/enformasyon alanında, dijital platformlarda ve uzay tabanlı haberleşme ağlarında başlamaktadır. Fiziksel çatışma ise genellikle bu ilk safhada kurulan algı ve meşruiyet çerçevesinin ardından gelmektedir. Bu nedenle "iletişim cephesi", artık savaşın tali bir boyutu değil çatışmanın başlangıç anından itibaren kurulan asli ve belirleyici cephe haline gelmiştir. Algıları yönlendirmek, bilinçleri ve psikolojileri etkilemek, artık savaşların ilk cephesini oluşturmaktadır.

İsrail, Filistin'de yaklaşık üç yıldır sürdürdüğü soykırım pratiğini meşrulaştırmak ve görünmez kılmak amacıyla sosyal medyayı, dijital ağları, uzay tabanlı iletişim sistemlerini, video paylaşım platformlarını ve ana akım haber mecralarını sistematik biçimde araçsallaştırmaktadır.

Bu çok katmanlı iletişim sistematiği aracılığıyla sahadaki yıkım, küresel kamuoyuna "meşru müdafaa", "güvenlik tehdidi" ve "kaçınılmaz kayıplar" söylemleri eşliğinde sunulmakta, böylece fiziksel şiddet, bilişsel ve enformasyonel bir örtüyle tamamlanmaktadır.

SOSYAL MEDYA BİR SAVAŞ ALANIDIR

Sanchez'in açıklamalarının arka planında, 15 Eylül 2025 tarihinde İspanyol Stratejik Araştırmalar Enstitüsü tarafından yayımlanan "Sosyal Ağlar Kitlesel Etki Silahları Olarak ve Bir Enformasyon Doktrinine Duyulan İhtiyaç" başlıklı rapor yer almaktadır. Bu rapor, sosyal ağların çağdaş çatışma ortamındaki konumunu kökten biçimde yeniden tanımlamaktadır. Rapora göre sosyal ağlar ve dijital platformlar, artık yalnızca bir iletişim aracı değil kitlelerin algılarını, tutumlarını ve davranışlarını yönlendirme kapasiteleri nedeniyle "kitlesel etki silahları" (weapons of mass influence) niteliği taşıyan stratejik araçlar haline gelmiştir.

Günümüzde sosyal ağlar, 5 milyardan fazla aktif kullanıcıya sahip. Bu gerçeklik, onları devletler ve şirketler için vazgeçilmez stratejik araçlar haline getirmiştir. Artık yalnızca bağlantılı olmak yeterli değildir, mevcut tüm kanallarda konumlanmak gerekmektedir. Bu nedenle, artan jeopolitik gerilimlerin yaşandığı günümüz bağlamında, sosyal ağların erişim gücü ve etkisi, onları yeni bir dijital muharebe alanı olarak konumlandırmıştır. Bu ortam, içeriklerin tarihte görülmemiş bir hız ve yaygınlıkla dolaşıma girmesini mümkün kılarken doğrulamanın da ciddi bir meydan okumaya dönüşmesine yol açmaktadır. Sonuç olarak sosyal ağlar, güç enstrümanları ve kitlesel etki silahları olarak konumlanmaktadır.

MANİPÜLE VE KÖTÜ NİYETLİ FAALİYETLER

Bu nedenle sosyal ağlar, yurttaş etkileşimi ve toplumsal mobilizasyon platformları olmaktan çıkarak bilişsel alandaki askeri operasyonların yeni bir merkezine dönüşmüştür. Hiper-bağlantılı dünyada savaşın başlıca manevra alanı haline gelen bu yeni operasyon sahasında sosyal ağlar, kamuoyu algısını şekillendirebilen, siyasal kararları etkileyebilen ve kimi durumlarda hükümetleri istikrarsızlaştırabilen güçlü araçlar olarak ortaya çıkmaktadır. Tüm bu özellikleriyle sosyal ağlar, potansiyel "kitlesel etki silahları" olarak konumlanmaktadır. Bu gücün farkında olan devlet ve devlet dışı aktörler, sosyal ağları iletişim stratejilerinin merkezine yerleştirerek kamuoyunun dikkatini çekmek, anlatıyı kontrol altına almak ve hatta gerçekliği manipüle etmek amacıyla kötü niyetli faaliyetler yürütmektedirler.

Sosyal ağların küresel iletişim alanındaki artan yaygınlığı, yalnızca belirli söylemlerin radikalleşmesini değil aynı zamanda yeni siyasal müdahale ve etki biçimlerinin ortaya çıkmasını da beraberinde getiriyor. Bu bağlamda öne çıkan temel araçlardan biri, yanlış ya da yanıltıcı içeriklerin stratejik ve sistematik biçimde dolaşıma sokulması yoluyla kamuoyunu yönlendirmeyi amaçlayan dezenformasyon kampanyalarıdır. Üretken yapay zeka teknolojilerinin devreye girmesiyle birlikte bu kampanyalar, yalnızca yanlış bilgi üretimiyle sınırlı kalmamakta, tamamen kurgulanmış, görsel ve metinsel açıdan ikna gücü yüksek içeriklerle yeni bir boyut kazanmaktadır.

BELİRSİZLİK VE GÜVEN ORTAMI

Bu dezenformasyon kampanyalarına ilişkin en kritik risklerden biri, etkilerinin yalnızca kamuoyu algısıyla sınırlı kalmaması, güvenlik alanındaki karar alma süreçlerini doğrudan etkileyebilmesidir. Seçimler, referandumlar ve uluslararası krizler gibi hassas bağlamlarda dezenformasyon, hibrit savaşın stratejik bir silahına dönüşmekte, toplumsal bütünlüğü zayıflatmakta, kurumsal meşruiyeti aşındırmakta ve devletlerin tepki kapasitesini sınırlayan bir belirsizlik ve güvensizlik ortamı üretmektedir.

Bu bağlamda, bugün çocukların korunması gerekçesiyle gündeme gelen ve hayata geçirilen sosyal medya düzenlemelerinin, yakın gelecekte yalnızca bir sosyal politika meselesi olarak değil ulusal güvenlik, kamu düzeni ve milli çıkarlar ekseninde şekillenen daha geniş bir güvenlik çerçevesi içinde ele alınacağı görülmektedir.

Akit Haber

ADMIN-DIYARBAKIR avatar
★Recai Karakuş★
Admin
İleti 11,544 Konu 406 Beğeni 211 Puan 17,794
Admin
ADMIN-DIYARBAKIR avatar
  • 👑Kurucu👑Yönetici👑
  • 👑Hakimiyet;Alemlerin👑RABBİ Yüce ALLAH'INDIR👑
  • İleti 11,544
  • Konu 406
  • Beğeni 211
  • Puan 17,794
  • Almanya / Diyarbakır
  • Kayıtlı
Yandex Türkiye'den "Yandex AI" müjdesi

Yandex Türkiye Genel Müdürü Alexander Popovskiy: - "Yandex AI bir yapay zeka asistanı ama aynı zamanda son derece yerelleştirilmiş. Doktor arayabilir, tariflere bakabilir, film önerileri alabilir, e-ticaret ürünlerini inceleyebilir, kısacası her şeyi yapabilirsiniz" - "Türk insanı yenilikleri gerçekten seviyor. Umuyoruz ki Yandex AI kısa sürede ivme kazanacak ve abartısız söylüyorum, milyonlarca kullanıcıya ulaşacak"



Yandex Türkiye, üretken yapay zeka ile arama ve tarayıcı özelliklerini tek platformda bir araya getiren "Yandex AI" süper uygulamasını Türkiye'de kullanıma sundu.

Sınırlı sayıda kullanıcıyla beta testleri tamamlanan uygulama, İstanbul'da gerçekleştirilen etkinlikle tanıtıldı.

Türkiye'deki kullanıcıların ihtiyaçlarına göre yerel bir ekip tarafından geliştirilen uygulama, içerik üretimi, seyahat planlama, rezervasyon işlemleri ve fotoğraf animasyonu gibi birçok işlemi tek ekran üzerinden gerçekleştirme imkanı sunuyor.

"Tek giriş noktası" yaklaşımıyla tasarlanan Yandex AI, kullanıcıların tüm taleplerini tek bir arama alanı üzerinden iletmesine olanak sağlıyor.

Ücretsiz olarak kullanıma sunulan uygulama, yapay zeka ile arama motorunu birlikte kullanarak farklı kaynaklardan elde edilen bilgileri görsel açıdan zenginleştirilmiş rapor formatında sunuyor.

Ana sayfadaki etkileşimli içerik akışı ise kullanıcıların uygulamanın özelliklerini keşfetmesini kolaylaştırıyor.

Yandex Arama Uluslararası Üst Yöneticisi (CEO) ve Yandex Türkiye Genel Müdürü Alexander Popovskiy, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, Yandex'i benzersiz kılan unsurların başında derin yerelleştirme yaklaşımının geldiğini belirtti.

Popovskiy, Yandex'in geçmişte ilk kez hayata geçirdiği pek çok yeniliğin daha sonra küresel ölçekte benimsendiğini aktararak, Yandex AI'ın Türkiye için özel tasarlandığını ifade etti.



Uygulamanın 20'den fazla farklı yapay zeka ajanına sahip olduğunu kaydeden Popovskiy, "Yandex AI bir yapay zeka asistanı ama aynı zamanda son derece yerelleştirilmiş. Doktor arayabilir, tariflere bakabilir, film önerileri alabilir, e-ticaret ürünlerini inceleyebilir, kısacası her şeyi yapabilirsiniz." dedi.

Popovskiy, Yandex AI'ı diğer sistemlerden ayıran en önemli farkın aynı anda hem yapay zeka destekli bir arama motoru hem de yapay zeka tabanlı bir internet tarayıcısı olması olduğunu vurgulayarak, uygulamanın "geleneksel tarayıcının yerini alacak yeni bir internet giriş kapısı" olarak tasarlandığını aktardı.

Uygulamanın yalnızca karmaşık sorular için değil günlük kullanım için geliştirildiğini kaydeden Popovskiy, şu bilgileri paylaştı:



Örneğin bir havayolu şirketini aradığınızda, diğer sistemlerde uzun uzun metinler görürsünüz. Yandex AI'da ise doğrudan ilgili siteye gidebilir, örneğin bilet satın alma işlemini hemen yapabilirsiniz. Ya da Yandex AI'a bilet sorarsınız, ilgili yapay zeka ajanı size mevcut biletleri söyler, seyahat önerileri sunar. Kısacası üç büyük özellik tek bir uygulamada birleşiyor. Bu da günlük kullanım için, milyonlarca insana hitap eden, benzersiz bir kullanıcı deneyimi ortaya koyuyor."

Popovskiy, konseptin dünyada ilk kez Türkiye'de hayata geçirildiğinin altını çizerek, uygulamanın yalnızca yapay zeka meraklılarına değil geniş kullanıcı kitlesine yönelik tasarlandığını söyledi.

Yandex AI'ın Türkiye'de nasıl bir ivme yakalayacağını görmek istediklerini söyleyen Popovskiy, "Türkiye'yi bu kadar sevmemizin nedeni de bu aslında. Türk insanı yenilikleri gerçekten seviyor. Umuyoruz ki Yandex AI kısa sürede ivme kazanacak ve abartısız söylüyorum, milyonlarca kullanıcıya ulaşacak. Bu da hem bizim hem de kullanıcılarımızın başarısı açısından çok daha fazla fırsat yaratacak." değerlendirmelerinde bulundu.

Popovskiy, AR-GE tarafında çok sayıda fikir ve proje bulunduğunu, Türkiye pazarındaki başarının yeni ürünlerin ülkeye getirilmesinde belirleyici olacağını dile getirerek, "Geleneksel ama yapay zeka destekli arama motorumuz, lansmandan bu yana, yaklaşık bir yıldır, ciddi biçimde popülerlik kazandı. Umuyoruz ki Yandex AI da aynı başarıyı yakalar. Bu da Türkiye'ye daha fazla ve farklı ürünü getirmemizi mümkün kılar." ifadelerini kullandı.

Akit Haber

ADMIN-DIYARBAKIR avatar
★Recai Karakuş★
Admin
İleti 11,544 Konu 406 Beğeni 211 Puan 17,794
Admin
ADMIN-DIYARBAKIR avatar
  • 👑Kurucu👑Yönetici👑
  • 👑Hakimiyet;Alemlerin👑RABBİ Yüce ALLAH'INDIR👑
  • İleti 11,544
  • Konu 406
  • Beğeni 211
  • Puan 17,794
  • Almanya / Diyarbakır
  • Kayıtlı
Enflasyon Türk dizilerini vurdu! Reklam gelirlerinde düşüş

Türk dizi sektörü, yüksek enflasyon nedeniyle tehdit altında. Financial Times'a konuşan yetkililer, Türk dizilerine dair endişeleri ve maliyetlerdeki yükselmeyi anlatıp çok yakında dizi ihracatının düşebileceği belirtildi.



Türk dizilerinin dünyadaki izlenirliği her geçen gün yükseliyor.

Hatta Hollywood yıldızı Bradley Cooper bile Türk dizilerinin sıkı takipçileri arasında ama artan maliyetler, Türk yapımcısının belini büktü.

MUHTEŞEM YÜZYIL'DAN REKOR İHRACAT

Financial Times gazetesi Türkiye'de dizi ihracatına dair haberinde maliyetlerdeki artışı değerlendirdi.

Haberde Türk dizilerinin özellikle Star TV dizisi Muhteşem Yüzyıl'ın rekor ihracatıyla 170 ülkeye yayıldığı ifade edildi.

Gazeteye konuşan İstanbul Ticaret Odası Medya Komitesi üyesi Özcan Altunkaya, bu dünya çağındaki ilgiye rağmen maliyetlerin İspanya'dan bile daha yüksek olduğunu söyledi. Altunkaya, yakında ihracatın düşeceği endişesini dile getirdi.

REKLAM GELİRLERİNDE DÜŞÜŞ

Gazete, reklam gelirlerindeki düşüşe de yer verdi. Habere göre, reklam gelirleri o kadar değer kaybetti ki şu an bir bölümden elde edilen reklam geliri, o bölümün üretim maliyetinin yarısını bile ancak karşılıyor.

Avrupalı medya yöneticilerinin verilerine göre, saatlik üretim maliyetleri üç katına çıkarak 240 bin doların üzerine fırladı.

Sektör ise ayakta kalabilmek için Avrupalı yatırımcılarla ortaklık ya da Rusya gibi yeni pazarlara açılma yolunu arıyor.

TÜRKİYE'DE HER YIL 25 DİZİ YAPILIYOR

Türk dizilerini "imkansızı mümkün hale getirmek" olarak değerlendiren gazete, üretimin büyüklüğüne de dikkat çekti.

Her yıl 25 dizi yapıldığına ve bu dizilerin büyük çoğunluğunun dünyaya ihraç edildiğine değinen gazete, Türk dizilerinin şimdiden 3 en iyi dizi Emmy Ödülü'ne layık görüldüğünün de altını çizdi. Buna karşın ihracatta sektör lideri Güney Kore, hala Türkiye'nin önünde.

Medyaradar

ADMIN-DIYARBAKIR avatar
★Recai Karakuş★
Admin
İleti 11,544 Konu 406 Beğeni 211 Puan 17,794
Admin
ADMIN-DIYARBAKIR avatar
  • 👑Kurucu👑Yönetici👑
  • 👑Hakimiyet;Alemlerin👑RABBİ Yüce ALLAH'INDIR👑
  • İleti 11,544
  • Konu 406
  • Beğeni 211
  • Puan 17,794
  • Almanya / Diyarbakır
  • Kayıtlı
Sosyal medyaya yeni düzenleme! Bunu yapmayan bir şey paylaşamayacak

Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya düzenlemesine ilişkin yürütülen yasa çalışmasına dair önemli açıklamalarda bulundu. Gürlek, sosyal medyada kimlik doğrulama sisteminin hayata geçirileceğini söyledi.



Adalet Bakanı Akın Gürlek katıldığı canlı yayında sosyal medya düzenlemesi ile ilgili yasa çalışmasına değindi.

KİMLİK DOĞRULMASI GELİYOR

Bakan Gürlek, "Sosyal medyada bir şahıs yorum yapacaksa, bir yazı yayınlayacaksa kesinlikle kimliği belli olacak. Kimliği doğrulanmadan sahte hesapla ya da yurt dışından bir fake hesapla bunu yapmayacak" diye konuştu.

IBAN MAĞDURLARIYLA İLGİLİ DÜZENLEME

Ayrıca Bakan Gürlek "IBAN mağdurları ile ilgili yasal düzenleme yapılacak." dedi.

Medyaradar

ADMIN-DIYARBAKIR avatar
★Recai Karakuş★
Admin
İleti 11,544 Konu 406 Beğeni 211 Puan 17,794
Admin
ADMIN-DIYARBAKIR avatar
  • 👑Kurucu👑Yönetici👑
  • 👑Hakimiyet;Alemlerin👑RABBİ Yüce ALLAH'INDIR👑
  • İleti 11,544
  • Konu 406
  • Beğeni 211
  • Puan 17,794
  • Almanya / Diyarbakır
  • Kayıtlı

ADMIN-DIYARBAKIR avatar
★Recai Karakuş★
Admin
İleti 11,544 Konu 406 Beğeni 211 Puan 17,794
Admin
ADMIN-DIYARBAKIR avatar
  • 👑Kurucu👑Yönetici👑
  • 👑Hakimiyet;Alemlerin👑RABBİ Yüce ALLAH'INDIR👑
  • İleti 11,544
  • Konu 406
  • Beğeni 211
  • Puan 17,794
  • Almanya / Diyarbakır
  • Kayıtlı
Hem 5G hem de yapay zeka: TEKNOFEST'te bir ilke hazır olun

T3 Vakfı ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı öncülüğündeki TEKNOFEST, 2026'da ilk kez düzenlenecek 5G & Yapay Zeka ile Akıllı Yol Güvenliği Yarışması ile gençlerin yenilikçi çözümlerini sahaya taşımayı hedefliyor.



Yürütücülüğünü Turkcell'in üstlendiği yarışma, üniversite öğrencilerinin 5G şebekesinin sunduğu ileri seviye yetenekleri, Network API'ler ve yapay zekâ teknolojileriyle bir araya getirerek akıllı yol güvenliği alanında yenilikçi uygulamalar geliştirmesini amaçlıyor. Katılımcı ekiplerin; ağ kaynaklarını uygulama seviyesinde etkin biçimde kullanabilmeleri, ağ kalitesini dinamik olarak yönetebilmeleri ve yapay zekâ destekli gerçek zamanlı analizlerle yüksek katma değer üreten çözümler ortaya koymaları bekleniyor.

Bu yönüyle yarışma, yalnızca bir teknoloji geliştirme süreci sunmakla kalmıyor; aynı zamanda gençlere, geleceğin dijital altyapılarını şekillendiren teknolojilerle çalışma ve üretme fırsatı tanıyor.

Yarışmaya Türkiye ve yurt dışında öğrenim gören lisans, yüksek lisans, doktora ve açık öğretim öğrencileri takım halinde katılım sağlayabiliyor. En az 2, en fazla 5 kişiden oluşan takımlar, disiplinler arası bakış açılarıyla geliştirecekleri projelerle yarışmada yer alabiliyor.

ÖDÜLLERLE DESTEKLENEN BÜYÜK FIRSAT
Yarışmada dereceye giren ekipleri önemli ödüller bekliyor. Birinci olan takım 175 bin TL, ikinci olan takım 150 bin TL, üçüncü olan takım ise 125 bin TL ödülün sahibi olacak. Bu ödüller, gençlerin fikirlerini bir adım öteye taşıyacak güçlü bir motivasyon sunuyor.

İlk kez düzenlenen bu yeni ve iddialı yarışmada yer almak isteyen takımlar için son başvuru tarihi 20 Şubat. Başvurularını tamamlayan ekipler, TEKNOFEST sahnesinde projelerini sergileme ve Türkiye'nin teknoloji yolculuğunda söz sahibi olma şansı yakalayacak.

TEKNOFEST GENÇLİĞİ GELECEĞİ İNŞA EDİYOR
TEKNOFEST, her yıl yüz binlerce genci teknolojiyle buluşturarak sadece yarışmalar değil, aynı zamanda bir vizyon sunuyor. TEKNOFEST gençliği; üreten, sorgulayan, çözüm geliştiren ve geleceğin teknolojilerini bugünden hayata geçiren bir nesli temsil ediyor. 5G & Yapay Zekâ ile Akıllı Yol Güvenliği Yarışması da bu vizyonun yeni ve güçlü bir parçası olarak gençleri teknoloji yarışmalarına davet ediyor.

Geleceğin akıllı şehirlerini, güvenli yollarını ve dijital altyapılarını tasarlamak isteyen tüm üniversite öğrencileri, TEKNOFEST Teknoloji Yarışmaları'na katılarak fikirlerini projeye dönüştürmeye çağrılıyor.

Akit Haber

ADMIN-DIYARBAKIR avatar
★Recai Karakuş★
Admin
İleti 11,544 Konu 406 Beğeni 211 Puan 17,794
Admin
ADMIN-DIYARBAKIR avatar
  • 👑Kurucu👑Yönetici👑
  • 👑Hakimiyet;Alemlerin👑RABBİ Yüce ALLAH'INDIR👑
  • İleti 11,544
  • Konu 406
  • Beğeni 211
  • Puan 17,794
  • Almanya / Diyarbakır
  • Kayıtlı
Deutsche Welle 160 kişiyi tasfiye edecek! O yayın servisi kapanıyor...

Deutsche Welle, yaklaşık 160 kadroyu tasfiye etme ve Yunanca yayın servisini kapatma kararı aldı.



Almanya'da kamuya ait uluslararası yayın kuruluşu Deutsche Welle (DW), hükümetin sağladığı bütçe katkısını azaltması üzerine yaklaşık 160 kadroyu tasfiye etme ve 60 yıldan fazla süredir faaliyet gösteren Yunanca yayın servisini kapatma kararı aldı.

DW'den yapılan açıklamaya göre, kurumun Yayın Kurulu, İdari Kurulu ve yönetim birimleri özel oturumda Alman federal hükümetinin bütçe kesintileri ve yükselen personel giderleri karşısında 2026 itibarıyla yürürlüğe girecek kapsamlı bir tasarruf paketine onay verdi.

Hükümetin DW'ye ayırdığı yıllık ödenekleri 10 milyon avro azaltarak 415 milyon avroya çekmesi ve toplu iş sözleşmelerinden doğan 11 milyon avroluk ek maliyet artışının karşılanmaması kurumu 21 milyon avroluk bir bütçe disiplini uygulamaya zorladı.

Tasarruf planı kapsamında, 60 yılı aşkın süredir faaliyet gösteren Yunanca yayın servisinin, "Yunanistan'ın istikrarlı bir medya ortamına sahip AB üyesi olması" gerekçesiyle kapatılmasına karar verildi.

'YAKLAŞIK 160 KADRO TASFİYE EDİLECEK'

Plan kapsamında, "DW Almanca" ile dil eğitim portalı birleştirilecek ve bu birimin bütçesi yaklaşık yarı yarıya düşürülecek, ayrıca yaklaşık 160 kadro tasfiye edilecek.

Yeni format, Almanya dışındaki ileri düzey dil öğrenenleri hedefleyecek.

Dari ve Peştuca servislerinde kesintiye gidilirken, İspanyolca televizyon haberlerinin sayısı azaltılacak.

Tasarrufun üçte birinden fazlası, idari giderlerin azaltılması, yapay zeka kullanımı ve teknik yatırımların ertelenmesiyle sağlanacak.

Uluslararası muhabirlik ofislerinin genişletilmesi yavaşlatılırken, uygulama geliştirme ve bina tadilatları gibi alanlarda fonlar kesilecek.

Kurum yönetimi, kadro iptallerine rağmen zorunlu işten çıkarmalara başvurulmayacağını ve sürecin sosyal sorumluluk prensipleriyle yürütüleceğini açıkladı.

DW Yayın Kurulu Başkanı Karl Jüsten, konuya ilişkin değerlendirmesinde, söz konusu bütçe kesintilerinin "endişe verici" olduğunu belirtti.

Jüsten, "Rusya ve Çin, devlet güdümlü propaganda araçlarına devasa yatırımlar yaparken, ABD'nin uluslararası yayıncılıktan çekilmesiyle oluşan boşlukların bu kısıtlamalarla daha da derinleşmesinden endişe duyuyoruz. Avrupa'nın yeni müttefiklere en çok ihtiyaç duyduğu bir dönemde DW'nin bütçesinin azaltılması hem Alman hem de Avrupa perspektifini uluslararası arenada zayıflatacaktır" ifadelerini kullandı.

DW İdari Kurul Başkanı Achim Dercks de hükümetin koalisyon protokolündeki "DW'yi güçlendirme" sözünü hatırlatarak, bütçe kesintilerinin gazetecilik kalitesine ve teknik altyapıya uzun vadeli zarar verebileceğini ifade etti.

DW Genel Müdürü Barbara Massing ise bu süreci "son derece sancılı" olarak nitelendirerek, bağımsız gazetecilik misyonunu sürdürmek için sürdürülebilir finansmanın şart olduğunu savundu.

Medyaradar

ADMIN-DIYARBAKIR avatar
★Recai Karakuş★
Admin
İleti 11,544 Konu 406 Beğeni 211 Puan 17,794
Admin
ADMIN-DIYARBAKIR avatar
  • 👑Kurucu👑Yönetici👑
  • 👑Hakimiyet;Alemlerin👑RABBİ Yüce ALLAH'INDIR👑
  • İleti 11,544
  • Konu 406
  • Beğeni 211
  • Puan 17,794
  • Almanya / Diyarbakır
  • Kayıtlı
Yeraltı' Eşref Rüya'yı Tahtından İndirdi! Ama Buz İnce: Döngü Kırılmazsa Çöküş Yakın...



Yeraltı reytingde Eşref Rüya'yı devirdi; ama asıl tehlike zirvede değil, senaryoların bitmeyen döngüsünde. Mafya şablonu sürerse "reyting balonu" patlar; Bi Kanal ve Sıfır TV'de ise Ramazan'da tencere kaynamıyor: Vebal kimin?

Türk televizyon ekranları, tıpkı bir sonsuz döngü labirenti gibi: Aynı koridorlarda dönüp duran karakterler, yıllardır çözülmeyen sırlar ve seyirciyi aynı noktada bekleten senaryolar... Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy'un açıkladığı yeni destek modeli, dizilerin Türkiye'nin tarihi, doğal, gastronomik ve arkeolojik zenginliklerini ürün yerleştirme yoluyla dünyaya taşımasını teşvik ederken; kriterler arasında "Türkçenin yaygınlaşmasına etki", "ihracat yapılan ülke sayısı" ve "toplam satış tutarı" gibi ölçütler yer alıyor. Bu model alkışlanacak kadar vizyoner; çünkü ekranlarımızı sadece reyting makinesi olmaktan çıkarıp, kültürel elçi haline getirme potansiyeli taşıyor.

Peki ya mevcut tablo?

Elinizi vicdanınıza koyun ve söyleyin! "Gerçekten Türkiye'yi dünyaya tanıtacak, tarihi dokuyu, doğal güzellikleri, mutfağımızı ön plana çıkaran kaç dizi var?"

Objektif bir gözle bakıldığında bu sayı üç-dört civarında kalıyor; beş bile değil. Geri kalan ekranlar ise mafya hegemonyasının gölgesinde boğuluyor. Silahlar patlıyor, kan akıyor, intikam döngüleri dönüyor... Sanki senaryo yazarları tek bir şablondan kopyala-yapıştır yapıyor.



Son haftalarda NOW TV'nin yeni dizisi 'Yeraltı', Deniz Can Aktaş, Uraz Kaygılaroğlu, Devrim Özkan ve Sümeyye Aydoğan'ın başrolleriyle reyting tahtını salladı. Son iki bölümü Total, AB ve ABC1 gruplarında zirveye yerleşti; Kanal D'nin reyting rekortmeni Eşref Rüya'yı tahtından indirdi (örneğin 18 Şubat verilerine göre ABC1'de 8,27'ye karşı 8,04).

Bu yükselişte MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin diziye gösterdiği yoğun ilginin payı yadsınamaz. Bahçeli, başrol oyuncusu Uraz Kaygılaroğlu'nu bizzat arayarak tebrik etmiş, diziyi "Türk gençliğinin kötü alışkanlıklardan uzak durması yönünde başarılı bir yayıncılık" olarak övmüş ve hatta bir bozkurt tablosu hediye etmek istediğini ifade etmişti.



Dizinin son bölümünde ise Bozo karakteri aracılığıyla "Tam umudumu kaybetmiştim... Gördüm, gördüm bir devlet var. Ama gizli ama derin bir devlet var" repliğiyle bu ilgiye jest yapılmış, sosyal medyada geniş yankı uyandırmıştı.

Tabii ki bir liderin bir yapımı beğenip takdir etmesi güzel bir jest.

Asıl mesele, zirveye çıkışın bu tür "jestlerle" mi kalıcı olacağı, yoksa dizinin kendi ayakları üzerinde durup istikrarlı bir seyirci kitlesi yakalayıp yakalayamayacağında.

Zirve koltuğu, iğneli bir fıçıya oturmak gibidir: Bir anlık zafer sarhoşluğuyla rahatça yerleşirsiniz ama her hareketinizde sivri uçlar batmaya başlar.



Reyting rüzgârı bir gün yön değiştirir, izleyici yorulur, benzer sahneler tekerrür ederse o fıçıdaki iğneler kanatır ve taht bir anda boşalır.

Yeraltı'nın senaryosu, aksiyonu ve oyuncu performansı şimdilik güçlü bir ivme yakaladı; ancak aynı formülü uzun soluklu tekrarlarsa, o "derin devlet" metaforu gibi gizemini yitirip sıradanlaşabilir.

Ekranlarımızın kaderi ise hâlâ aynı değerli okurlar: Ya mafya döngüsünden çıkıp gerçek hikâye zenginliğine kavuşacak ya da bir sonraki "jest"le zirveye çıkan başka bir dizi, bugünkünü aynı hızla devirecek.

Uzun uzun diyaloglar, slow-motion çatışmalar, John Wick vari aksiyon sahneleri ve fonda bitmeyen dramatik müzik... Bu formül şimdilik reyting getiriyor ama tıpkı bir balon gibi şişirildikçe şişiriliyor. Seyirciyi doyurmak yerine şişiriyor; bir süre sonra patlayacak.



Yeraltı ekibine naçizane tavsiyem şudur; Bu tahtı iğneli fıçıdan taşa çevirmek sizin elinizde. 'Winter is Coming' hâlâ kapıda bekliyor; rehavete kapılmayın, yoksa bahar gelmeden kar yağar.

Zafer sarhoşluğu tehlikeli bir tuzaktır...

Vahim olan ise zaman tüneli sendromu!

Eşref Rüya'da Eşref 33 bölümdür Rüya'sını arıyor; aynı kısır döngü, aynı duygusal gelgitler. TRT'nin reyting canavarı Taşacak Bu Deniz'de ise Adil Koçari ile Eleni'nin baba-kız sırrı 20 bölümdür saklanıyor; herkes biliyor, kimse söylemiyor.



Seyirciyi bir sırrın etrafında aylarca döndürüp durmak, Brezilya dizilerinin en kötü alışkanlığını ithal etmekten başka ne ki?

Senaristler bu sırrı makul bir sürede çözüp hikâyeyi yeni katmanlara taşıyamıyor mu?

Yoksa reyting korkusuyla "uzatabildiğin kadar uzat" reçetesine mi mahkûmlar?

Türk izleyicisi her şeyi çok çabuk tüketiyor; sabrı ince bir buz tabakası gibi. Bugün zirvede olan dizi, yarın aynı döngüde devam ederse o buz çatlar ve seyirci başka kanallara, başka platformlara kayar.



Gelelim Bi Kanal ile Sıfır TV'ye...

Kıymetli okurlar, medya dünyamızda finansal fırtına artık kasırgaya dönüştü. Her ay birkaç meslektaşımızın işsizlik kuyruğuna katıldığını duymak, artık haber olmaktan çıktı; rutin bir acı haline geldi. Medya patronluğu, son yıllarda bazıları için "Hadi ben de bir kanal açayım, ne olacak ki?" diye girilen renkli bir lunapark gibi görünüyor. Ne var ki bu lunaparkın dönme dolabı kısa sürede duruyor, ışıklar sönüyor ve geriye kalan enkazda aylarca ödenmeyen maaşlar, biriken borçlar ve ziyan olan emekler kalıyor. Hevesler balon gibi şişip patlıyor; patladığında altında kalanlar ise emekçi kardeşlerimiz oluyor. Yılların birikimiyle kurulan hayaller, birkaç yönetim kararının kurbanı gidiyor.

Daha önce bu iki kanalın maaş krizini yazmıştım. "Ekran Kedisi Abi" diye gelen o içten mailleriniz (bu hitabınızı çok sevdim) sonrası Aralık'tan kalan yarım maaşlarınız ödenmiş, doğrusu çok sevindim.

Ama ne yazık ki hikâye burada bitmemiş durumda. Ocak ayının yarı maaşıyla Şubat maaşı hâlâ karanlıkta...

Mübarek Ramazan ayındayız... Evine ekmek götüremeyen, iftar sofrası kuramayan, sahurda tencere kaynatamayan insanlar var. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın o çok anlamlı sözü tam da buraya oturuyor: "Eğer bir evde iftar yemeği pişmiyorsa, eğer bir hanede sahur sofrası kurulamıyorsa, tencere kaynamıyorsa; Allah korusun bu vebali ne siz, ne de biz taşıyabiliriz." İşte ben de tam bu noktadayım.

Kanal yönetiminin bahsettiği "finansal takvim değişikliği" denen şey, hâlâ bir hayalet takvim gibi ortada yok.

"Her şey yoluna girecek" deniyor ama aylar geçiyor, hiçbir şey değişmiyor.

Bu, bir geminin kaptanının "Yön değiştiriyoruz" deyip dümeni kırık bırakmasına benziyor; gemi su alıyor, yolcular açlıkla boğuşuyor, kaptan hâlâ "Birazdan düzelir" diyor. Yazık...

Gerçekten yazık. Bu tablo, sadece Bi Kanal ve Sıfır TV'nin değil, Türk medyasının genel bir yarasının aynası: Kolay yoldan kanal açma hevesi, sürdürülebilir plan olmadan girilen macera ve en ağır bedeli ödeyenlerin emekçiler olması.

Ramazan'ın manevi ikliminde, ekranda gülen yüzler varken arka planda gözyaşı döken insanlar... Bu tezat, vicdanları sızlatmıyor mu?

'Ekran Kedisi'ne ulaşmak için: medyaradar@gmail.com