UYARI!

Kullandığınız tarayıcının JavaScript kullanımı kapalı olduğundan sayfada bloke halindesiniz.


Sayfamızın tasarımı JavaScript kodları ile daha düzgün çalışmakta olduğundan bu uyarıyı aldığınızı belirtmek isteriz.

HALK TV'nin Yayın Akışı - Türkiye'deki TV Kanallarıyla İlgili Haberler - Sayfa 7 - Page 7 of 7
UydumTürk UydumTürk UydumTürk

UydumTürk

Fark Edilmeyeni Görür, Söylenilmeyeni Yazar!
16 Yaşındayız!
05 Nisan 2025 | Saat: Yükleniyor...

HALK TV'nin Yayın Akışı

Başlatan KARTAL DEMİR, 08 Aralık 2019 | 19:16

« CNBC-e TV Türkiye’nin,Yayın Akışı ile İlgili Haberler | FLASH HABER TV’nin Yayın Akışı »
ADMIN-DIYARBAKIR avatar
★RECAİ KARAKUŞ★
Admin
İleti 7,981 Konu 327 Beğeni 197 Puan 13,556
Admin
ADMIN-DIYARBAKIR avatar
  • 👑Kurucu👑Yönetici👑
  • 👑Hakimiyet;Alemlerin👑RABBİ Yüce ALLAH'INDIR👑
  • İleti 7,981
  • Konu 327
  • Beğeni 197
  • Puan 13,556
  • Almanya / Diyarbakır
  • Kayıtlı
HalkTV'nin patronu Cafer Mahiroğlu kaçak villadan ne kadar ceza aldı?



Sarıyer'de 4.5 milyon dolara satın aldığı villasına 400 metre kaçak bölüm ilave eden Halk TV patronu Cafer Mahiroğlu'nun, "imar kirliliğine neden olma" suçundan 5 yıla kadar hapis istemiyle İstanbul Asliye Ceza Mahkemesi'nde yargılandığı davada karar çıktı.

Sabah'ın haberine göre İstanbul 56. Asliye Ceza Mahkemesi, Mahiroğlu'nu, "imar kirliliğine neden olma" suçundan iki kez 2 yıl hapis cezasına çarptırdı.

Mahkeme ilk etapta, Mahiroğlu'nun geçmiş ve sabıkasız olmasını, cezanın geleceği üzerindeki olumsuz tesir edeceğini de göz önüne alarak takdir indirimi yaparak 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmetti.

CEZASI ERTELENDİ DENETİME TABİ TUTULACAK

Mahkeme, Mahiroğlu'nun daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmemiş olması ve yargılama sırasında gösterdiği pişmanlığın yanında, tekrar suç işlemeyeceği noktasında kanaatin de oluştuğunu belirterek hapis cezasının ertelenmesine karar verdi. Mahiroğlu'nun 1 yıl boyunca denetime tabi tutulmasına da hükmedildi.

METRE METRE KAÇAK

Kararda, yargılama neticesinde Mahiroğlu'nun kaçak inşaatında ne gibi uygulamalar yaptığı tek tek anlatıldı.

İşte tespitler: 15 Ağustos 2022 tarihinde İBB Boğaziçi İmar Şube Müdürlüğü görevlileri tarafından yapılan kontrolde, izinsiz ve ruhsatsız olarak iskânlı ana yapının bodrum kadına 297 metrekare ilave alan yapıldı.

Bodrum kata ilave edilen 297 metrekare alanın üst kısmı, zemin kat seviyesinde teras olarak inşa edildi. Yapının çatısı kaldırılarak 122.66 metrekarelik yeni kat ilave edildi. İskânlı ana yapının tamamında güçlendirme yapıldı.

BİLİRKİŞİ TEK TEK TESPİT ETTİ

Mahkeme tarafından 28 Ocak 2024 tarihli bilirkişi raporuna göre ise eski hâline getirme çalışmaları projesiz yapıldı. Bodrum katta yapılan ölçümlerde, buranın alanının yaklaşık 63 metrekare olduğu saptandı. Yapı Tatil Tutanağı'nda, bodrum katın iskânlı alanı 82.29 metrekare olarak belirtildiği vurgulandı.

BOĞAZİÇİ KANUNU'NA AYKIRI İNŞAAT

Yapı Tatil Tutanağı'nda aykırı ilave alanın ise 297 metrekare olduğu anlaşılırken 82.29 metrekare olan iskânlı alanın 63 metrekare civarına Ytong duvarla bölünerek indirildi. Duvarın arkasındaki 297 metrekare alanlı kısma, kapalı olduğundan geçilemedi. Duvar arkasında ne tür uygulama yapıldığı, bilirkişilerce bu sebeple tespit edilemedi.

Bodrum kata yapılan inşaat, bir proje çerçevesinde yapılmadı. Yetkili kurumlardan izinsiz yaptığı inşa çalışmaları Boğaziçi Kanunu'na aykırı olduğu, bu nedenle imar kirliliğine neden olduğu aktarıldı.

SUÇU MÜHENDİSE ATMIŞTI

Mahkemeye kaçak villa inşaatıyla ilgili ne proje ne tadilat belgesi ne de izin belgesi sunamayan Mahiroğlu, yaptığı kaçak inşaatla ilgili verdiği ifadede ise topu mühendise atmıştı.

Mahiroğlu, villanın çatı katında yaptığı ilave kat düzenlemesinin ruhsata aykırı olduğunu bilmediğini öne sürmüş, bu işlemin bilgisi dışında, görevlendirdiği mühendis tarafından gerçekleştirildiğini söyleyerek suçu mühendise atmıştı.

Yapının imara aykırı olmasını öğrendikten sonra yıkarak eski haline getirdiğini iddia eden Mahiroğlu, bunun dışında ruhsata aykırı bir durum olduysa da haberinin olmadığını söylemişti.

Medyaradar





ADMIN-DIYARBAKIR avatar
★RECAİ KARAKUŞ★
Admin
İleti 7,981 Konu 327 Beğeni 197 Puan 13,556
Admin
ADMIN-DIYARBAKIR avatar
  • 👑Kurucu👑Yönetici👑
  • 👑Hakimiyet;Alemlerin👑RABBİ Yüce ALLAH'INDIR👑
  • İleti 7,981
  • Konu 327
  • Beğeni 197
  • Puan 13,556
  • Almanya / Diyarbakır
  • Kayıtlı
Halk TV'de üç İsmail krizi: Saymaz siyasete mi ısınıyor?

Medyaradar'ın gizemli yazarı Keskin Kalem yine medya dünyasında ses getirecek bir yazıya imza attı.

Bir fırtına tuttu bizi, deryaya kardı
O bizim kavuşmalarımız a yarim, mahşere kaldı
Mapushanede yata yata, yanlarım çürüdü
Pencereden baka baka aa yarim, ela gözler süzüldü

Sırdaşlarım, yoldaşlarım, felaket arkadaşlarım...
Bugün sizleri Ata'mızın memleketi Selanik'ten ve en sevdiği türkülerden biri olan,
Bir Fırtına Tuttu Bizi ile karşılamak istedim.

Neden?
Çünkü siyaset, iş dünyası, yargı dünyası ve elbette medya...
Herkes kendini bir anda kusursuz bir fırtınanın içinde buldu.
Ha diyeceksiniz ki bre deli Keskin, ülkede fırtına ne zaman dindi?
Haklısınız amma bu seferki diğerlerinden farklı.
Az önce dediğim gibi bu fırtına kusursuz bir fırtına, yani aynı anda pek çok krizin ve çekişmenin bir anda yaşandığı, olağanüstü bir durum.

Fakat kabul edin, Keskin'iniz Kalem'inizi okuyanlar bu fırtınaya hazırlıksız yakalanmadı.
Çünkü aylardır, çok büyük olayların yaklaştığını, yakında ne medyada ne siyasette taş üstünde taş kalmayacağını yazdım.
Neredeyse yaz aylarından beri zaman zaman uyarıyorum.

Bir dönün de bakın sırdaşlar son 6 ayda neler yaşandı?
Ve bir tahminde bulunun, önümüzdeki 6 ayda neler yaşanacak?

Neyse peşrevi yine her zamanki gibi çok uzattım.
Geleyim sadede.
Geçen haftaki yazımı okuyanlar hatırlar, Halk TV'ye bir uyarı yapmıştım ve içinizdeki İrlandalılara dikkat edin demiştim.

O gün bugündür keskin kulaklarıma gelen bilgilere göre, kanal çalışanları, yönetim kademesi ve hatta patronajda büyük bir paranoya hüküm sürüyormuş.
Kanalı yönetenler, çalışanları fişlemeye bile başlamış.
Yok o Kılıçdaroğlu'na yakın...
Yok bunun iktidarla bağları derin...
Yok şu bizden görünüyor amma yaptıkları aslında bize ağır faturalar çıkarıyor...
Gibi gibi...

Hatta iddia o ki, GYY Suat Toktaş'ın tutuklanmasına giden süreçten sonra, kanal sahibi Cafer Mahiroğlu'nun artık çalışanlarla diyaloglarında çok daha dikkatli davrandığı, birkaç kişi dışında kimseyle çok konuşmadığı, ve güvendiği kişilerden çalışanlarla ilgili bilgiler aldığı iddia ediliyor.
Görünen o ki patron İrlandalı avına çıkmış.

Şimdiiiiiii felaket arkadaşlarım, asıl bilin bakalım ne oldu?
Kanalda hüküm süren bu şüphe dalgası dün ekrana yansıdı.
İsmail Küçükkaya'nın sabah programında öyle bir olay yaşandı ki, kanalın ekran yüzleri, yöneticileri ve çalışanlarının Barış Pehlivan'ın Suat Toktaş'a yaptıklarından sonra,
nasıl birbirinden şüphe ettiği tüm çıplaklığıyla gözler önüne serildi.

İsmail Küçükkaya'nın sabah programında konuğu Halk TV ve İmamoğlu tartışmalarının göbeğindeki İsmail Saymaz'dı...
Saymaz programda rutin konukluğunu yaparken, bir anda Küçükkaya, bir başka İsmail'in attığı bir tweetten bahsetti...
O tweeti atan, MHP Medya, İletişim ve Dijital Mecralardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı İsmail Özdemir'in ta kendisiydi.
Özdemir Saymaz'ı eleştirerek şu ifadeleri kullanmıştı:

"Sayın @KucukkayaIsmail
, siyasi haberleri kamuoyunda kargaşa yaratan, iç çatışmaya çağrı yapan yalanlarla, her konuda haber yorum adı altında konuşan İsmail Saymaz'dan mı adaleti öğreneceğiz yoksa sabırla bekleyip adalet kurumlarından mı öğreneceğiz?"



Ne olduysa, İsmail Küçükkaya'nın bu tweeti yayında gündeme getirmesiyle oldu.
Küçükkaya bir anda eline Anayasa kitapçığını alarak, İsmail Özdemir'e hitap ederek, devleti milleti sevdiğini söyledi.



O sırada Saymaz'ın yüz ifadesi değişti.
Sinirli olduğu her halinden belliydi.
Küçükkaya ''kimseyi sokağa çağırmadık'' dediği anda Saymaz araya girdi.
''Kendinden ya da benden bir şüphen var mı?'' dedi.
''Bir siyasetçinin her söylediği doğru diye kabul etmek zorunda değiliz,
cevap hakkını kullanmayabiliriz'' diye çıkıştı.

Saymaz'ın Küçükkaya'nın MHP'li üst düzey ismin tweetini okumasından duyduğu rahatsızlık bir anda laf dalaşına dönüştü.
Saymaz o an şu bomba ifadeleri kullandı:
''Bana yapışmayacak, halk kantarına vurduğumuzda ağırlığın benden yana olacağı ithamlar olduğunu düşünüyorum. Ancak bunu yayına taşımanın da manası olmadığını düşünüyorum.''

Ve böylece 3 İsmail arasında milyonların önünde büyük bir gerilim vuku buldu.
Peki Saymaz, Küçükkaya ile halihazırda var olan bir gerilimin patlamasını mı yaşadı?
Herkesin birbirinden şüphelenme hali kanalda tansiyonu mu çıkardı?
Bu soruların tümüne yanıtım: EVET



SAYMAZ SİYASETE Mİ ATILACAK?

Yazımın bu kısmını yukarıdaki olaylarla bağlantılı çok önemli iki kulise ayırıyorum:
Keskin radarıma takılan bilgilere göre, Halk TV'deki bu gerilimin sonucunda, aralarında ekran yüzü ve yönetici olan pek çok kişi iş arayışında.
Önemli isimlerin yakın zamanda kanaldan ayrılması bekleniyor.
Yani kan kaybı kaçınılmaz.
Umarım bu yaşanan gerilim patlamadan önce, kanaldan giden gider, kalan sağlar da Mahiroğlu'nun olur.

Diğer önemli kulis ise İsmail Saymaz'la ilgili...
Kendini iyiden iyiye Ekrem İmamoğlu'nun medya yapılanmasının amirallerinden birine çeviren Saymaz, İBB'den aldığı fon iddialarıyla gündemde.
Kimilerine göre yazlık, kimilerine göre İstanbul'da on milyonlarca lira değerinde daireler...
Kimilerine göreyse elden ya da başka yöntemlerle alınan yüklü maaşlar.

Saymaz'ın gazeteciden çok bir siyaset kliğinin parçası gibi davrandığı uzun süredir ortada.
Kulislerde de Saymaz'ın İmamoğlu ekibiyle birlikte siyasete atılacağı konuşuluyordu.
Bence Saymaz yukarıda anlattığım üç İsmail krizinde, zaten siyasete atılacağının sinyalini verdi.
O sinyal şu ifadede gizli: Halk kantarına vurduğumuzda ağırlığın benden yana olacağı ithamlar olduğunu düşünüyorum.

Bir gazeteci düşünün ki bir partinin genel başkan yardımcısına halk kantarında meydan okuyor.
Sizce bu gazeteci midir, yoksa gizli siyasetçi mi?
Takdir sizin sırdaşlarım.

Keskin Kalem Medyaradar

ADMIN-DIYARBAKIR avatar
★RECAİ KARAKUŞ★
Admin
İleti 7,981 Konu 327 Beğeni 197 Puan 13,556
Admin
ADMIN-DIYARBAKIR avatar
  • 👑Kurucu👑Yönetici👑
  • 👑Hakimiyet;Alemlerin👑RABBİ Yüce ALLAH'INDIR👑
  • İleti 7,981
  • Konu 327
  • Beğeni 197
  • Puan 13,556
  • Almanya / Diyarbakır
  • Kayıtlı
Halk TV "bilirkişi" davasında ilk duruşma yarın



Halk TV hakkındaki "bilirkişi" davasında ilk duruşma yarın görülecek...

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun adını açıkladığı bilirkişi ile yapılan telefon görüşmesinin yayınlandığı Halk TV hakkındaki dava yarın görülecek.

NE OLMUŞTU?

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun "turpun büyüğü" diyerek Esenyurt ve Beşiktaş Belediyesi hakkında raporlar yazan bilirkişinin ismini açıklamasının ardından, bilirkişi ile görüşerek kamuoyuyla paylaşan gazeteci ve Cumhuriyet yazarı Barış Pehlivan, "kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması" ve "bilirkişiyi etkilemeye teşebbüs" suçu iddiasıyla gözaltına alınmıştı. Pehlivan'ın ardından Halk TV Genel Yayın Yönetmeni Suat Toktaş, Halk TV Sorumlu Müdürü ve Programcısı Serhan Asker, Halk TV sunucusu Seda Selek, Halk TV Program Koordinatörü Kürşad Oğuz da gözaltına alınmıştı. Pehlivan, Selek, Asker ve Oğuz adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, Suat Toktaş tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Halk TV yöneticileri hakkında yürüttüğü soruşturmayı tamamlayarak, iddianameyi hazırlamıştı.

İddianamede bilirkişi S.B. müşteki, Barış Pehlivan, Kürşad Oğuz, Suat Toktaş, Seda Selek ve Serhan Asker ise şüpheli olarak yer almıştı.

İddianamede Barış Pehlivan ve Kürşad Oğuz hakkında müşteki olan bilirkişiyle yapmış oldukları görüşmeyi kayda aldıkları gerekçesiyle "kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması" ve "yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs" suçlarından 6 yıldan 14'er yıla kadar hapis cezası talep edilmişti.

Seda Selek, Suat Toktaş ve Serhan Asker hakkında ise suça konu ses kaydını birbirleri ile paylaşıp canlı yayında yayınladıkları gerekçesiyle "kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması" ve "yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs" suçlarından 4 yıldan 9'ar yıla kadar hapisle cezalandırılmaları istenmişti.

Medyaradar

ADMIN-DIYARBAKIR avatar
★RECAİ KARAKUŞ★
Admin
İleti 7,981 Konu 327 Beğeni 197 Puan 13,556
Admin
ADMIN-DIYARBAKIR avatar
  • 👑Kurucu👑Yönetici👑
  • 👑Hakimiyet;Alemlerin👑RABBİ Yüce ALLAH'INDIR👑
  • İleti 7,981
  • Konu 327
  • Beğeni 197
  • Puan 13,556
  • Almanya / Diyarbakır
  • Kayıtlı
Halk TV ve gazetecilerin 'bilirkişi davası' başladı



İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun düzenlediği basın toplantısında gündeme getirdiği bir bilirkişi ile ilgili haber yapan Halk TV Genel Yayın Yönetmeni Suat Toktaş, Sorumlu Müdür Serhan Asker, Programlar Koordinatörü Kürşad Oğuz, Programcı Barış Pehlivan ve sunucu Seda Selek hakkında açılan davanın ilk duruşması görülmeye başlandı. Savcılık ifadelerin ardından Toktaş'ın tutukluk halinin devamını talep etti.


İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun düzenlediği basın toplantısında gündeme getirdiği bir bilirkişi S.B. ile ilgili TV haberini yayınlayan Halk TV Genel Yayın Yönetmeni Suat Toktaş, Sorumlu Müdür Serhan Asker, Programlar Koordinatörü Kürşad Oğuz, Programcı Barış Pehlivan ve sunucu Seda Selek hakkında açılan davanın ilk duruşması bu sabah görülmeye başlandı.

55 YILA KADAR HAPİS CEZASI İSTENİYOR
Suat Toktaş 34 gündür tutuklu. Suat Toktaş ile arkadaşları hakkında hazırlanan iddianamede, toplam 24 yıldan 55 yıla kadar hapis cezası isteniyor.

Duruşmayı gazetecilerin avukatları, meslektaşları, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti İstanbul, Ankara ve İzmir temsilcileri, Türkiye Gazeteciler Sendikası temsilcisi, Ankara Barosu yönetiminin yanı sıra aralarında CHP Genel Başkan Yardımcıları Burhanettin Bulut, Gökan Zeybek, Gökçe Gökçen ile milletvekilleri Mahmut Tanal, Sezgin Tanrıkulu, Utku Çakırözer, TİP Milletvekili Ahmet Şık'ın da bulunduğu çok sayıda siyasetçi izliyor.

Yoğun ilgi nedeniyle salona giremeyenler olurken, avukatlar duruşmanın konferans salonunda yapılmasını istedi. Ancak salonda devam kararı alan mahkeme başkanı, kimlik tespitleri ve savunmalarla yargılamayı başlattı.

AB Türkiye Delefasyonu'nun da takip ettiği Halk TV duruşması ve diğer mahkemeler nedeniyle adliye önünde de geniş bir alan polis bariyerleriyle çevrildi. Polis geniş güvenlik önlemi aldı.

İLK SAVUNMAYI SEDA SELEK YAPTI
Duruşmada ilk olarak sunucu Seda Selek savunma yaptı. Selek, 23 yıldır gazetecilik yaptığını ve çeşitli haber kanallarında çalıştığını belirterek, yayın akışlarının bir gün önceden belirlendiğini ancak yayın sırasında bir son dakika gelişmesi olduğunda bunları da sunduğunu anlattı.

Selek, "O gün Ekrem İmamoğlu'nun bir basın toplantısı olacaktı. Biz de bunu ekranlara getirdik ve basın toplantısı bittikten sonra ben de konuklarımla bu konuyu konuşmaya devam ettik. İlerleyen dakikalarda benim kulağıma, önemli bir konu olduğunu ve ekrana verileceği söylendi. Gazeteci arkadaşımız Barış Pehlivan'ın haberi olduğunu biliyordum, içeriğinin ne olduğunu ben o an ekranda da söylüyorum. Bu içerikle ilgili değerlendirme yapacak bir done yoktu. Bilirkişi S.B. çok kısa cevaplar vermiş ve geçiştirmişti arkadaşımızı. Bilgim olmadığı, yayın sırasında gelişen bir olay olduğu gibi bir gazetecilik faaliyetidir. Bilirkişi, bu güne kadar ismi bilinmeyen ama Ekrem İmamoğlu'nun basın toplantısından sonra çokça merak edilmiştir. Bir gazetecinin de merak etmesi, sorular sorması doğaldır" dedi.

"HOŞ GELDİN SUAT ABİ"
Soruşturma ve dava nedeniyle 34 gündür tutuklu bulunan Halk TV Genel Yayın Yönetmeni Suat Toktaş da sunucu Seda Selek savunmasını tamamlarken salona getirildi.

Alkışlar eşliğinde salona giren Toktaş'a salondakiler, "Hoş geldin Suat Abi!" diye seslendi. Kızı Deniz Toktaş, babasını görebilmek için büyük çaba harcadı. Jandarma bir süre Toktaş'ın çevresinde koridor oluşturdu, hakim fotoğraf çekilmemesi uyarısı yaptı.

KÜRŞAD OĞUZ: GAZETECİLİĞE AÇILMIŞ BİR DAVA
Halk TV Programlar Koordinatörü Kürşad Oğuz savunmasında, "30 yıllık gazeteciyim. 1995 yılından bu yana dergilerden internet sitelerine, gazetelerden televizyonlara pek çok önemli medya organında muhabirlikten genel yayın yönetmenliğine kadar farklı kademelerde görev yaptım. Yüzlerce gazeteci arkadaşımla birlikte, her zaman büyük bir heyecan ve merakla, gazetecilikte hep daha iyisini yapmaya çalıştım. Bu davayı kendime veya arkadaşlarıma değil, gazeteciliğe açılmış bir dava olarak gördüğümü belirtmek isterim. Böyle olduğu için de emin olun kendim için değil, ülkem ve çocuklarımız için, gelecek kuşaklar için üzgünüm." dedi.

Soruşturmaya konu olan gün, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun İBB ile ilgili davalara atanan bilirkişi hakkındaki basın toplantısını izlediğini, o toplantı başladığı andan itibaren Türkiye'de en çok konuşulan, merak edilen kişinin S.B. isimli bilirkişi olduğunu anlatan Oğuz, şunları kaydetti:

"Herkes birbirine onun kim olduğunu sordu. O an işini iyi yapan her gazetecinin aklından geçen şey, o bilirkişiye ulaşıp ona söz hakkı vermek ve hakkındaki suçlamalara ne cevap vereceğini öğrenmekti. Bu, o günün en önemli haber konusuydu ve ciddi bir haber niteliği vardı. Toplantı bitiminde gazeteciler ve konuklar dağılırken binanın dışında gazeteci arkadaşım Barış Pehlivan'ın bir telefon konuşması yaptığını gördüm. O konuşmaya kulak verdiğimde, kendisinin S.B. adlı bilirkişiye ulaştığını ve onunla konuştuğunu anladım. Tamamen gazetecilik refleksiyle, hakkında pekçok suçlama yapılan bilirkişi S.B.'ın söyleyeceklerini atlamamak, ağzından ne çıkıyorsa onu ikinci bir kez daha net olarak duymak maksadıyla kayıt cihazını açtım ve kaydettim.

"BİLİRKİŞİ BİR GAZETECİYLE KONUŞTUĞUNUN BİLİNCİNDEYDİ"
Bilirkişi, Barış Pehlivan'la yaptığı telefon görüşmesinde son derece rahat, tüm sorulara cevap veren hatta espri yapan bir tavırdaydı. Kendisine yapılan suçlamaları reddetti, bir kısmının yalan olduğunu söyledi. Barış, Halk TV'den aradığını söyledi ve hatta mümkünse yüz yüze de konuşmak istediğini belirtti, dolayısıyla o bilirkişi bir gazeteciyle konuştuğunun bilincindeydi hatta bu bilinçle konuşmayı da sürdürdü.

Gazetecilere kamunun verdiği görev ve sorumluluk, olayların açığa çıkmasına, gerçeklerin bilinmesine aracı olmak ve haberin her muhatabını dinleyerek, objektif gazetecilik prensibi gereği sözlerini paylaşmaktır. Bunun da ötesinde, tüm Türkiye'nin konuştuğu ve bulmak istediği ismi bulup konuşturmak bir gazetecilik başarısıdır. Ben de bu görev bilinciyle ve tamamen gazetecilik refleksiyle yaptığım kaydı hiçbir çıkarma, eksiltme yapmadan, doğrudan Yayın Yönetmeni arkadaşımız Suat Toktaş'a gönderdim. Tekrar ediyorum, bu kaydı yaparken temel saikim, sabah boyunca gündem olan şahsa söz hakkı tanıdığımızı bilmek ve şahsın tüm konuşmalarının atlanmadan bire bir hafızaya alınmasını sağlamaktı...

"SUÇ İŞLEME KASTIMIZ YOKTU"
Bu kaydı tamamen gazetecilik refleksiyle yaptığımı tekrar etmek istiyorum. Kaydın programda yayınlandığını daha sonra sosyal medyadan öğrendim. Yukarıda da belirtiğim gibi suç işleme kastımız yoktu. Benim de Suat Toktaş'ın da yoktu. Suat Toktaş'ın da bu kaydın yayınlanmasında tamamen gazetecilik refleksiyle hareket ettiğini biliyorum. Kendisi de benim gibi bahse konu kişiye iddialara ilişkin bir söz hakkı tanıdığını düşünerek bu kaydı o anda yayına girdi.

Gazetecilik mesleğini icra etmemiz münasebetiyle katılmış olduğumuz bir çok toplantıda, söyleşide yahut yapmış olduğumuz röportajlarda bu şekilde kayıtlar yaparız. Bunun haricinde ben, yapmış olduğum yerli yabancı pek çok söyleşiyle kayıt alışkanlığı edinmiş biriyim. Dolayısıyla bu kayıt hem gizli saklı bir kayıt değildir. Hem açıklamaları aracısız dinlemek hem de muhatabın söz hakkına dair bir kayıttır. Bu vesileyle benim tarafımdan bir ifşada bulunulmadığını da vurgulamak isterim.

Bilirkişi üzerinden yargıya müdahale suçlamasına gelirsek... Bunu nasıl yapmış olduğumu açıkçası anlamadım. Söz konusu bilirkişi belediyeyle ilgili raporlarını yazmış ve yargıya ocak ayı başında, yani çok önceden teslim etmiş bir isim. Barış'ın kendisi ile yaptığı görüşme ise 27 Ocak'ta gerçekleşiyor. Dolayısıyla zaten kronolojik ve objektif olarak değerlendirme yapıldığında bizim onun raporlarını etkileme veya kendisini etki altına alma gibi bir eylemimizin olamayacağı aşikar. Aksi durumun kabulü hayatın olağan akışına aykırı olacaktır."

"ÜLKEYE GÜVEN AZALIR"
Kürşad Oğuz, yargılamaya konu suçlamanın, aslında bir gazetecilik başarısı ve gazeteciliğin temel prensiplerinin uygulanmasından başka bir şey olmadığını belirterek, savunmasını şöyle tamamladı:

"Özgür ve bağımsız medya organlarının bu haberleri yapmasının kısıtlanması, toplumun nefes borularının da tıkanması anlamına gelir. Toplum, haber alma hak ve özgürlüğünün kısıtlandığını gördüğünde yaşadığı ülkeye güvenini azaltır. Bu açıdan bakıldığında, demokrasi ve özgürlüklere çok ihtiyaç duyduğumuz şu günlerde, yapılanın toplum yararına bir çalışma olduğu da gözlerden kaçmamalıdır."

NE OLMUŞTU?
TBB ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Saraçhane'de düzenlediği "Turpun Büyüğü" başlıklı basın toplantısında bir bilirkişinin kritik ve tartışmalı soruşturmalarda görevlendirildiğini belirterek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a seslenmiş, "Sizin turp zannettikleriniz, bu milletin gönlünde zerre yer etmez. Sayın Cumhurbaşkanı; turpun büyüğü senin heybenden çıktı. Aslında işin çok kolay. Bu kadar heybe sırtında taşımana gerek yok. Bu kadar yük taşıyacağına, kendini sadece milletin sandıktaki vicdanına emanet ettiğin an rahatlayacaksın. Yastığa başınızı koyduğunuzda huzurla uyumak kadar güzeli yoktur" demişti.

Kamuoyu gündeminde ön sıralara çıkan o bilirkişiyle yaptıkları telefon görüşmesinin kaydını yayınlayan Halk TV'den 5 gazeteci hakkında soruşturma başlatılmıştı. Savcılık ve hakimlikte, haberin sorumluluğunu üstlenen ve sadece gazetecilik yaptığını belirten Halk TV Genel Yayın yönetmeni Suat Toktaş tutuklanırken, 4 gazeteci hakkında adli kontrol hükümleri uygulanmıştı.

İDDİANAMEDEKİ SUÇLAMALAR
İstanbul Cumhuriyet Savcılığı'nca düzenlenip Asliye Ceza Mahkemesi'ne gönderilen iddianamede, Halk TV Genel Yayın Yönetmeni Suat Toktaş, Sorumlu Müdür Serhan Asker, Programlar Koordinatörü Kürşad Oğuz, Programcı Barış Pehlivan ve sunucu Seda Selek için değişik hapis cezaları istendi.

Barış Pehlivan ile Kürşad Oğuz'a "kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaları kayıt etmek, yargı görevini yapanı etkileme, kayda alınan konuşmaların basın, yayın yoluyla yayınlanması" suçlamalarıyla 6 yıldan 14 yıla kadar, Toktaş, Seda Selek ve Serhan Asker hakkında ise "kayda alınan konuşmaların basın, yayın yoluyla yayınlanması, yargı görevini yapanı etkileme" suçlamasıyla 4 yıldan 9 yıla kadar hapis cezası istendi. Gazeteciler hakkında ayrıca siyasi yasak istendi.

Medyaradar

ADMIN-DIYARBAKIR avatar
★RECAİ KARAKUŞ★
Admin
İleti 7,981 Konu 327 Beğeni 197 Puan 13,556
Admin
ADMIN-DIYARBAKIR avatar
  • 👑Kurucu👑Yönetici👑
  • 👑Hakimiyet;Alemlerin👑RABBİ Yüce ALLAH'INDIR👑
  • İleti 7,981
  • Konu 327
  • Beğeni 197
  • Puan 13,556
  • Almanya / Diyarbakır
  • Kayıtlı


Bilirkişi soruşturmasında yeni gelişme! 5 gazetecinin beraatine itiraz edildi
Son dakika haberleri: Gazetecilere yönelik 'Bilirkişi soruşturması' kapsamında tutuklu bulunan Halk TV Genel Yayın Yönetmeni Suat Toktaş'ın tahliyesine ve 5 gazetecinin de beraatine karar verildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, karara itiraz etmek için üst mahkemeye başvurdu.

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun düzenlediği basın toplantısında gündeme getirdiği bilirkişi S.B. ile ilgili haberi yayınlayan Halk TV Genel Yayın Yönetmeni Suat Toktaş, Sorumlu Müdür Serhan Asker, Programlar Koordinatörü Kürşad Oğuz, programcı Barış Pehlivan ve sunucu Seda Selek'in yargılandığı davada  ilk duruşma kimlik tespitleriyle başladı.

İstanbul 54. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın tutuklu sanığı Suat Toktaş duruşma salonuna getirilirken, ilk savunmayı Seda Selek yaptı.

SELEK İDDİALARI REDDETTİ
Suçlamaları reddeden Selek, haberin yayına verilmesi konusunda söz sahibi olmadığımı belirterek, "Bu durum ortadayken, gözaltına alınmam ve aleyhime ağır adli kontrol tedbirlerine hükmedilmesi sonrasında hakkımda kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi gerektiği açıktır. Buna karşın hakkımda iddianame düzenlenmesinin ne anlama geldiğinin takdirini kamuoyuna bırakıyorum" dedi.

'GAZETECİLİK REFLEKSİYLE KAYDI YAYINLADI'
Savunma yapan Kürşat Oğuz, Barış Pehlivan'ın, bilirkişi S.B. ile telefon konuşmasına şahit olunca tamamen gazetecilik refleksiyle konuşmayı kayıt altına aldığını belirterek, "Bu kaydı yayınlamasak bile haberi yapılacaktı ama söylediği hiçbir şeyi atlamamak için kayıt yaptım. Hiçbir şekilde üzerinde oynamadan kaydı Suat Toktaş'a gönderdim. Suat Toktaş da yine gazetecilik refleksiyle kaydı yayınladı" dedi.

Oğuz, "Bilirkişiyi etkileme suçlaması da gerçeği yansıtmıyor çünkü zaten yazılmış bir rapordu" ifadelerini de kullandı.

'İDDİALARI SORMAK İSTEDİM'
Oğuz'dan sonra Barış Pehlivan savunmasına başladı.

İddianamede bilirkişiyle yapılan görüşmenin tutanağının yer almadığını belirten Pehlivan maksadının haber atlamak olduğunu ve gazetecilik refleksiyle hareket ettiğini söyledi.

Pehlivan, "Bir siyasetçinin, bir bilirkişi hakkında böylesi iddialarda bulunması bu topraklarda yaşamış herkesin dikkatini çekmelidir. Benim de bir gazeteci olarak, o siyasetçinin iddialarını ciddiye almak ve bu çarpıcı tezlerini muhatabına sormak gibi bir görevim var. Ekrem İmamoğlu'nun basın toplantısı bitti. Ben de ilgili bilirkişiye hakkındaki iddiaları sormak istedim. Bunun için kendisine ulaştım ve sorularımı sordum" diye konuştu.

Pehlivan ve avukatının savunmasından sonra mahkeme duruşmaya ara verdi.

'BİZ BU ÜLKENİN SEVDALISIYIZ, KOVSALAR DA GİTMEYİZ'
Aradan sonra duruşma tutuklu gazeteci Suat Toktaş savunmasına başladı.

"Burada 5 kişi sanık olarak yargılanıyor ama olay 3 kişi arasında geçiyor. Seda Selek ve Serhan Asker bu davanın dışında kalmalıdır" diyerek savunmasına başlayan Toktaş, şu ifadeleri kullandı:

"Arkadaşlarım gözaltına alındığında kanalda işimin başındaydım. Sonra bana savcılıktan çağrı geldi, yine kanaldaydım. Delil karartabilir, kaçabilir deniyor. Kaçacak olsam o arada kaçardım. Biz bu ülkenin sevdalısıyız, kovsalar da gitmeyiz."

Toktaş, "Türkiye'de gazetecilik unutuldu, fonksiyonları unutuldu" ifadelerini de kullandı.

'BERAATİMİ TALEP EDİYORUM'
Toktaş'ın ardından son savunmayı Serhan Asker yaptı. S.B. adlı bilirkişinin ses kaydının yayınlandığı gün izinli olduğunu ve hiçbir dahli olmadığını belirten Asker, "İki gün gözaltında kaldım. Önce Gasp Büro'nun nezaretine koydular. Sonra 'Hırsızlarla bir arada tuttular' derim diye oradan çıkarttılar. Haftada bir imza veriyorum. Yurt dışı çıkış yasağım var. Beraatimi talep ediyorum" diye konuştu.

SAVCILIK, SUAT TOKTAŞ'IN TUTUKLULUĞUNUN DEVAMINI İSTEDİ
Savcılık mütalaasında Toktaş'ın tutukluluk halinin devamını istedi, yargılanan gazetecilerin de cezalandırılmasını talep etti.

Son sözlerin ardından mahkeme davadaki kararını açıklamak için 10 dakika ara verdi.

TÜM GAZETECİLERE BERAAT
Aranın ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti, davada tutuklu bulunan Suat Toktaş'ın tahliyesine karar verirken, tüm gazeteciler beraat etti. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, beraat ve tahliye kararına itiraz edeceğini duyurdu.

KARARA İTİRAZ
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı gazeteciler için verilen karara itiraz etmek için üst mahkemeye başvurdu.

NE OLMUŞTU?
İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun adını açıkladığı bilirkişi ile yaptığı görüşmeyi yayınladığı gerekçesiyle hakkında soruşturma başlatılan gazeteci Barış Pehlivan, 28 Ocak akşamı Halk TV binasına gelen polisler tarafından gözaltına alınmıştı. Aynı akşam Halk TV programcıları Seda Selek ve Serhan Asker hakkında da gözaltı kararı verilmişti.

Pehlivan ve Selek bir gecelik gözaltının ardından 29 Ocak'ta Çağlayan Adliyesi'nde savcılık ifadesinin alınması için sevk edilmişti.

Gazetecilerin savcılık ifadesi sonrası Halk TV programcısı Kürşad Oğuz ve Halk TV Genel Yayın Yönetmeni Suat Toktaş da ifadelerinin alınması için Çağlayan Adliyesi'ne getirilmişti.

'Kayda Alınan Konuşmaların Basın, Yayın Yoluyla Yayınlanması' ve Yargı Görevini Yapanı Etkileme' iddiası üzerine terör bürosunda savcıya ifade veren Seda Selek ve Serhan Asker adli kontrol ile serbest bırakılmış; Pehlivan, Oğuz ve Toktaş ise tutuklama talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilmişti.

5. Sulh Ceza Hakimliği tarafından Toktaş, 'kaçma, saklanma ve delilleri yok etme şüphesi görüldüğü' iddiasıyla tutuklanmıştı.

Pehlivan ile Oğuz, 3 gün karakolda imza ve yurt dışı çıkış yasağı şartıyla serbest bırakılmıştı.

İDDİANAMEDEN
İddianamede, Barış Pehlivan ile Kürşad Oğuz hakkında "Kişiler Arasındaki Aleni Olmayan Konuşmaları Kayıt Etmek, Yargı Görevini Yapanı Etkileme, Kayda alınan konuşmaların basın, yayın yoluyla yayınlanması" suçundan 6 yıldan 14 yıla kadar hapis cezası talep edilmişti.

Soruşturma kapsamında tutuklanan Suat Toktaş ile adli kontrolle serbest bırakılan Seda Selek ve Serhan Asker'e "Kayda alınan konuşmaların basın yayın yoluyla yayınlanması, Yargı Görevini Yapanı Etkileme" suçundan 4 yıldan 9 yıla kadar hapis cezası istenmişti.

Ekran Haber

ADMIN-DIYARBAKIR avatar
★RECAİ KARAKUŞ★
Admin
İleti 7,981 Konu 327 Beğeni 197 Puan 13,556
Admin
ADMIN-DIYARBAKIR avatar
  • 👑Kurucu👑Yönetici👑
  • 👑Hakimiyet;Alemlerin👑RABBİ Yüce ALLAH'INDIR👑
  • İleti 7,981
  • Konu 327
  • Beğeni 197
  • Puan 13,556
  • Almanya / Diyarbakır
  • Kayıtlı
Halk TV'de Sahur ve İftar Saatleri Karıştı: İzleyiciler Şaşkın!

Ramazan ayı kapsamında ekranlara şehirlerin imsak vakitleri getirilirken, yayınlanan tablonun üstüne iftar vakti yazan Halk TV, izleyicilerin tepkisini topladı.



Halk TV ramazan ayında gerçekleştirdiği programlarıyla konuşulmaya devam ediyor.

Halk TV, bu kez sahur ve iftar vakitlerini karıştırarak sosyal medyanın gündemine oturdu.

İFTAR VE SAHUR VAKİTLERİNİ ŞAŞIRDILAR

Ekranlara, şehirlerin imsak vakitleri getirilirken, yayınlanan tablonun üstüne iseiftar vakti yazıldı.

Kısa sürede gündem olan bu hata, izleyicilerin tepkisini çekti.

İZLEYİCİLERDEN TEPKİ

Halk TV'nin sahur ve iftar vakitlerini şaşırması sonrası kullanıcılar tarafından tepki gösteren yorumlar yapıldı.

Bir sosyal medya kullanıcısı "Meyhane şarkıları ile ramazan programı yapan Halk TV'den yeni bir rezalet daha.. Böyle hata olmaz." yorumunda bulunurken, bir diğer kullanıcı ise, "Halk TV'nin iftarı sahur sahuru iftar..." dedi.

CANLI YAYINDA ÇALAN ŞARKI DA TEPKİ ÇEKMİŞTİ

Öte yandan Ramazan ayına özel program düzenleyen Halk TV, Serhan Aslan'ın 'Görkemli Hatıralar' programı için Üsküdar ilçesinde bulunan Nakkaştepe'de canlı yayın gerçekleştirmişti.

Ramazan ayına özel video ve kliplerin yayına verildiği esnada söylenen şarkı gündem olup, tepki çekmişti.

"OTURMUŞ KUMAR OYNAR AH CİĞERİM KÖŞESİ"

Tepki çeken görüntülerde kameralar, "Oturmuş kumar oynar ah ciğerim köşesi" şarkısı eşliğinde "Hoş geldin on bir ayın sultanı" yazan mahyalara odaklanmıştı.

O anlar sosyal medyada gündem olurken kimi kullanıcı tepkisini iletirken kimileri ise duruma şaşırmadığını ifade etmişti.

Medya Alemi

ADMIN-DIYARBAKIR avatar
★RECAİ KARAKUŞ★
Admin
İleti 7,981 Konu 327 Beğeni 197 Puan 13,556
Admin
ADMIN-DIYARBAKIR avatar
  • 👑Kurucu👑Yönetici👑
  • 👑Hakimiyet;Alemlerin👑RABBİ Yüce ALLAH'INDIR👑
  • İleti 7,981
  • Konu 327
  • Beğeni 197
  • Puan 13,556
  • Almanya / Diyarbakır
  • Kayıtlı
Halk TV: Google'a Karşı Yasal Süreç Başlatıyoruz!

Halk TV, son 6 aydır Türkiye'deki bağımsız medya kuruluşlarının okunma oranlarındaki düşüşe dikkat çekerek, çok uluslu Amerikan şirketi Google'a dava açacağını duyurdu.



Halk TV, Amerikalı internet şirketi Google'ı yaptığı algoritma değişiklikleri ile Türkiye'deki bağımsız yayıncılara sansür uygulamakla suçladı. Google'ı dava edeceğini duyuran kanal, "Aylardır Google sansürüyle mücadele eden Halk TV olarak bu haksız rekabete, açık sansüre karşı hukuksal mücadele hakkımızı kullanma kararı aldık" açıklamasında bulundu.

Halk TV'den yapılan açıklamada, "Google, geçtiğimiz yılın Ağustos ayında 'algoritma güncellemesi' adı altında çok büyük ve kapsamlı bir sansür programı uygulamaya koydu. Yaklaşık 6 aydır, çok kısa dönemli düzelmeler dışında, bağımsız medyanın haberlerinin okurla buluşması çok büyük oranda engelleniyor. Aralarında Halk TV'nin de olduğu çok sayıda haber platformunun haberleri kelimenin tam anlamıyla okurdan kaçırılıyor. "Google Keşfet" ya da "Google Haberler" gibi vitrin olarak tanımlanan havuzlar, başta halktv.com.tr olmak üzere birçok yayıncıya kapalı. Bu süreçte yayıncılar okur trafiklerini yüzde 90'a varan oranda kaybetti. Okur trafiğine bağlı olarak gelirlerde de büyük kayıplar yaşandı. Ve tüm çağrılara rağmen Google bu açık karartmanın nedenini açıklamadı, sorunun çözümü için kurulan temaslar karşılıksız kaldı" ifadelerine yer verildi.

Medya Alemi

ADMIN-DIYARBAKIR avatar
★RECAİ KARAKUŞ★
Admin
İleti 7,981 Konu 327 Beğeni 197 Puan 13,556
Admin
ADMIN-DIYARBAKIR avatar
  • 👑Kurucu👑Yönetici👑
  • 👑Hakimiyet;Alemlerin👑RABBİ Yüce ALLAH'INDIR👑
  • İleti 7,981
  • Konu 327
  • Beğeni 197
  • Puan 13,556
  • Almanya / Diyarbakır
  • Kayıtlı
Halk TV'nin ünlü yorumcusu kanala veda etti: '2.5 yıllık serüvenimiz sona erdi'

2.5 yıldır yorumlarıyla Halk TV ekranlarına çıkan Doç. Dr. Can Kakışım, kanalla yolları ayırdıklarını duyurdu. Kakışım, "Beni TV'de izlemeyi seven dostlar için üzücü ve biraz da gecikmeli bir haberim var. Halk TV ile olan 2,5 yıllık serüvenimiz sona erdi ve yollarımızı ayırdık" ifadelerini kullandı.

2,5 yıldır Halk TV yorumcusu olarak görev yapan Doç. Dr. Can Kakışım, kanala veda ettiğini açıkladı. Kakışım, Sansürsüz programında Sinem Fıstıkoğlu ile birlikte ekranlarda yer alıyordu.

Sosyal medya hesabı üzerinden açıklama yapan Kakışım, "Benim için çetin ve öğretici bir süreç oldu. Sizi temin ederim ki bu süre zarfında düşündüğümden ve inandığımdan başka bir şey söylemedim, yazmadım" ifadelerini kullandı.

Kakışım, söz konusu paylaşımında şunları yazdı:

"Beni TV'de izlemeyi seven dostlar için üzücü ve biraz da gecikmeli bir haberim var. Halk TV ile olan 2,5 yıllık serüvenimiz sona erdi ve yollarımızı ayırdık. Türkiye için çok kritik bir dönemeçte buraya başladım ve bu önemli anlara burada tanıklık ettim. Benim için çetin ve öğretici bir süreç oldu. Sizi temin ederim ki bu süre zarfında düşündüğümden ve inandığımdan başka bir şey söylemedim, yazmadım. Sadece kendi gerçeklerimi kendi penceremden anlatmaya çalıştım. Fikirlerim ve katkılarım konusunda takdir tabii ki kamuoyunun.

Tüm destekleri için Halk TV seyircisine teşekkür ederim. Bu kısa açıklama da beni ekranda göremeyince arayıp, yazıp halimi hatırımı soran dostların ilgisine bir selam ve saygı duruşu olsun."



Medyaradar

ADMIN-DIYARBAKIR avatar
★RECAİ KARAKUŞ★
Admin
İleti 7,981 Konu 327 Beğeni 197 Puan 13,556
Admin
ADMIN-DIYARBAKIR avatar
  • 👑Kurucu👑Yönetici👑
  • 👑Hakimiyet;Alemlerin👑RABBİ Yüce ALLAH'INDIR👑
  • İleti 7,981
  • Konu 327
  • Beğeni 197
  • Puan 13,556
  • Almanya / Diyarbakır
  • Kayıtlı
Şule Aydın duyurdu! Kayda Geçsin ekibi Halk TV ile yollarını ayırdı



Rasim Ozan Kütahyalı'nın Halk TV'ye röportaj vermesinden sonra "Kayda Geçsin" program ekibi Halk TV ile yollarını ayırdı...

Halk TV, Rasim Ozan Kütahyalı ile yaptığı röportajı YouTube kanalı üzerinden yayınladı.

Rasim Ozan Kütahyalı'nın Halk TV'ye röportaj vermesi ise kurumda çalışan gazetecileri rahatsız etti

Bu yayın sonrası Barış Pehlivan, Timur Soykan, Murat Ağırel gibi isimler, Rasim Ozan Kütahyalı'nın Halk TV'de yer almasına tepki gösterdi.

Kayda Geçsin program ekibinden Şule Aydın'da bugün sosyal medya hesabından yaptığı bir paylaşımla "Kayda Geçsin ekibi olarak bugün itibarıyla Halk TV ile yollarımız ayrıldı." ayrılık haberini duyurdu.

Şule Aydın yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

Herkese merhaba...

Kayda Geçsin ekibi olarak bugün itibarıyla Halk TV ile yollarımız ayrıldı.

İktidar baskısıyla medyanın karartıldığı, basın özgürlüğünün katledildiği bir dönemde Halk TV'de özgürce yayınlar yaptık ve bu konuda desteklendik.

Bizim için her zaman değerli olan Halk TV ailesine ve izleyicisine çok teşekkür ederiz.

Medyaradar

ADMIN-DIYARBAKIR avatar
★RECAİ KARAKUŞ★
Admin
İleti 7,981 Konu 327 Beğeni 197 Puan 13,556
Admin
ADMIN-DIYARBAKIR avatar
  • 👑Kurucu👑Yönetici👑
  • 👑Hakimiyet;Alemlerin👑RABBİ Yüce ALLAH'INDIR👑
  • İleti 7,981
  • Konu 327
  • Beğeni 197
  • Puan 13,556
  • Almanya / Diyarbakır
  • Kayıtlı
16 Mart 2025 | 22:43 #99 Son düzenlenme: 17 Mart 2025 | 02:53 ★RECAİ KARAKUŞ★
Kayda Geçsin ekibinin yeni adresi belli oldu... Ünlü isimle birlikte çalışacaklar!



Rasim Ozan Kütahyalı'nın Halk TV'yle söyleşi gerçekleştirmesinin ardından Kayda Geçsin ekibi de istifa etmişti. gazeteci Şule Aydın, Murat Ağırel, Barış Pehlivan, Barış Terkoğlu ve Timur Soykan'ın yeni adresi belli oldu.

Rasim Ozan Kütahyalı'nın Halk TV'yle söyleşi gerçekleştirip röportajın YouTube kanalında yayınlanması Halk TV'de büyük bir krize yol açmıştı. Kanalda çalışan birçok gazeteci duruma tepki göstermişti.



Krizin büyümesinin ardından kendi kanalında açıklama yapmak isteyen kanalın sahibi Cafer Mahiroğlu, Kayda Geçsin ekibi tarafından kendi kanalında açıklama yapmasına izin verilmemişti. Kayda Geçsin ekibi ise krizin ardından kanaldan ayrıldıklarını duyurmuştu.

YENİ ADRESLERİ BELLİ OLDU!

Günler sonra ise Kayda Geçsin ekibinin yeni adresi belli oldu. Oğuzhan Uğur, gazeteci Şule Aydın, Murat Ağırel, Barış Pehlivan, Barış Terkoğlu ve Timur Soykan'ı paylaşımına etiketleyerek, "Kayda Geçsin ekibi Youtube'ye geliyor" dedi. Uğur, ekip ile çektiği fotoğrafını paylaştı.



Medyaradar

ADMIN-DIYARBAKIR avatar
★RECAİ KARAKUŞ★
Admin
İleti 7,981 Konu 327 Beğeni 197 Puan 13,556
Admin
ADMIN-DIYARBAKIR avatar
  • 👑Kurucu👑Yönetici👑
  • 👑Hakimiyet;Alemlerin👑RABBİ Yüce ALLAH'INDIR👑
  • İleti 7,981
  • Konu 327
  • Beğeni 197
  • Puan 13,556
  • Almanya / Diyarbakır
  • Kayıtlı
Halk TV'deki krizin arka yüzü ortaya çıktı! 'Böylece ipler kopma noktasına geldi...'



Rasim Ozan Kütahyalı röportajı ile Halk TV'de başlayan ve istifalarla sonuçlanan krizin perde arkasında yaşananlar ortaya çıktı.


Rasim Ozan Kütahyalı röportajının ardından Halk TV'de başlayan ve istifalarla sonuçlanan krizin arka yüzü ortaya çıktı.

Medya Ombudsmanı Faruk Bildirici'nin aktardığına göre Rasim Ozan Kütahyalı ile yapılmış söyleşiyi gördüğünde şaşıran Barış Pehlivan, Barış Terkoğlu'na haber verdi; o da söyleşinin linkini kanalın sahibi Cafer Mahiroğlu'na gönderdi, sonra da aradı. Söyleşiyi yeni öğrendiğini belirten Cafer Mahiroğlu ise "Hemen yayından kaldırtacağı" yanıtını verdi.

Telefonu kapatan Terkoğlu'nun, aldığı yanıtı Pehlivan'a aktardıktan sonra canlı yayına girdiğini, o sırada araç kullanan Mahiroğlu'nun da aracını bir yere çektikten sonra kanaldan ilgili yöneticiyi arayıp, videonun kaldırılmasını söylediğini ancak aradan 22 dakika geçmesine rağmen söyleşinin kaldırılmadığını gören Pehlivan'ın da daha fazla beklemeye gerek olmadığını düşünerek söyleşiyi eleştiren paylaşımda bulunduğunu aktaran Bildirici, "Mahiroğlu, birkaç dakika sonra Pehlivan'ın paylaşımını görünce sinirlendi, tekrar kanalı arayıp 'Yayından kaldırmayın' talimatı verdi" detayını paylaştı.

Cafer Mahiroğlu'nun sabah saatlerinden itibaren "Kayda Geçsin" programına çıkıp, eleştirilere cevap vermek için baskıya başladığını ancak Şule Aydın ve ekiptekilerin Halk TV'nin zarar göreceği gerekçesiyle karşı çıktığını da dile getiren Faruk Bildirici, "Mahiroğlu yerine genel yayın yönetmeni ya da ilgili editörün çıkmasını önerdiler. Bu önerileri kabul etmeyen Mahiroğlu, kendisi çıkmazsa programın da olmayacağını söyledi. Böylece ipler kopma noktasına geldi" ifadelerini kullandı.

Yazısının sonunda, yapılan 'hatalar' zincirine dikkat çeken Bildirici, "'Editöryal bağımsızlık' gereği kanal sahibi yayına karışamaz. Fakat Mahiroğlu, paylaşımı, programa katılma ısrarı ve haber bültenindeki konuşması ile Halk TV'nin yayınlarının kendisinden bağımsız olmadığını duyurmuş; editoryal bağımsızlığı ihlal etmiş oldu.

Mahiroğlu daha sonra söyleşiyi yayından kaldırttı ama iş işten geçmişti artık" eleştirisinde bulundu.

Faruk Bildirici'nin 'Halk TV'deki krizin arka yüzü' başlıklı yazısından ilgili bölüm şöyle:

O akşam Barış Pehlivan, Rasim Ozan Kütahyalı ile yapılmış söyleşiyi gördüğünde şaşırdı, böyle bir ismin Halk TV logosu altında ve abartılı övgülerle yayınlanmasına üzüldü de.

Hemen Barış Terkoğlu'na haber verdi; o da söyleşinin linkini kanalın sahibi Cafer Mahiroğlu'na gönderdi, sonra da aradı. Mahiroğlu, söyleşiyi yeni öğrendiğini belirterek, "Hemen yayından kaldırtacağı" yanıtını verdi. Telefonu kapatan Terkoğlu, aldığı yanıtı Pehlivan'a aktardıktan sonra canlı yayına girdi.

O sırada araç kullanan Mahiroğlu, aracını bir yere çektikten sonra kanaldan ilgili yöneticiyi arayıp, videonun kaldırılmasını söyledi. Ama aradan 22 dakika geçmişti; söyleşinin kaldırılmadığını gören Pehlivan da daha fazla beklemeye gerek olmadığını düşünerek söyleşiyi eleştiren paylaşımda bulunmuştu. Mahiroğlu, birkaç dakika sonra Pehlivan'ın paylaşımını görünce sinirlendi, tekrar kanalı arayıp "Yayından kaldırmayın" talimatı verdi.

Pehlivan, Mahiroğlu'nu kızdıran paylaşımında, söyleşi yapan muhabirin Kütahyalı'yı tanımadığına dikkat çekerek, "Bu çok üzücü. Kütahyalı, Türkiye'deki bugünkü çürümüşlüğün medyadaki ayaklarından biridir. Kürt açılımı meselesinde böylesi birine 'bilge' rolü vermek büyük bir hatadır" görüşünü dile getiriyordu. Eleştirisini, "Halk TV, bu toprakların yüz akı bir televizyon kanalıdır. Bu birikime ve emeğe yakışmayan bir söyleşi olmuş" diye noktalıyordu.

Terkoğlu da yayından çıktıktan sonra Pehlivan'ın paylaşımını retweetledi; ardından Timur Soykan, Murat Ağırel ve Şule Aydın da destek verdiler; söyleşiye yönelik tepkiler hızla arttı.

Hemen belirteyim, Kütahyalı ile söyleşi yapmak editoryal tercihtir, yapılabilir. Mesele Pehlivan'ın da vurguladığı gibi nasıl yapıldığı. Kütahyalı'yı, medyadaki geçmişinden hiç söz etmeden, İmralı süreci ile ilgili uzman gibi sunmak, övgülerle iade-i itibarda bulunmak yanlıştı.

Kuşkusuz her gazetecinin çalıştığı kurumdaki yayına itiraz hakkı vardır. Ama itiraz öncelikle kurum içinde dile getirilir. Pehlivan'ın da tepkisini dışa vurmadan önce o söyleşinin kaldırılması için çaba harcaması daha doğru olurdu.

Krizi tırmandıran, bunca tepkiye rağmen ertesi sabah bile söyleşinin yayından kaldırılmaması oldu. İlk ayrılık kararı "Halktv bulunmak istediğim noktanın uzağına düştü: Rasim Ozan Kütahyalı'yla" diyen Serpil Yılmaz'dan geldi.

Mahiroğlu da sabah saatlerinden itibaren "Kayda Geçsin" programına çıkıp, eleştirilere cevap vermek için baskıya başladı. Şule Aydın ve ekiptekiler, Halk TV'nin zarar göreceği gerekçesiyle karşı çıktılar. Mahiroğlu yerine genel yayın yönetmeni ya da ilgili editörün çıkmasını önerdiler. Bu önerileri kabul etmeyen Mahiroğlu, kendisi çıkmazsa programın da olmayacağını söyledi.

Böylece ipler kopma noktasına geldi ama ekip, programa çıkmak üzere beklemeyi sürdürdü. Hatta konuklarını da beklettiler. Ama Mahiroğlu, akşam saatlerinde sosyal medyadan sert bir yanıt vererek, gerginliği bir üst aşamaya taşıdı.

"Sosyal medyada bir grup Halk TV programcısı tarafından bana ve kanala yönelik kampanya başlatıldı" diye söze giren Mahiroğlu, Kütahyalı ile söyleşiyi "yol kazası" olarak nitelendirdi. Genel Yayın Yönetmeni gibi davranan Mahiroğlu, "O röportajın yapıldığından haberim yoktu. Olsaydı onay vermezdim" dedi; paylaşımdan önce kendisini aramadığı için Pehlivan'a serzenişte bulundu. "Cevap hakkı"nı kullanma isteğinin kabul edilmemesinden yakındı.

Mahiroğlu katılmadan programlarını yapma olanağı kalmayınca "Kayda Geçsin" ekibi ve Terkoğlu, ayrılmaya karar verdiler. Mahiroğlu, Şule Aydın'ın, "Halk TV ile yollarımız ayrıldı" açıklamasını yapmasından dakikalar sonra da haber programına bağlandı. Ece Üner, girişte "Herhalde Türkiye tarihinde bir ilktir, bir insanın kendi televizyonuna katılmak, cevap hakkını kullanmak isteyip de reddedilmesi enteresan bir gelişme" diyerek Mahiroğlu'nu rahatlattı.

Ece Üner gibi Cafer Mahiroğlu da yanlış biliyor. "Cevap hakkı" bir yayınla ilgili olarak muhatabının aynı mecrada karşı görüşünü belirtme hakkıdır. Oysa burada yayın yok, sosyal medyadaki paylaşımlar var. Mahiroğlu da paylaşımda bulunarak yanıt vermiş zaten.

Asıl sorun şu ki, yayınla ilgili eleştirinin muhatabı da kanalın sahibi değil; yayınla ilgili yöneticilerdir. "Editöryal bağımsızlık" gereği kanal sahibi yayına karışamaz. Fakat Mahiroğlu, paylaşımı, programa katılma ısrarı ve haber bültenindeki konuşması ile Halk TV'nin yayınlarının kendisinden bağımsız olmadığını duyurmuş; editoryal bağımsızlığı ihlal etmiş oldu.

Mahiroğlu daha sonra söyleşiyi yayından kaldırttı ama iş işten geçmişti artık. Kütahyalı, söyleşinin tamamını program yaptığı sitede yayına sokmuştu. Başlığı da Kütahyalı'nın olanlara sevincini yansıtıyordu: "ROK, Halktv'yi içeriden çökertti".

Medyaradar

ADMIN-DIYARBAKIR avatar
★RECAİ KARAKUŞ★
Admin
İleti 7,981 Konu 327 Beğeni 197 Puan 13,556
Admin
ADMIN-DIYARBAKIR avatar
  • 👑Kurucu👑Yönetici👑
  • 👑Hakimiyet;Alemlerin👑RABBİ Yüce ALLAH'INDIR👑
  • İleti 7,981
  • Konu 327
  • Beğeni 197
  • Puan 13,556
  • Almanya / Diyarbakır
  • Kayıtlı
Cem Küçük'ten flaş 'Halk TV' ve 'Gezi' iddiası... 'Düğmeye basılması an meselesi'




Türkiye gazetesinin yazarlarından Cem Küçük Halk TV'yi hedef gösterdiği yazısında "Önümüzdekiler günlerde Gezi darbe girişimi soruşturması Halk TV'ye uzanacak" iddiasında bulundu.

Türkiye Gazetesi yazarı Cem Küçük, Halk TV'ye Gezi direnişi dönemindeki haberleri nedeniyle operasyon yapılacağını iddia ederek "Düğmeye basılması an meselesi" ifadelerini kullandı.

Küçük, İBB Medya AŞ. ile Halk TV ilişkisinin de araştırıldığını öne sürerek; "Bunları bilenler kanalı terk etti. Önümüzdeki günlerde daha çok kişi kanalı terk eder" dedi.

Küçük'ün yazısı şöyle:

"Muhalif medya maalesef kendi cenahını afyonlamaya devam ediyor. Bunun başını da Halk TV çekiyor. Hemen her akşam birkaç hükûmete yakın kişi, kurum ya da yöneticiyi linç ediyorlar. Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan ödleri koptuğu için şimdilik sessizler.

Sinan Ateş cinayetiyle hiç ilgisi olmayan MHP'li bazı vekillere 1,5 sene boyunca her akşam itibar suikastı yaptılar. Tek bir delil göstermeden ülkücü camiaya saldırdılar. Gazetecilik yapıyoruz ayağıyla her türlü mesnetsiz saçmalığı anlattılar. Hukuken de yaptıklarının hesabını vermediler.

Muhalif medya 2007'de e-Muhtıra'yı, 2008'de AK Parti kapatma cezasını, 2012'de MİT'e operasyonu, 17-25 Aralık darbe girişimini, hendek olaylarını savundular. Tarihin hep yanlış tarafında oldular. Halk TV özellikle Gezi darbe girişimi başarılı olsun diye üç ay yayın yaptı. O yayınları inceleme süreci bitti. Operasyonun düğmesine basılması an meselesi. Ramazan Bayramı'ndan önce olur mu bakacağız.

Cafer Mahiroğlu bunun farkında. Bir de onlarca davayla uğraşıyor. Milyonluk cezalar ödüyor. Çünkü kanaldaki yorumcu adı altındaki cellatlar hakkında haklı olarak onlarca dava açıldı.

Ekrem İmamoğlu bilirkişiyi eleştirince Halk TV'de o bilirkişi özellikle Barış Pehlivan tarafından linç edildi. Açık açık adamı gizli kayıt aldılar. Mahkemede Pehlivan herkesi sattı. Cafer Mahiroğlu aslında Barış'ı kovacaktı ama Suat Aktaş tutuklanınca iptal etti. Rasim Ozan'ın Halk TV YouTube kanalına çıkmasına güya tepki gösteren cellat yorumculardan bazıları istifa ettiler. Barış Pehlivan ve Barış Terkoğlu kovulmadan ön aldılar.

O kanalda ekmeğinin peşinde olan emekçileri ayırıyorum, düzgün yorumcuları da. Ama haysiyet cellatlığı yapanlar er geç hukuken hesap verecekler.

Yukarıda yazdım, önümüzdekiler günlerde Gezi darbe girişimi soruşturması Halk TV'ye uzanacak. Bir de Medya AŞ ile irtibatlarına bakılıyor. O yüzden bunları bilenler kanalı terk etti. Önümüzdeki günlerde daha çok kişi kanalı terk eder."

Medyaradar

ADMIN-DIYARBAKIR avatar
★RECAİ KARAKUŞ★
Admin
İleti 7,981 Konu 327 Beğeni 197 Puan 13,556
Admin
ADMIN-DIYARBAKIR avatar
  • 👑Kurucu👑Yönetici👑
  • 👑Hakimiyet;Alemlerin👑RABBİ Yüce ALLAH'INDIR👑
  • İleti 7,981
  • Konu 327
  • Beğeni 197
  • Puan 13,556
  • Almanya / Diyarbakır
  • Kayıtlı
ROK'tan Faruk Bildirici'ye Halk TV tepkisi! Barış Pehlivan için sert sözler: Korkak ve kaypak...

Rasim Ozan Kütahyalı, Halk TV krizinin arka perdesini yazan Faruk Bildirici'ye tepki gösterdi. Barış Pehlivan'ın, 'bilirkişi' davasında Halk TV Genel Yayın Yönetmeni Suat Toktaş'ı 'sırtından bıçakladığını' ileri süren Kütahyalı, söz konusu ekibin 'röportajı bahane edip' bu yükten kurtulmak istediğini ileri sürdü ve "Halk TV krizinin temel sebebi budur" değerlendirmesinde bulundu.

Rasim Ozan Kütahyalı, verdiği röportaj ile Halk TV'de başlayan ve istifalarla sonuçlanan krizin perde arkasında yaşananları kaleme alan Medya Ombudsmanı Faruk Bildirici'ye tepki gösterdi.

"BARIŞ PEHLİVAN SUAT TOKTAŞ'I SIRTINDAN BIÇAKLADI..."

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun düzenlediği basın toplantısında gündeme getirdiği bilirkişi S.B. ile ilgili haberi yayınlayan ve bir süre tutuklu yargılanan Halk TV'nin Genel Yayın Yönetmeni Suat Toktaş'ın Barış Pehlivan tarafından 'sırtından bıçaklandığını' savunan Kütahyalı, "Sevgili Faruk Bildirici, sizin gibi bir ombudsman gazetecinin öncelikle Barış Pehlivan'ın savcıda verdiği korkak ve kaypak ifade ile Suat Toktaş'ı sırtından bıçaklayarak hapse attırdığı detayını da yazması gerekirdi. Sizin bu gerçeği bildiğiniz halde yazmayarak adaletsiz ve hakkaniyetsiz davrandığınızı düşünüyorum" ifadelerini kullandı.

"SUAT TOKTAŞ YİĞİT VE MERT BİR DURUŞ GÖSTERDİ..."

"Suat Toktaş yiğit ve mert bir duruş gösterdi ve arkadaşlarını satmadı, kendi yapmadığı işin mesuliyetini alarak onurluca hapse girdi. Cafer Mahiroğlu da o süreçte Suat Toktaş'ın yanında dik ve onurlu duruş gösterdi. Mahiroğlu, çalışma arkadaşı Suat Toktaş'a ihanet etmedi" diye devam eden Rasim Ozan Kütahyalı, söz konusu ekibin 'röportajı bahane edip' bu yükten kurtulmak istediğini ileri sürdü.

"ŞEREFSİZLİK OLDUĞUNU BİLİYORDU..."

"Yaptığı işin şerefsizlik olduğunu biliyordu ve bu gerçekten kaçmak istedi Barış Pehlivan. Ortalığı provoke edip gaza gelmeye yatkın herkesi de peşinden sürükledi. Halk TV krizinin temel sebebi budur" diyen Kütahyalı, "Bu son ROK kriziyle beraber kanalı terk edenler, Halk TV'ye ve özellikle çok yakında başına büyük çorap örüleceğini herkesin bildiği Ekrem İmamoğlu'na yönelik sinsi bir ihanet projesi içindeler. Şu konjonktürde Halk TV'yi terk eden her gazeteci ve yorumcu aslında gemi batar gibi olduğu an gemiden kaçan fare gibidir. Ekrem İmamoğlu'nun gemisinden kaçan korkak fareler bunlar. Çünkü İmamoğlu'na nasıl operasyonların geleceğini biliyorlar. Cepheden kaçıyorlar" değerlendirmesinde bulundu.

Ben sadece Halk TV'ye röportaj verdim. Başka bir şey yapmadım" sözleriyle kendisini savunan Rasim Ozan Kütahyalı, Faruk Bildirici'nin 'ROK, Halktv'yi içeriden çökertti' başlıklı bir habere ithafen kurduğu ifadelere de tepki gösterdi ve "'Ben Halk TV'yi içeriden göçerttim' falan demedim. Bu yakıştırmayı AKP-CHP rekabeti içinde birileri söyleyebilir ama benim ağzımdan öyle bir söz çıkmadı, çıkmaz" dedi.



Medyaradar

ADMIN-DIYARBAKIR avatar
★RECAİ KARAKUŞ★
Admin
İleti 7,981 Konu 327 Beğeni 197 Puan 13,556
Admin
ADMIN-DIYARBAKIR avatar
  • 👑Kurucu👑Yönetici👑
  • 👑Hakimiyet;Alemlerin👑RABBİ Yüce ALLAH'INDIR👑
  • İleti 7,981
  • Konu 327
  • Beğeni 197
  • Puan 13,556
  • Almanya / Diyarbakır
  • Kayıtlı
Halk TV sunucusu Ece Üner adli kontrolle serbest bırakıldı
Sosyal medya paylaşımı gerekçe gösterilerek hakkında soruşturma başlatılan Halk TV Ana Haber Spikeri Ece Üner adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Yurt dışına çıkışı yasaklanan Üner, haftada bir gün karakolda imza verecek.



İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Halk TV Ana Haber Spikeri Ece Üner hakkında "yargı organlarını alenen aşağılama" ve "adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs" suçlamasıyla soruşturma başlattı.

Üner, Halk TV binasına gelen polislerce savcılığa ifadeye götürüldü, daha sonra adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

NE OLMUŞTU?

Gazeteci İsmail Saymaz bu hafta X hesabında, hakkında yurt dışına çıkış yasağı olduğunu öğrendiğini ve pasaportuna el konduğunu duyurmuştu. Son 1,5 ayda beş kez yurt dışına çıktığını ve her seferinde döndüğünü belirten Saymaz, "Türkiye'den başka bir yere gitmeye niyetim yok. Bu yapılanları eleştirel gazeteciliğe bir gözdağı olarak görüyor ve reddediyorum'' demişti.

Üner ise Saymaz'ın gönderisine X hesabından, "FETÖ artığı operasyon çocuklarının itibar suikastları bıktırdı artık" şeklinde yanıt vermişti. Ece Üner hakkındaki soruşturma bu ifadenin ardından başlatılmıştı.

ÖZGÜR ÖZEL'DEN TEPKİ

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Üner hakkında verilen adli kontrol kararına tepki gösterdi. Sosyal medya hesabında bir paylaşım yapan Özel, "İktidar ve aparatları artık gazetecilerle uğraşmayı bırakmalıdır" dedi.

Ekran Haber

ADMIN-DIYARBAKIR avatar
★RECAİ KARAKUŞ★
Admin
İleti 7,981 Konu 327 Beğeni 197 Puan 13,556
Admin
ADMIN-DIYARBAKIR avatar
  • 👑Kurucu👑Yönetici👑
  • 👑Hakimiyet;Alemlerin👑RABBİ Yüce ALLAH'INDIR👑
  • İleti 7,981
  • Konu 327
  • Beğeni 197
  • Puan 13,556
  • Almanya / Diyarbakır
  • Kayıtlı
19 Mart 2025 | 16:37 #104 Son düzenlenme: 19 Mart 2025 | 16:49 ★RECAİ KARAKUŞ★
Gazeteci İsmail Saymaz'ın Gözaltına Alınması Medyada Şok Etkisi Yarattı!



Ekrem İmamoğlu ve Murat Ongun hakkında verilen gözaltı kararlarının ardından bir karar da gazeteci İsmail Saymaz için çıktı. Halk TV'nin duyurusuna göre, Saymaz hakkında gözaltı kararı verildi. Kararın gerekçesi ise Gezi Parkı davası kapsamında olduğu belirtildi.



Ekrem İmamoğlu ve Murat Ongun hakkında verilen gözaltı kararlarının ardından bir karar da gazeteci İsmail Saymaz için çıktı. Halk TV'nin duyurusuna göre, Saymaz hakkında gözaltı kararı verildi. Kararın gerekçesi ise Gezi Parkı davası kapsamında olduğu belirtildi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında önce İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve basın danışmanı Murat Ongun hakkında gözaltı kararı çıkmıştı. Halk TV, gazeteci İsmail Saymaz'ın da gözaltına alınacağını duyurdu.

Oydar Haber