UYARI!

Kullandığınız tarayıcının JavaScript kullanımı kapalı olduğundan sayfada bloke halindesiniz.


Sayfamızın tasarımı JavaScript kodları ile daha düzgün çalışmakta olduğundan bu uyarıyı aldığınızı belirtmek isteriz.

Türksat Uydusu ile İlgili Güncel Konu, Yorum ve Sorular - Türksat 3A,4A,5B,6A-42.0°E-Uyduları Hakkındaki Haberler - Sayfa 23 - Page 23 of 23
UydumTürk UydumTürk UydumTürk

UydumTürk

Fark Edilmeyeni Görür, Söylenilmeyeni Yazar!
17 Yaşındayız!
05 Nisan 2026 | Saat: Yükleniyor...

Türksat Uydusu ile İlgili Güncel Konu, Yorum ve Sorular

Başlatan ★Recai Karakuş★, 03 Ocak 2019 | 18:07

« Cem TV Yeniden Türksat Uydusunda Yayında! | Türksat'tan Güncel Frekans Değişiklikleri »
ADMIN-DIYARBAKIR avatar
★Recai Karakuş★
Admin
İleti 11,790 Konu 410 Beğeni 212 Puan 18,080
Admin
ADMIN-DIYARBAKIR avatar
  • 👑Kurucu👑Yönetici👑
  • 👑Hakimiyet;Alemlerin👑RABBİ Yüce ALLAH'INDIR👑
  • İleti 11,790
  • Konu 410
  • Beğeni 212
  • Puan 18,080
  • Almanya / Diyarbakır
  • Kayıtlı



ADMIN-DIYARBAKIR avatar
★Recai Karakuş★
Admin
İleti 11,790 Konu 410 Beğeni 212 Puan 18,080
Admin
ADMIN-DIYARBAKIR avatar
  • 👑Kurucu👑Yönetici👑
  • 👑Hakimiyet;Alemlerin👑RABBİ Yüce ALLAH'INDIR👑
  • İleti 11,790
  • Konu 410
  • Beğeni 212
  • Puan 18,080
  • Almanya / Diyarbakır
  • Kayıtlı

ADMIN-DIYARBAKIR avatar
★Recai Karakuş★
Admin
İleti 11,790 Konu 410 Beğeni 212 Puan 18,080
Admin
ADMIN-DIYARBAKIR avatar
  • 👑Kurucu👑Yönetici👑
  • 👑Hakimiyet;Alemlerin👑RABBİ Yüce ALLAH'INDIR👑
  • İleti 11,790
  • Konu 410
  • Beğeni 212
  • Puan 18,080
  • Almanya / Diyarbakır
  • Kayıtlı

ADMIN-DIYARBAKIR avatar
★Recai Karakuş★
Admin
İleti 11,790 Konu 410 Beğeni 212 Puan 18,080
Admin
ADMIN-DIYARBAKIR avatar
  • 👑Kurucu👑Yönetici👑
  • 👑Hakimiyet;Alemlerin👑RABBİ Yüce ALLAH'INDIR👑
  • İleti 11,790
  • Konu 410
  • Beğeni 212
  • Puan 18,080
  • Almanya / Diyarbakır
  • Kayıtlı
BBC Player ve Cosmo EN artık Türkiye'de yayında!



Cosmo EN ve BBC Player, Türkiye ve MENA'da yayın hayatına başlıyor. BBC Studios ve CosmoBlue Media'nın ilk lansmanı Türkiye'de gerçekleşti.

BBC Studios ve CosmoBlue Media, stratejik işbirliklerinde yeni bir döneme girildiğini Türkiye'de düzenlenen ilk lansman etkinliğiyle duyurdu. Bu kapsamda, Cosmo EN ve BBC Player Türkiye'de resmen yayın hayatına başladı. Cosmo EN, birçok platformda izleyicilerle buluşmaya başlarken, BBC Player da COSMOGOuygulaması üzerinden yayına girdi. Her iki hizmetin de önümüzdeki süreçte geniş bir operatör ağıyla daha da yaygınlaştırılması hedefleniyor. Şirketler ayrıca, stratejik iş birliklerinin Orta Doğu ve Kuzey Afrika (MENA) bölgesindeki yeni genişleme aşamasını da duyurdu. Bu doğrultuda, tüm hizmetlerin bölge genelinde kullanıma sunulmasına yönelik planların hayata geçirileceği belirtildi.

COSMO EN: YENİ NESİL EĞLENCE KANALI

Yeni kanal Cosmo EN, BBC Studios'un en beğenilen programlarından oluşan lokal zevklere hitap edecek şekilde özenle seçilmiş bir seçki sunacak. Etkileyici diziler, ilgi çekici ve nefes kesen belgesel çeşitlerinin yanı sıra güvenilir çocuk ve aile yapımları izleyicilerle buluşacak. Sabahın erken saatlerinde uyanan, okul öncesi yaş grubundaki izleyiciler için Go Jetters gibi dünya çapında sevilen çocuk programları ekrana gelirken okul çağındaki izleyiciler ve hatta tüm aile için de Grace's Amazing Machines (Grace'in Harika Makineleri) gibi eğitici ve merak uyandıran programlar sabah kuşağında yerini alacak. Gündüz kuşağında ise, Planet Earth gibi ikonik belgesel programlarının yanı sıra 1977 yılından beri yayınlanan dünyaca ünlü otomotiv programı Top Gear gibi tematik programlar da sevenleriyle buluşacak. Akşam ve gece kuşağında, Luther ve Ripper Street gibi eleştirmenlerden büyük beğeni toplayan polisiye ve dönem dizileri de dahil olmak üzere, yetişkin izleyiciler için ilgi çekici hikayeler sunan prestijli İngiliz dramaları dizi severlerle buluşacak.

KALİTELİ İÇERİK; KÜLTÜREL UYUM VE EĞLENCE DENEYİMİ SUNUYOR

CosmoBlue Media Dağıtım Operasyon Direktörü Levent Gültan, "COSMO EN ve BBC Player'ın bölgede yayına başlaması bizim için son derece heyecan verici. BBC Studios ile işbirliğimizi daha da ileri taşımaktan ve COSMO EN aracılığıyla nitelikli İngiliz hikâye anlatımını MENAT bölgesindeki izleyicilerle buluşturmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Bu adım, kapsamı genişleyen stratejik ortaklığımızın ilk aşamasını oluşturuyor," dedi. Ortak vizyonumuzun temelinde kaliteli içerik, kültürel uyum ve izleyiciye gerçek anlamda değer katan eğlence deneyimleri yer alıyor" dedi.

BBC Studios'un Orta, Doğu ve Kuzey Afrika, MENA ve Türkiye Genel Müdürü ve Başkan Yardımcısı Bartosz Witak ise "Bu işbirliği, BBC Studios'un bölgeye olan bağlılığını pekiştirdiği gibi aynı zamanda üst düzey eğlenceyi izleyicilere sunma konusundaki ortak hedefimizi de yansıtıyor. Güçlerimizi birleştirerek erişimimizi genişletmeyi, izleyicilerle bağlantı kurmak için yeni fırsatlar yaratmayı ve bölgesel stratejimiz doğrultusunda büyümeyi amaçlıyoruz. Yeni kanal, yerel zevklere ve izlenme tercihlerine göre özenle hazırlanırken içeriklerin de izleyicilerde derin yankı uyandırmasını hedefliyoruz" dedi.

CosmoBlue, Türkiye'de ilk defa BBC Player'ı CosmoGO platformu içerisinde izleyiciyle buluşturuyor BBC Studios'un ödüllü dizileri, belgeselleri, TV showları ve aile içerikleri, BBC Player üzerinden CosmoGO da lineer yayın akışının ötesinde esnek ve isteğe bağlı bir erişim modeli sunacak. Gültan, "BBC Player'ı CosmoGO'ya entegre etmek, dijital ekosistemimizi güçlendirmenin yanı sıra izleyicilerimize premium içeriklere, istedikleri zaman istedikleri ortamda erişim imkanı da sunuyor" dedi. BBC Player, etkileyici hikaye anlatımına ek olarak farklı izleyici kitleleri için özenle seçilmiş bin saatten fazla dizi, belgesel, doğa, çocuk ve aile içeriğiyle de dikkat çekiyor. BBC Player'ın yakın zamanda içerik çeşitliliğini artırması da hedefleniyor. CosmoBlue Media ile BBC kanallarının ve hizmetlerinin bölgesel dağıtımı güçleniyor.

CosmoBlue Media, Cosmo EN ve BBC Player lansmanlarına ek olarak, BBC First, BBC Earth ve CBeebies de dahil olmak üzere BBC Studios kanallarının bölgesel dağıtımını üstlenerek BBC Studios ile kurduğu ortaklıkla Türkiye ve MENA genelinde erişimin genişlemesine destek olacak. Cosmo EN; Digiturk 100, D-Smart 19, Kablo TV 42, Tivibu 17, Türksat 42'den izlenebilir.

https://www.dizidoktoru.com/m/

ADMIN-DIYARBAKIR avatar
★Recai Karakuş★
Admin
İleti 11,790 Konu 410 Beğeni 212 Puan 18,080
Admin
ADMIN-DIYARBAKIR avatar
  • 👑Kurucu👑Yönetici👑
  • 👑Hakimiyet;Alemlerin👑RABBİ Yüce ALLAH'INDIR👑
  • İleti 11,790
  • Konu 410
  • Beğeni 212
  • Puan 18,080
  • Almanya / Diyarbakır
  • Kayıtlı

ADMIN-DIYARBAKIR avatar
★Recai Karakuş★
Admin
İleti 11,790 Konu 410 Beğeni 212 Puan 18,080
Admin
ADMIN-DIYARBAKIR avatar
  • 👑Kurucu👑Yönetici👑
  • 👑Hakimiyet;Alemlerin👑RABBİ Yüce ALLAH'INDIR👑
  • İleti 11,790
  • Konu 410
  • Beğeni 212
  • Puan 18,080
  • Almanya / Diyarbakır
  • Kayıtlı
03 Nisan 2026 | 17:49 #335 Son düzenlenme: 03 Nisan 2026 | 17:54 ★Recai Karakuş★
Liyakat Savaşları: Popülist Hadsizlik mi, İffet Suikastı mı?



Liyakat tartışmalarından medya patronajına, bel altı siyasetten maaşını alamayan emekçilere kadar uzanan bu çürüme tablosunda, görünmeyen bir korku düzeni herkesi hizaya sokuyor. Türk medya ve siyaset dünyasında maskeler düşerken geriye, ilkesizlik, suskunluk ve mağdur edilmiş emekçilerin sesi kalıyor.



Ekranda 'milli irade' naraları atıp perde arkasında sövgü seansları düzenleyenler, liyakati 'hadsizlik' sayan popülist diller ve cebi dolarken meslek onurunu inceltenler... Değerli okurlar, Türk medyası ve siyaseti bugünlerde tam bir 'karakter erozyonu' yaşıyor; toz duman dağıldığında ise geriye sadece şahsi ikballer ve ödenmeyen emekçi maaşları kalıyor.

Siyaset ve medya mahallesinde maskelerin birer birer düştüğü, yüzlerin kızarmak yerine daha da sertleştiği garip bir mevsimden geçiyoruz.

Eskiden "fikir teatisinde" bulunulurdu; şimdilerde ise cephanelikler sadece bel altı ithamlar ve itibar suikastları ile dolu. Ve ben, sizi bugün medyanın içine düştüğü o görünmez hapishaneyle, yani Jeremy Bentham'ın meşhur 'Panoptikon' kavramıyla tanıştıracağım. Yazımın sonuna kadar biraz sabır diyorum.

Akademik Kariyer mi, Siyasi Torpil mi: Popülist Hadsizliğin Anatomisi"

Bahar Feyzan ve Şamil Tayyar arasındaki kavga, aslında Türkiye'nin son yirmi yılının özeti gibi. Bir tarafta, akademik donanımı ve teknik bilgiyi "halktan kopukluk" veya "aristokratik bir küstahlık" olarak kodlayan popülist dil; diğer tarafta ise bu dile "torpil" ve "liyakat" üzerinden saldıran bir öfke. Şamil Tayyar'ın, kendisine yöneltilen liyakat eleştirisine cevap verirken bir kadın gazeteciye "hafif" yakıştırması yapması, aslında argüman dağarcığının ne kadar kuraklaştığının ilanıdır.

İddialar vahim: Kapalı kapılar ardında sövülen bakanlar, ekran önünde edilen dualar... Eğer bu iddialar doğruysa, karşımızda siyasi bir figür değil, bir "siyaset aktörü" var demektir. Feyzan'ın "İspatlamayan şerefsizdir" çıkışı ise artık köprülerin değil, gemilerin yakıldığının resmidir.

"Vefa ile Cüzdan Arasında: TMSF Korkusunun Gölgesinde 'Prensler' Krizi"

Ancak mahalledeki çürüme sadece siyasetle sınırlı değil. Habertürk koridorlarında esen "ziyaret korkusu" rüzgarı, bize sadakatin ilkelerle değil, koltuklarla ve "ballı maaşlarla" ölçüldüğünü bir kez daha hatırlatıyor. Kenan Tekdağ'ın tahliyesi sonrası yaşanan "gitsek mi, gitmesek mi" ikilemi, modern zamanın dalkavukluk çıkmazıdır. TMSF korkusu, insani vefa duygusunun önüne geçiyorsa; orada gazetecilikten değil, sadece "memuriyetten" bahsedilebilir.

İncelen Beller, Esneyen İlkeler: Reklam Kokan Gazetecilik"

Mizahın bittiği yerde ise Serdar Ali Çelikler sahne alıyor. Fenerbahçe'nin kalecisi Ederson hakkında altı ayda 180 derece dönen bir zihnin, tek seansta belinden 24 cm incelmesi aslında bir ironi şaheseridir. Gazetecilik etiğinin bu kadar "inceldiği" bir dönemde, fiziksel incelmenin reklamını yapmak, mesleğin omurgasındaki erimeyi gizlemeye yetmiyor maalesef.



Yaldızlı Ekranların Aç Emekçileri: 50 Maçlık Hayalden Sıfır TV'ye"

Madalyonun en karanlık yüzü ise Bi Kanal ve Sıfır TV cephesinde yaşanıyor. Tepedekiler lüks ofislerinde koltuk kavgası verip bel inceltme seanslarıyla gününü gün ederken; bayrama cebi boş, umudu kırık giren yüzlerce emekçi...

TFF ile yapılan devasa taahhütlerin yerine getirilmediği gibi 50 maç yayın hayali yerini, sözleşme gereği zorunlu kalan o cılız 8 maçlık yayın almış durumda. Ancak asıl "maç" sahada değil, mutfakta kaybediliyor.

Patron Bilal Kalyoncu'ya güvenerek yola çıkan oyuncu, senarist ve yapımcılar bugün birer birer seslerini yükseltiyor. Umay Anadolu Kaboğlu'nun feryadı ve SenaristBir'in sert uyarısı, aslında malumun ilamı: Emekçinin alın teri üzerinden yükselmeye çalışan, iş etiğinden yoksun bir sermaye yönetimi.

Senaristlerin karşılıksız emeğiyle "kanal sahibi" sıfatını korumaya çalışanlara hatırlatmak gerekir; yönetemediğiniz sermayenin faturasını çalışanlara kesemezsiniz! Panoptikon'un o meşhur kulesinde oturanlar şunu iyi bilmeli: Emekçinin hakkını vermediğiniz sürece, kurduğunuz o gösterişli medya kuleleri kumdan bir şatodan ibarettir.

Kule sizi izliyor olabilir ama sokaktaki mağduriyetin sesi kulenin duvarlarını çatlatmak üzere!

Medyanın Karatreni: Umutlar Raydan Çıktı, Lokomotifler Terk Edildi

Medyada son yılların panoraması, dev bütçeli hayallerin nasıl birer "yılan hikayesine" dönüştüğünün hazin bir özeti gibi. Neşet Baba'nın o ciğer yakan feryadı, bugünlerde medya koridorlarında yankılanıyor: "Karadır bu bahtım kara, sözüm kâr etmiyor yâre..."



Flash Haber TV cephesinde bir süredir "kara baht" rüzgarları esiyor. Aylardır "satıldı, satılacak" denilen, inşaat dünyasından Eşref Keleş'in isminin geçtiği o beklenen devir teslim bir türlü gerçekleşmedi. Kanalın emekçileri ise adeta fırtınada rotasız kalmış bir geminin mürettebatı gibi; belirsizliğin ortasında dalgalarla boğuşuyorlar. Seslerini duyurmak için MedyaRadar aracılığıyla içlerini döken bu insanların sessiz çığlığına kulak tıkamak, vicdanın kapılarını kapatmaktır.

B, C, D Planları: Bir Havlu Atma İlanı...

TMSF yönetimindeki bir kanaldan yükselen "Kendi başınızın çaresine bakın" söylemleri, aslında yönetimin çoktan havlu attığının itirafıdır.

Geçim Kamburu: Emekçinin sırtında her gün biraz daha ağırlaşan bir hayat pahalılığı yükü var.

Kağıt Üstündeki Hayaller: Maaşların bir türlü rayına girmediği, zamların ise sadece dosyalarda birer "vaat" olarak kaldığı bu düzende; medya emekçisi fırtınanın tam kalbinde, çırılçıplak ve korumasız bırakılmış durumda...

TMSF kontrolündeki diğer yayın organlarında sular süt limanken, Flash Haber'de fırtınanın kopması tesadüf olmasa gerek diye düşünmekteyim...

Bu, emekçinin işsizlik korkusunu iliklerine kadar hissettiği bir tasfiye sürecinin ön izlemesidir.

'Ekran Kedisi' der ki; "Kıymayın emekçilere ağalar..."



BTV: Doğmadan Ölen Bir Rüya...

Öte yandan, Ekol TV'nin yerine yayın hayatına başlaması beklenen BTV projesi, daha ilk notasında detone oldu. Büyük umutlarla yola çıkan proje rafa kaldırıldı; ekip ise Ciner Stüdyoları'nın kapısında, ellerinde bavullarıyla "gidecek bir liman" arayışında.

Görünmez Kulelerin Mahkûmları: Medya Panoptikonu...

Yazımın başında sizlere "Panoptikon modelini" anlatacağımı söylemiştim. Şimdi sıra, yaşanan bunca somut acının ve belirsizliğin ardındaki o zihinsel kuşatmayı, kalemim elverdiği ölçüde aktarmaya çalışmakta...

Aslında bugün yaşanan tüm bu tartışmaların, "bel altı" vuruşların ve "ziyaret korkularının" arkasında Jeremy Bentham'ın meşhur Panoptikon tasarımı yatıyor. Hani o mahkûmların gardiyanı görmediği ama her an izlendiklerini bildikleri için kendi kendilerini denetledikleri, o disiplin ve korku abidesi yapı...

Türk medyası bugün tam bir "Dijital Panoptikon" içine hapsedilmiş durumda. Gazeteciler ve siyasetçiler, merkeze yerleştirilen o devasa "otorite kulesinin" içinden her an gözetlendiklerini biliyorlar.

Bu yüzden Serdar Ali Çelikler 180 derece dönmekten çekinmiyor; bu yüzden Habertürk'ün "prensleri" vefa ile maaş kartları arasında sıkışıp kalıyor. Kuledeki gardiyanı görmelerine gerek yok; onun orada olduğu hissi, en keskin kalemleri bile köreltmeye, en dik duruşları bile 24 santimlik bel inceltme seanslarına kurban etmeye yetiyor.

Jeremy Bentham bu tasarımı geliştirirken "görünmez otorite" ile disiplin sağlamayı amaçlamıştı. Bugün geldiğimiz noktada ise bu disiplin, bir "etik çürüme" ve "popülist bir sessizliğe" dönüştü. Mahkûmlar artık hücrelerinde değil, lüks plazaların ballı maaşlı koltuklarında oturuyor; ancak hepsi kuleye bakarak "Bugün ne söylesem de yerimi korusam?" diye düşünmekten mesleğin onurunu çoktan unutmuş durumdalar.

Feyzan ve Tayyar arasındaki kavgada havada uçuşan o "ispat" ve "şeref" sözcükleri ise bu kulenin duvarlarında yankılanıp kayboluyor.

Çünkü biliyoruz ki bu Panoptikon düzeninde gerçeklerin değil, sadece kuleyi memnun edenlerin sesi duyuluyor.

Kule sizi izliyor olabilir; ama tarih, o kuleye bakmaktan önüne bakamayanları sadece "kaybedenler" olarak yazacak.

'Ekran Kedisi'ne ulaşmak için: medyaradar@gmail.com