UYARI!

Kullandığınız tarayıcının JavaScript kullanımı kapalı olduğundan sayfada bloke halindesiniz.


Sayfamızın tasarımı JavaScript kodları ile daha düzgün çalışmakta olduğundan bu uyarıyı aldığınızı belirtmek isteriz.

HALK TV'nin Yayın Akışı - Türkiye'deki TV Kanallarıyla İlgili Haberler - Sayfa 12 - Page 12 of 12
Uydu Forumu Uydu Forumu Uydu Forumu

Uydu Forumu

Fark Edilmeyeni Görür, Söylenilmeyeni Yazar!
17 Yaşındayız!
15 Mayıs 2026 | Saat: Yükleniyor...

☀️

HALK TV'nin Yayın Akışı

Başlatan KARTAL DEMİR, 08 Aralık 2019 | 19:16

« Özel Talimat Verdi! Halk TV’ye Rakip Geliyor! | Flash Haber TV Öz Er-Ka İnşaat'a Satıldı: Yeni Sahibi Eşref Keleş »
ADMIN-DIYARBAKIR avatar
★Recai Karakuş★
Admin
İleti 12,242 Konu 416 Beğeni 214 Puan 18,602
Admin
ADMIN-DIYARBAKIR avatar
  • 👑Kurucu👑Yönetici👑
  • 👑Hakimiyet;Alemlerin👑RABBİ Yüce ALLAH'INDIR👑
  • İleti 12,242
  • Konu 416
  • Beğeni 214
  • Puan 18,602
  • Almanya / Diyarbakır
  • Kayıtlı


Halk TV'deki istifa krizinin perde arkası! O isim anlattı, Fatih Altaylı yazdı

Gazeteci Fatih Altaylı, Halk TV'den ayrılan Sorel Dağıstanlı ile görüştü ve sunucu Seda Selek'in neden ayrıldığını açıkladı. Altaylı'nın yazısına göre problem ulaşım adaletsizliğinden çıkmış...

Gazeteci Fatih Altaylı, gazeteci Seda Selek'in Halk TV'den istifasının perde arkasını yazdı. Altaylı, krizin temelinde Selek'in evinden ya da en azından Marmaray çıkışından araçla alınma talebinin karşılanmaması olduğunu belirterek, asıl tepkinin bazı çalışanlara farklı muamele yapılmasına yöneldiğini aktardı.

Fatih Altaylı, Halk TV'de Seda Selek'in istifasıyla başlayan ve ardından Sorel Dağıstanlı'nın ayrılığıyla büyüyen krize ilişkin yaşananları kaleme aldı.

Altaylı, Selek'in İstanbul Anadolu yakasındaki evinden Halk TV'nin Topkapı'daki binasına her gün toplu taşımayla gittiğini, yönetimden en azından Marmaray'dan araçla alınmayı talep ettiğini yazdı. Bu talebin kabul edilmemesi üzerine Selek'in istifa ettiğini belirten Altaylı, Sorel Dağıstanlı'nın da Selek'i haklı bulduğunu ifade ettiği paylaşımın ardından ekran yasağıyla karşılaştığını aktardı.

"İsyan ayrımcılığa idi"
Altaylı, Sorel Dağıstanlı ile yaptığı görüşmede meselenin yalnızca ulaşım olmadığını, çalışanlar arasında farklı uygulama yapıldığı iddiasının krizi büyüttüğünü yazdı.

Fatih Altaylı, Halk TV'deki istifa krizini aktardığı yazısında aynen şunları ifade etti:

"Dün "Seda Selek Halk TV izleyicilerine bir açıklama borçlu." diye yazdım.

Zaten zor durumda olan muhalif kanalda bir depremi tetiklemişti çünkü. Hatta geçenlerde X'te izlediğim bir videoyu hatırlatmıştı. Adamın biri bir yamaçtaki kayayı yerinden oynatıyor ardından bütün dağ çöküyordu.

Selek'in istifası da peşinden art arda gelen istifalar da benzer bir etki yaratmıştı.

Seda Selek'ten bir açıklama gelmedi ama ben 30 yıllık kardeşim Sorel Dağıstanlı'yı arayıp sordum.

O da anlattı.

Seda Selek, İstanbul'un Anadolu yakasındaki evinden Topkapı'daki Halk TV binasına her gün toplu taşıma ile geliyormuş. Önce Marmaray ile Yenikapı'ya oradan da kanala. Yönetimden kendisini hiç değilse Marmaray'dan bir araç ile almalarını talep etmiş. Defalarca talep edilmesine rağmen bu kabul edilmeyince o da istifa etmiş. Sorel Dağıstanlı da Seda Selek'i haklı bulduğunu belirten bir tweet atınca ona da ekran yasağı gelmiş. Sorel bu konuda kendisine haber verilmeden böyle bir karar alınmasını kabul etmemiş ve o da bırakmış.

Sorel'e "Kanal herkesi evinden almak zorunda mı?" diye sordum.

"Elbette değil Fatih Abi, ama kimini alıp kimini almazsan adaletsizlik oluyor, haksızlık oluyor. Bazı sunucular evlerinden alınırken, bazıları alınmıyor. Seda Selek kanalın önünde taksiden inerken, evinden alınan ve evine bırakılan sunucunun şirketin otomobilinden indiği görünce tepesi atıyor" dedi. İsyan ayrımcılığa idi. Sorel kimlerin alınıp, kimlerin alınmadığını da söyledi ama bunu açıklamak benim vazifem değil.

Kanalın sahibi Cafer Mahiroğlu ile de konuştum. O da Sorel ile aynı şeyleri söyledi ve istifanın nedeninin evden araçla alınma meselesi olduğunu anlattı. "20 asgari ücret alanlar, bir zahmet kendileri gelsin kanala" dedi ancak farklı muameleden söz etmedi. Tavsiyemin aksine kendine hakim olamadı, konuyu büyüttü ve bir istifa dalgasına neden oldu.

Doğrusunu isterseniz Türkiye'de muhalif bir kanalın patronu olmak kolay değil.

Ancak muhalif kanallarda çalışan arkadaşlarımızdan da "siyasi bir figür" gibi davranmalarını ve ideolojik bağlılık nedeniyle fazlasıyla özverili olmalarını beklemek de çok yerinde bir beklenti değil.

Sonuçta baktığınız zaman bazen muhalif, bazen iktidara yakın kanallarda emekleri karşılığı bir maaş alıyorlar. Misyonları, işlerini iyi yapmak, yorumcular dışındakilerden fazlasını beklemeye hakkımız yok."

Selek'ten açıklama: İtirazımız haksızlıklara ve yönetim anlayışına

Seda Selek de sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Halk TV'de kalan çalışanlara yönelik eleştiri ya da kırgınlık oluşmasını istemediğini belirtti. Selek, itirazlarının çalışanlara değil, yaşanan haksızlıklara ve kanal yönetimine olduğunu vurguladı.

Selek açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

"Şunu söylemeyi bir borç biliyorum. İkinci evimdi dediğim Halk TV'de kalan arkadaşlarımızın kendini kötü hissetmesini, kaldıkları için eleştirilmesini, onlara dönük en küçük bir kırgınlık oluşmasını istemem. Ekran önünde ya da arkasında çalışan herkes bizim yol arkadaşımız, çok kıymetli emekçiler. Her birinin hayat mücadelesi, sorumlulukları, ekmek kavgası var.

Bizim itirazımız yaşanan haksızlıklara ve kanalın patronunun yönetim anlayışına. Ayrıca Halk TV'ye zarar vermek gibi bir duygumuz da asla yok. Çünkü Halk TV'nin, bugünün zorlu koşullarında toplum adına çok önemli bir misyonu ve anlamı olduğuna inanıyorum. Var olması, güçlenerek yoluna devam etmesi gerekiyor. En büyük dileğim de geride kalan tüm arkadaşlarımızın daha iyi şartlarda, daha huzurlu bir ortamda çalışabilmesi."

Medyaradar



ADMIN-DIYARBAKIR avatar
★Recai Karakuş★
Admin
İleti 12,242 Konu 416 Beğeni 214 Puan 18,602
Admin
ADMIN-DIYARBAKIR avatar
  • 👑Kurucu👑Yönetici👑
  • 👑Hakimiyet;Alemlerin👑RABBİ Yüce ALLAH'INDIR👑
  • İleti 12,242
  • Konu 416
  • Beğeni 214
  • Puan 18,602
  • Almanya / Diyarbakır
  • Kayıtlı
Cem Küçük'ten Seda Selek'e "24TV" hatırlatması: "En az benim kadar Erdoğan'ı överdi!"

Gazeteci Cem Küçük, Halk TV'deki maaş tartışmalarına ilişkin kaleme aldığı yazısında, özellikle Seda Selek hakkında yaptığı değerlendirmelerle dikkat çekti. Küçük, yazısında 2015-2016 yıllarında Seda Selek ile birlikte 24TV'de çalıştıklarını belirterek, o dönem Selek'in yayın çizgisine dair çarpıcı iddialarda bulundu. Küçük, "Kendisi en az benim kadar hükûmeti över, Erdoğan'ı yere göğe koyamazdı. Gerçekten hangi ara muhalif oldun?" ifadelerini kullandı.



Cem Küçük, Halk TV'de yaşanan maaş krizinin ardından kanaldan ayrılan sunucu Seda Selek hakkında çarpıcı iddialarda bulundu. Küçük, Selek'in geçmişteki siyasi duruşunu hatırlatarak, "Hangi ara muhalif oldun?" sorusunu sordu.

"ERDOĞAN'I YERE GÖĞE KOYAMAZDI"

Halk TV'deki tartışmaların ardından kaleme aldığı yazısında Cem Küçük, Seda Selek ile 2015-2016 yılları arasında 24TV'de birlikte çalıştıklarını hatırlattı. Selek'in o dönemki yayın çizgisinin bugünkünün tam zıttı olduğunu iddia eden Küçük, şu ifadeleri kullandı:

Son notum da muhalif seçmene. Diğer arkadaşları bilmiyorum ama Seda Selek'le 2015/16 arası 24TV'de çalıştık. Kendisi en az benim kadar hükûmeti över, Erdoğan'ı yere göğe koyamazdı. Gerçekten hangi ara muhalif oldun? Muhalif seçmeni niye afyonluyorsunuz? Remziye Demirkol da 24TV'de çalıştı ama onun duruşunu hatırlatırım.

Cem Küçük'ün yazısının tamamı şöyle:

Halk TV'de birkaç gündür yaşanan olayları pazar gecesi Sırbistan'dan dönünce öğrendim. Kim haklı kim haksız ona girmeyeceğim. Medyada önceden beri sıkıntılar vardı. Hâlâ var, hep de olacak...

Televizyon, sinema, eğlence dünyası serbest piyasa işleridir. Ben liberal ekonomiyi doğru bulduğum için herkesin değerini piyasanın belirlemesini normal karşılıyorum. Olması gereken de budur.

Anladığımız kadarıyla Halk TV'de ekran yorumcuları ve bazı sunucular diğer sunucu ve çalışanlardan fazla ücret alıyor. Seda Selek buna itiraz etmiş. Sorel Dağıstanlı destek vermiş. Derken işler çığırından çıkmış. Cafer Mahiroğlu tweet atmasa olaylar bu kadar büyümezdi. Ha, bu arada ayrılanların CHP'nin kuracağı Koza TV'ye geçeceği söyleniyor. Gerçi daha ruhsat alamamış ama hallolmayacak mesele değil...

HERKESE FARKLI ÜCRET

Gelelim işin bam noktasına... Serbest piyasada fiyatları piyasa belirler. Özel kanallar, radyolar olması iyi bir şey. Seda Selek bazı isimler düşük ücret alıyor diye isyan etmiş. Dünyanın her demokrasi ve liberal ekonomisinde bu böyledir.

CNN International'da haber sunucusu Anderson Cooper 25 milyon dolar yıllık ücret alıyor. Vergileri düşünce bu rakam 16-17 milyon dolara iniyor. Ama aynı kanalda siyaset yorumcusu olarak çalışan Fareed Zakaria yıllık 5 milyon dolar alıyor. Cooper her gün ekranda ve belli bir kitlesi var. Zakaria siyaseti ve dünya meselelerini yorumluyor. Ama aynı kanalda bazı sunucular; değil yıllık 25 milyon, 2 milyon dolar bile almıyor...

Fox News'ten kovulmadan önce Tucker Carlson net 20 milyon dolar alıyordu, çünkü Nilsen reyting ölçümüne göre akşamlar 21.00-22.00 arası ekrana çıktığında 5,8 milyon izleyiciyi sabitliyordu. Başka dilimlerde görev yapan isimlerde Carlson'ın onda birini bile alamaz. Carlson'un şu an X'le yani Elon Musk'la özel anlaşması var. Yayınlarını oradan yapıyor ve ciddi rakamlar kazanıyor. Ayrıca sponsorları da var.

BBC yayın yönetmeni Tim Davie, yıllık 540 bin sterlin kazanıyor. Siyaset editörü Chris Mason yıllık 260 bin sterlin kazanıyor...

Cumhuriyetçi Parti'yi desteleyen radyocu ve podcast yayıncısı Joe Rogan'ın sadece ABD'de 8 ila 10 milyon arasında dinleyicisi var. Yıllık 50 ila 100 milyon dolar kazanıyor. Bu paranın ciddi bir kısmı Spotify'dan ve sponsorlardan geliyor. ABD'de radyo hâlâ çok dinlenir. Yani bu rakamlar boşuna ödenmiyor.

YILDIZ İSİMLER DAHA ÇOK ALIR

Bizde çok para kazanmak düşmanlık olarak görülüyor. Helal bile olsa, bileğinin hakkıyla bile olsa Türkiye'de bireysel zekâya inanılmıyor. O yüzden de gelişme medyada düşük kalıyor. Bir dizide Kenan İmirzalıoğlu ve Kıvanç Tatlıtuğ'un aldığı rakamlarla yan rollerdeki isimlerin aldığı rakam aynı olur mu? Yıldız isimler daha çok alır. "Bana Kıvanç'tan az maaş veriyorsunuz" diye diziden ayrılan olur mu? Elbette set işçilerinin emeği çok ana diziyi büyük isimler izlettirir.

İSMAİL SAYMAZ, ECE ÜNER YA DA DİĞER İSİMLER BİRAZ DAHA FAZLA MAAŞ ALIYORSA NE VAR BUNDA?

Gazeteciler için de bu böyle. Şimdi İsmail Saymaz, Ece Üner ya da diğer isimler biraz daha fazla maaş alıyorsa ne var bunda? Patron böyle ödüyorsa almayalım mı diyecekler? Ha daha az maaş alanların geçinme gibi sorunları yok değil. Gerçekten onlar da hak ettiklerini almalı.

Keşke Türkiye'de Batı'daki gibi gazetecilerin sponsorları olsa? Bizde zengin olmak, iyi maaş almak neredeyse suç sayılacak...

ÇAĞ DEĞİŞTİ, SENDİKA MI KALDI?

Bütün bunların olması için siyaset bu işlere karışmamalı, serbest piyasa fiyatları belirlemeli. Olması gereken budur. Keşke bizlerin -muhalif, hükûmet tarafı fark etmez- programlarına büyük iş adamları sponsor olsa. Keşke reklamlar adil dağılsa...

Bir de hâlâ sendika diyen var. Çağ değişti, sendika mı kaldı daha? Thatcher'ın İngiltere'de yaptığı en iyi şey sendikaları bitirmekti. İşçilerin ve çalışanların ayağında prangaydı sendikalar...

GAZETECİ SPONSOR OLMADAN, REKLAM ALMADAN NASIL PARA KAZANACAK?..

Bu arada bazı muhalif arkadaşlar YouTube'da başarılı işler yapıyorlar. Hatırı sayılır izleyici kitleleri var. Sponsor da alıyorlar. Faruk Bildirici gibi MÖ 2. yüzyıldan kalma kafalar sponsora da karşı. Gazeteci sponsor olmadan, reklam almadan nasıl para kazanacak?..

MUHALİF SEÇMENİ NİYE AFYONLUYORSUNUZ?

Son notum da muhalif seçmene. Diğer arkadaşları bilmiyorum ama Seda Selek'le 2015/16 arası 24 TV'de çalıştık. Kendisi en az benim kadar hükûmeti över, Erdoğan'ı yere göğe koyamazdı. Gerçekten hangi ara muhalif oldun? Muhalif seçmeni niye afyonluyorsunuz? Remziye Demirkol da 24 TV'de çalıştı ama onun duruşunu hatırlatırım.

Medyaradar

ADMIN-DIYARBAKIR avatar
★Recai Karakuş★
Admin
İleti 12,242 Konu 416 Beğeni 214 Puan 18,602
Admin
ADMIN-DIYARBAKIR avatar
  • 👑Kurucu👑Yönetici👑
  • 👑Hakimiyet;Alemlerin👑RABBİ Yüce ALLAH'INDIR👑
  • İleti 12,242
  • Konu 416
  • Beğeni 214
  • Puan 18,602
  • Almanya / Diyarbakır
  • Kayıtlı
Şatafatlı hayat, bitmeyen yatırımlar, ağlayan patron!

Halk TV'de kriz büyürken, "zarardayız" söylemiyle lüks yatırımlar arasındaki çelişki medya patronlarının klasik ikiyüzlülüğünü yeniden gündeme taşıdı.



Halk TV'deki fırtına dinmek bilmiyor. Programcıların önemli bir bölümü istifa etti. Bunu şimdi Haber Merkezi'ndeki yaprak dökümü izliyor.
Olayın sunucu Seda Selek'in basit bir "ulaşım" talebinin karşılanmamasından çıkması ise oldukça ilginç...
İngiltere'de yaşayan ve hakkında açılan soruşturmalar nedeniyle Türkiye'ye gelemediğini söyleyen kanalın sahibi Cafer Mahiroğlu, bu tür krizlerden sonra kendisine yakınlığıyla bilinen sunucu Sinem Fıstıkoğlu'nu karşısına alıp "Zaten para kazanmıyoruz" diyerek haklı çıkmaya çalışıyor.
Oysa medya dünyası, bu yakınmaların çok da gerçekçi olmadığını biliyor.

DEĞİRMENİN SUYU...
Bu ülkede medya patronlarının ortak bir hastalığı var:
Maaşlara zam zamanı gelince şirket fakir...
İşçi hakkı konuşulunca kasa boş...
Gazeteci zam isteyince ekonomik kriz var!
Ama bu arkadaşların özel hayatlarına bakıyorsunuz, durum oldukça farklı...
Tamamına yakını, yakındıkları krizi, Boğaz manzaralı villalarından, yalılarından izliyor!

KİM İNANIR?
Şimdi yeni moda şu:
"Televizyondan para kazanmıyorum..."
İyi de sevgili patron... İnsan zarar ettiği işi, neden büyütür?
Bir lokanta düşünün:
Müşterisi yok. Kasa sürekli zarar ediyor.
Ama adam iki sokak ileride bir dükkan daha alıyor; bir şube daha açıyor. En pahalı dekoru yaptırıyor.
Sonra dönüp diyor ki:
"Çok mağdurum! İşler çok kötü..."
İnanalım mı?
Para kazanamıyorsanız, neden aynı işi büyütüyorsunuz?
Neden yeni yatırımlar yapıyorsunuz?
Neden teknolojiye milyonlar döküyorsunuz?

FLASH TV'YE PARA VAR!
Hadi Cafer Bey söyleyin; daha bir-bir buçuk yıl önce Flash TV'yi almaya kalkışmadınız mı?
Bunu unutacağımızı mı sanıyorsunuz?
Madem medya bu kadar büyük zarar kapısı; o zaman neden yeni kanal almayı, yeni gazete çıkarmayı istiyorsunuz?
Burada matematik bozuluyor!
Bir tarafta:
"Para kazanamıyoruz" ağlaklığı...
Öbür tarafta büyüyen yatırımlar, lüks yaşam tartışmaları, genişleyen medya ağı...

GÖZÜMÜZ YOK; AMA...
Çalışana para yok; Asos'ta çiftliklere, İstanbul'un göbeğinde plazalara, Boğaz manzaralı villalara gelince para var!
İyi de o zaman, bu değirmenin suyu nereden geliyor?
Kimsenin kazancında gözümüz yok Cafer Bey....
Patron para kazanır. Kazanacak elbette...
Hatta daha çok kazanmalı ki çalışanlarını da kollamalı!
Ama milyonların tanıdığı bir ekran yüzünü metrolara, Marmaray'lara mahkum ediyorsanız...
Üç kuruş masraftan kurtulmak için muhabirin sigortasıyla oynuyorsanız...
Basın kadrolu emekçilerin statüsünü değiştirip kendinize üç kuruşluk avantaj yaratmaya çalışıyorsanız...
Orada durmanız gerekir!

"BİZ BİR AİLEYİZ!"
Bu ülkede medya patronlarının en sevdiği laf, "Biz bir aileyiz"dir!
Gazeteciler bilir:
Medya patronu ne zaman bu cümleyi kursa, 15-20 kişi işten atılır!
Gerekçe, "Zarardayız, fedakarlık yapmalıyız" olur!
Nedense bu fedakarlığın faturası da hep çalışanlara çıkarılır.
Maaşlar zamanında ödenmez, insanlar geçinebilmek için
ek iş kovalamak zorunda bırakılır.

'KOOPERATİF GİBİ!"
Şimdi bir başka söz daha duyuyoruz...
Cafer Bey diyor ki,
"Şirketi çalışanlarla birlikte kooperatif gibi yönetiyoruz..."
Harika!
Kooperatifçilik, şeffaf olmayı gerektirir.
Siz de bu şartı yerine getirin ve gelir-gider tablosunu açıklayın.
Halk TV'nin reklam gelirleri ne kadar?
Sponsorlardan ne kadar kazanıyorsunuz?
Harcama kalemleri neler?
Teknoloji yatırımlarının maliyeti ne?
Üst düzey yöneticilerin maaşları ne?
Çalışan maaşlarının toplam bütçedeki payı ne?
Açıklayın da gerçekten ortada bir zarar varsa görelim.
Gerçekten fedakarlık yapıyorsanız alkışlayalım.

TUTARLI OLMAK ŞART!
Ama "hep zarar" masalının sonunda; yeni yatırımlar, yeni yayın organları, yeni binalar, yeni genişleme planları çıkıyorsa...
İnsan da sormadan edemiyor:
Bu zarar neden hiç patronun hayat standardına yansımıyor?
Muhalif medya patronu olmak, herşeyden önce çalışanın hakkını savunmayı gerektirmez mi?
Ekranda işçi hakkını savunup... Koridorda gazetecinin hakkını tartıştırırsanız...
Kimse size inanmaz!
Gazetecilikte güven, reytingden büyüktür.
Emekten yana görünen bir kurumda güven, önce binanın içindeki emekçiye nasıl davrandığınızla başlar.
Yoksa ekranda halkçılık oynamak kolaydır.

Varol Ersoy Medyaradar