UYARI!

Kullandığınız tarayıcının JavaScript kullanımı kapalı olduğundan sayfada bloke halindesiniz.


Sayfamızın tasarımı JavaScript kodları ile daha düzgün çalışmakta olduğundan bu uyarıyı aldığınızı belirtmek isteriz.

UYDUMTÜRK Forumunda Günün Haberi - Faydalı Bilgiler - Sayfa 37 - Page 37 of 37
UydumTürk UydumTürk UydumTürk

UydumTürk

Fark Edilmeyeni Görür, Söylenilmeyeni Yazar!
17 Yaşındayız!
02 Mart 2026 | Saat: Yükleniyor...

UYDUMTÜRK Forumunda Günün Haberi

Başlatan KARTAL DEMİR, 09 Ocak 2020 | 14:33

WhatsApp Hakkındaki Haberler »
ADMIN-DIYARBAKIR avatar
★Recai Karakuş★
Admin
İleti 11,429 Konu 405 Beğeni 211 Puan 17,674
Admin
ADMIN-DIYARBAKIR avatar
  • 👑Kurucu👑Yönetici👑
  • 👑Hakimiyet;Alemlerin👑RABBİ Yüce ALLAH'INDIR👑
  • İleti 11,429
  • Konu 405
  • Beğeni 211
  • Puan 17,674
  • Almanya / Diyarbakır
  • Kayıtlı
20 Şubat 2026 | 19:30 #540 Son düzenlenme: 20 Şubat 2026 | 22:45 ★Recai Karakuş★
KVKK'dan 6 platforma re'sen inceleme: Çocukların sosyal medya verileri mercek altında!



Kişisel Verileri Koruma Kurulu, çocukların sosyal medya platformlarında kişisel verilerinin korunmasına yönelik re'sen inceleme başlattığını duyurdu.



Kişisel Verileri Koruma Kurulu (KVKK), çocukların sosyal medya kullanımında kişisel verilerinin korunmasına ilişkin re'sen inceleme başlatılmasına karar verdi.

Kurul, çocukların "yüksek yararı" gözetilerek dijital ortamda karşılaşabilecekleri potansiyel risklerden korunması amacıyla, sosyal medya platformlarında çocukların kişisel verilerinin nasıl işlendiği ve hangi tedbirlerin alındığı konularının inceleneceğini duyurdu.

KVKK'nın kamuoyu duyurusunda, TikTok, Instagram, Facebook, YouTube, X ve Discord platformları hakkında re'sen inceleme başlatıldığı belirtildi.

Medyaradar



ADMIN-DIYARBAKIR avatar
★Recai Karakuş★
Admin
İleti 11,429 Konu 405 Beğeni 211 Puan 17,674
Admin
ADMIN-DIYARBAKIR avatar
  • 👑Kurucu👑Yönetici👑
  • 👑Hakimiyet;Alemlerin👑RABBİ Yüce ALLAH'INDIR👑
  • İleti 11,429
  • Konu 405
  • Beğeni 211
  • Puan 17,674
  • Almanya / Diyarbakır
  • Kayıtlı
Türkiye siber güvenlik kalkanını yeni tatbikatlarla güçlendirecek
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından, Türkiye'nin siber güvenlik kalkanının güçlendirilmesi ve bu alanda farkındalığın artırılması amacıyla bu yıl 11 ulusal ve uluslararası siber güvenlik tatbikatı gerçekleştirilecek.



2024-2028 Stratejik Planı'ndaki hedefler ışığında şekillenen gelecek yıla ilişkin stratejik çalışmalarla, elektronik haberleşme ve bilgi teknolojileri alanlarındaki her türlü hizmet, işlem ve veri ile bunların sunumunda yer alan sistemlerin güvenliğinin sağlanması öngörülüyor.

Bu çerçevede, kamu kurum ve kuruluşları, belediyeler, il özel idareleri, gerçek ve tüzel kişilerce akıllı ulaşım sistemleri kapsamında üretilen verilerin kullanılmasını ve değerlendirilmesini sağlamak hedefiyle veri yönetim merkezi kurmak, kurdurmak, işletmek, işlettirmek, bu görevlerle ilgili uygulama usul ve esaslarını belirlemek amacıyla akıllı ulaşım sistemlerine yönelik faaliyetler kesintisiz devam ediyor.

Ulusal akıllı ulaşım sistemleri mimarisi çerçevesinde, eklenen veya güncellenen hizmet paketi sayısının, yıl sonuna kadar 20'ye ulaşması bekleniyor.

MİLLİ ARAÇLAR ÜRETİLECEK
Ulusal siber güvenliğin sağlanması hedefiyle politika, strateji ve hedefleri belirleme, kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek ve tüzel kişilere yönelik siber güvenliğin sağlanmasına ilişkin usul ve esaslar da tespit edildi.

Eylem planlarını hazırlamak, ilgili faaliyetlerin koordinasyonunu sağlamak, kritik altyapılar ile ait oldukları kurumları ve konumları belirlemek, gerekli müdahale merkezlerini kurmak, kurdurmak ve denetlenmesini sağlamak amacıyla her türlü siber müdahale aracının ve milli çözümlerin üretilmesi hedefleniyor.

Siber güvenlik konusunda bilinçlendirme, eğitim ve farkındalığı artırma çalışmalarını yürütme, siber güvenlik alanında faaliyet gösteren gerçek ve tüzel kişilerin uyması gereken usul ve esasları hazırlama faaliyetleri devam ediyor.

Bu doğrultuda, yıl sonuna kadar 11 ulusal ve uluslararası siber güvenlik tatbikatının düzenlenmesi öngörülürken, gelecek yıl da 12 tatbikat planlanıyor. Tatbikat sayısının 2028'de ise 13 olması amaçlanıyor.

KAYNAK : AA

ADMIN-DIYARBAKIR avatar
★Recai Karakuş★
Admin
İleti 11,429 Konu 405 Beğeni 211 Puan 17,674
Admin
ADMIN-DIYARBAKIR avatar
  • 👑Kurucu👑Yönetici👑
  • 👑Hakimiyet;Alemlerin👑RABBİ Yüce ALLAH'INDIR👑
  • İleti 11,429
  • Konu 405
  • Beğeni 211
  • Puan 17,674
  • Almanya / Diyarbakır
  • Kayıtlı


Beyin kanaması geçirmişti! Usta oyuncu Ali Tutal'dan kötü haber
Geçirdiği beyin kanaması nedeniyle hastaneye kaldırılan ve ardından entübe edilen 76 yaşındaki oyuncu Ali Tutal hayatını kaybetti. Yoğun bakımda tedavi gören 76 yaşındaki oyuncu, tüm müdahalelere rağmen kurtulamayarak hayatını kaybetti.

Türk sinema ve televizyon dünyasının usta isimi Ali Tutal geçirdiği beyin kanamasının ardından tedavi edildiği hastanede hayatını kaybetti.

Türk sinema ve televizyon dünyasının usta isimlerinden Ali Tutal, geçirdiği beyin kanamasının ardından hastaneye kaldırılmıştı. 27 Ocak'tan bu yana yoğun bakımda tedavi gören 76 yaşındaki oyuncu, tüm müdahalelere rağmen kurtulamayarak hayatını kaybetti.

Usta oyuncu geçtiğimiz yıl mart ayında da kalp krizi geçirmiş ve bir süre tedavi görmüştü.

Tutal, "Geniş Aile", "Bereketli Topraklar Üzerinde" ve "Hemşo" gibi unutulmaz projelerdeki performansıyla Türk televizyon ve sinema dünyasında iz bırakan işlere imza atmıştı.

Oyuncu arkadaşı Fırat Tanış ölüm haberini sosyal medya hesabı üzerinden şu sözlerle duyurdu: "Kıymetli abimiz, sinema emekçisi, oyuncu Ali Tutal'ın vefatını derin bir üzüntüyle öğrendim. Ailesine, sevenlerine sabır ve başsağlığı diliyorum.."

ALİ TUTAL KİMDİR?

Türk sinema ve televizyon dünyasının deneyimli isimlerinden Ali Tutal, 1950 yılında Diyarbakır'da dünyaya geldi.

Siyasal İşletme Bölümü'nden mezun olduktan sonra çalışma hayatına adım atan Tutal, 1975-1976 yıllarında sinema sektöründe kariyerine başladı.

Tutal, oyunculuk kariyeri boyunca 50'den fazla sinema filmi ve 20'nin üzerinde televizyon dizisinde yer aldı.

Bunun yanı sıra teknik alanlarda da faaliyet gösteren Ali Tutal, dublaj süpervizörlüğü ve yerel aksan danışmanlığı gibi görevlerde bulundu.

İnternet Haber

ADMIN-DIYARBAKIR avatar
★Recai Karakuş★
Admin
İleti 11,429 Konu 405 Beğeni 211 Puan 17,674
Admin
ADMIN-DIYARBAKIR avatar
  • 👑Kurucu👑Yönetici👑
  • 👑Hakimiyet;Alemlerin👑RABBİ Yüce ALLAH'INDIR👑
  • İleti 11,429
  • Konu 405
  • Beğeni 211
  • Puan 17,674
  • Almanya / Diyarbakır
  • Kayıtlı
Bu yarışma ile genç mühendisler uzay teknolojilerine hazırlanıyor

Türkiye'nin yerli ve milli teknoloji hamlesinin önemli organizasyonlarından TEKNOFEST kapsamında düzenlenen Dikey İnişli Roket Yarışması, roket teknolojilerine ilgi duyan gençleri yenilikçi ve iddialı bir mühendislik mücadelesine davet ediyor.



TEKNOFEST'ten yapılan açıklamaya göre, TÜBİTAK yürütücülüğünde 2022 yılında ilk kez hayata geçirilen yarışma, dünyada soğuk gaz itkili dikey iniş konseptiyle gerçekleştirilen ilk roket yarışması olma özelliğiyle öne çıkıyor.

Roket teknolojilerinde kritik öneme sahip roket itkili iniş sistemlerine odaklanan yarışma, katılımcılara teorik bilginin ötesine geçen kapsamlı bir mühendislik deneyimi sunacak.

Tasarım, entegrasyon ve test süreçlerini içeren yarışma modeli, farklı disiplinlerden ekiplerin birlikte çalışmasını teşvik ederek gençlerin takım çalışması, problem çözme ve ileri teknoloji üretme kabiliyetlerini geliştirmeyi hedefliyor.

2026 GÖREVİNDE İLERİ SEVİYE MÜHENDİSLİK BEKLENTİSİ
2026 yılı görev senaryosu kapsamında takımlardan, otonom kontrol algoritmaları, aviyonik sistemler ve itki sistemlerinin uyumlu entegrasyonunu sağlayarak hassas iniş yönetimini başarıyla gerçekleştirmeleri beklenecek. Belirlenen irtifadan serbest bırakılan roketlerin, soğuk gaz itki sistemi yardımıyla kontrollü ve yumuşak iniş yapması hedeflenecek.

İniş anında alınan kararlar ve sistemlerin verdiği tepkiler, yarışmanın teknik zorluk seviyesini belirleyen temel unsurlar arasında yer alacak. Yumuşak inişi başarıyla tamamlayan takımlar, isteğe bağlı bonus atış senaryoları ile sistem performanslarını daha ileri seviyede sergileyerek ek puan kazanma imkanı da elde edecek.

Yarışmaya, yurt içi ve dışında öğrenim gören ya da mezun durumunda olan ön lisans, lisans ve lisansüstü öğrencileri katılabilecek. Roket ve uzay teknolojilerine ilgi duyan, teorik bilgisini sahada test etmek isteyen gençler için yarışma önemli bir platform olacak.

Dereceye giren takımları ise dikkat çekici ödüller bekliyor. Birincilik ödülü 300 bin lira, ikincilik ödülü 250 bin lira, üçüncülük ödülü 200 bin lira olarak belirlendi.

TEKNOFEST Dikey İnişli Roket Yarışması'na başvurular 28 Şubat tarihine kadar devam edecek. Uzay ve roket teknolojileri alanında yetkinliklerini geliştirmek isteyen gençler için yarışma, gerçek bir görev senaryosu içinde kendini kanıtlama fırsatı sunuyor.

Akit Haber

ADMIN-DIYARBAKIR avatar
★Recai Karakuş★
Admin
İleti 11,429 Konu 405 Beğeni 211 Puan 17,674
Admin
ADMIN-DIYARBAKIR avatar
  • 👑Kurucu👑Yönetici👑
  • 👑Hakimiyet;Alemlerin👑RABBİ Yüce ALLAH'INDIR👑
  • İleti 11,429
  • Konu 405
  • Beğeni 211
  • Puan 17,674
  • Almanya / Diyarbakır
  • Kayıtlı
Kirli plan ifşa oldu: Facebook, gençleri 'Bell' ile esir alacaktı

Sosyal medya devi Facebook'un, 2018 yılında lise öğrencilerini sinsi bir şekilde kendi ekosistemine hapsetmek için "Bell" isimli gizli bir uygulama tasarladığı ortaya çıktı. Mahkeme kayıtlarına yansıyan belgeler; şirketin gençleri lise yıllarında "isimsiz itiraflar" ve "kapalı forumlarla" kendine bağlayıp, mezuniyet sonrası ana platforma "servis etmeyi" planladığını kanıtladı.



Küresel teknoloji baronlarının kâr hırsı uğruna evlatlarımızın ruh sağlığını nasıl hedef aldığı bir kez daha tescillendi. Meta (Facebook) aleyhine açılan bağımlılık davasında dosyaya giren gizli belgeler, şirketin "Bell" kod adlı şeytani projesini gün yüzüne çıkardı. Sadece lise öğrencilerinin girebileceği, içinde isimsiz "itirafların" ve okul koridoru dedikodularının döneceği bu karanlık platformun; gençleri sosyal medya bağımlısı yaparak ana platforma veri taşımak amacıyla kurgulandığı belirlendi.

The Guardian'da yer alan habere göre, Facebook'un 2018 yılında lise öğrencilerine özel olarak tasarladığı ancak hiçbir zaman kullanıma sunmadığı "Bell" adlı mesajlaşma uygulamasına ait detaylar mahkeme kayıtlarıyla ortaya çıktı. Şirketin o dönemdeki stratejisi, gençleri lise yıllarında kendi ekosistemine çekip mezuniyet sonrası ana Facebook platformuna aktarmak üzerine kuruluydu.

Federal mahkemeye sunulan 2018 tarihli dahili sunum dosyalarına göre Bell, öğrencilerin sadece kendi okullarındaki sınıf arkadaşlarıyla iletişim kurabileceği kapalı bir platform olarak planlandı.

Uygulama içerisinde spor takımları, okul etkinlikleri ve koridor fısıltılarının tartışılabileceği forumların yer alması öngörülüyordu. Facebook, bu hamleyle 18 yaş altı kullanıcı kitlesini kazanmayı ve onları uzun vadede platformda tutmayı amaçlıyordu.

İSİMSİZ İTİRAFLAR VE EĞİTİM ENTEGRASYONU
Uygulamanın tasarım detayları, Bell'in Discord ve Slack gibi modern iletişim araçlarına benzer özellikler taşıyacağını gösteriyordu.

Öğrencilerin isimsiz "itiraflar" paylaşabileceği bölümlerin yanı sıra Google Classroom gibi eğitim teknolojisi ürünleriyle entegrasyon da planlar arasındaydı.

Mezun olan gençlerin Bell üzerindeki verilerinin Facebook akışlarını etkilemesi ve bilgilerini doğrudan ana platforma aktarabilmeleri hedefleniyordu.



SOSYAL MEDYA DEVLERİNE YÖNELİK "BAĞIMLILIK" DAVASI
Bu belgeler; Meta, Google, ByteDance ve Snap gibi teknoloji devlerine karşı açılan geniş kapsamlı bir davanın parçası olarak dosyaya eklendi.

Aralarında 33 eyalet başsavcısının da bulunduğu davacılar, bu şirketleri çocukların ruh sağlığına zarar verdiğini bildikleri halde bağımlılık yapıcı ürünler tasarlamakla suçluyor.

Meta sözcüsü, Bell uygulamasının erken aşamadaki keşifsel bir fikir olarak geliştirildiğini belirtti ancak uygulamanın neden iptal edildiğine dair soruları yanıtsız bıraktı.

Şirket, iddiaların aksine gençlerin güvenliğini destekleme konusunda kararlı olduklarını ve ebeveyn denetimini artıran yeni özellikler geliştirdiklerini savunuyor.

Akit Haber

ADMIN-DIYARBAKIR avatar
★Recai Karakuş★
Admin
İleti 11,429 Konu 405 Beğeni 211 Puan 17,674
Admin
ADMIN-DIYARBAKIR avatar
  • 👑Kurucu👑Yönetici👑
  • 👑Hakimiyet;Alemlerin👑RABBİ Yüce ALLAH'INDIR👑
  • İleti 11,429
  • Konu 405
  • Beğeni 211
  • Puan 17,674
  • Almanya / Diyarbakır
  • Kayıtlı

ADMIN-DIYARBAKIR avatar
★Recai Karakuş★
Admin
İleti 11,429 Konu 405 Beğeni 211 Puan 17,674
Admin
ADMIN-DIYARBAKIR avatar
  • 👑Kurucu👑Yönetici👑
  • 👑Hakimiyet;Alemlerin👑RABBİ Yüce ALLAH'INDIR👑
  • İleti 11,429
  • Konu 405
  • Beğeni 211
  • Puan 17,674
  • Almanya / Diyarbakır
  • Kayıtlı
Aile kurumunu hedef alan dizilere devletin para aktarmasına Yapıcıoğlu'ndan tepki!

HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, devlet bütçesinden aile kurumunu hedef alan dizilere milyonlarca dolar kaynak aktarılmasına tepki göstererek, bu desteklerin derhal kesilmesi çağrısında bulundu.



HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, devlet bütçesinden aile kurumunu hedef alan dizilere milyonlarca dolar kaynak aktarılmasına tepki göstererek, bu desteklerin derhal kesilmesi çağrısında bulundu.

HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, televizyon ve dijital platformlarda yayınlanan dizilerin toplum ahlakı üzerindeki tahribatına ve bu yapımlara sağlanan kamu desteklerine dikkat çekti.

 

"Bu yapımlar, ahlaksız olana benzetme çalışmalarıdır"
Batı'nın yozlaşmış hayat tarzının Türkiye'de dizi sektörü aracılığıyla pazarlandığını ve toplumun bu yolla dejenere edilmeye çalışıldığını belirten Yapıcıoğlu, "Merhum Aliya, 'Savaş ölünce değil, düşmana benzeyince kaybedilir' der. Bugün Epstein skandalıyla çalkalanan, ahlaki krizle çöküş yaşayan Batı'nın hayat tarzını pazarlayan yapımlar, ahlaksız olana benzetme çalışmalarıdır." diye belirtti.

 

"Devlet destek kriterleri yeniden gözden geçirilmeli"
Kültürel üretimin toplumun inanç ve değerleriyle barışık olması gerektiğinin altını çizen Yapıcıoğlu, açıklamasını şu çağrıyla tamamladı:

"Devlet destek kriterleri yeniden gözden geçirilmeli; aile kurumuna zarar veren ve ahlaksızlığı normalleştiren yapımlara kamu kaynağı aktarımı durdurulmalıdır. Kültürel üretim, milletimizin inanç ve değerleriyle çatışan değil, onları güçlendiren bir zemine oturtulmalıdır."

Akit Haber

ADMIN-DIYARBAKIR avatar
★Recai Karakuş★
Admin
İleti 11,429 Konu 405 Beğeni 211 Puan 17,674
Admin
ADMIN-DIYARBAKIR avatar
  • 👑Kurucu👑Yönetici👑
  • 👑Hakimiyet;Alemlerin👑RABBİ Yüce ALLAH'INDIR👑
  • İleti 11,429
  • Konu 405
  • Beğeni 211
  • Puan 17,674
  • Almanya / Diyarbakır
  • Kayıtlı
Ünlü marka artık televizyon üretmeyecek: İşte yeni sahibi

Japon teknoloji firması Panasonic, kendi tesislerinde televizyon üretimini durdurarak operasyonlarını Çin merkezli Skyworth şirketine devrettiğini duyurdu. Yapılan anlaşma kapsamında Panasonic markalı televizyonların üretim, satış ve lojistik süreçleri Skyworth tarafından yönetilecek



Japon teknoloji devi Panasonic, televizyon üretim faaliyetlerini tamamen durdurma kararı aldığını ve bu süreçleri Çin merkezli Skyworth şirketine devrettiğini açıkladı. Yapılan anlaşma doğrultusunda, Panasonic markalı televizyonların üretim, dağıtım, satış ve pazarlama operasyonları artık Shenzhen merkezli Skyworth tarafından yürütülecek.

TEKNİK DETAYLARI DENETLEMEYE DEVAM EDECEK
FlatpanelsHD tarafından aktarılan bilgilere göre, yeni dönemde Panasonic logolu cihazların tüm lojistik ve pazarlama sorumluluğu Skyworth'te olacak. İş birliğinin teknik detayında Panasonic, görüntü ve ses standartlarını korumak amacıyla mühendislik desteği sağlamaya ve kalite kontrol süreçlerini denetlemeye devam edecek.

Üst segmentte yer alan OLED televizyon modelleri, iki şirketin ortak geliştirme çalışmalarıyla üretilecek. Panasonic, Mart 2026 tarihine kadar satılmış olan ve Nisan 2026 itibarıyla piyasaya çıkacak modeller için teknik destek hizmetini sürdürecek.

İLK 5 TELEVİZYON ÜRETİCİSİ ARASINDA
Pazar araştırma şirketi Omdia'nın verilerine göre Skyworth, 2025 yılının ilk çeyreğinde gelir bazında dünya genelinde ilk beş televizyon üreticisi arasında yer aldı. Android TV ekosisteminde dünyanın en büyük üç üreticisinden biri olduğunu belirten şirket, bu anlaşma ile Panasonic markalı yeni nesil cihazları öncelikle ABD ve Avrupa pazarlarında satışa sunacak.

Medyaradar

ADMIN-DIYARBAKIR avatar
★Recai Karakuş★
Admin
İleti 11,429 Konu 405 Beğeni 211 Puan 17,674
Admin
ADMIN-DIYARBAKIR avatar
  • 👑Kurucu👑Yönetici👑
  • 👑Hakimiyet;Alemlerin👑RABBİ Yüce ALLAH'INDIR👑
  • İleti 11,429
  • Konu 405
  • Beğeni 211
  • Puan 17,674
  • Almanya / Diyarbakır
  • Kayıtlı
TÇE'den dijital reklamcılık raporu: Türkiye'de dijitalin ağırlığı yüzde 72'yi aştı!

Toplum Çalışmaları Enstitüsü'nün yayımladığı "Dijital Reklamcılık Raporu", Türkiye'de arama hizmetleri, dijital reklamcılık ve mobil uygulama ekosistemindeki yoğunlaşmanın ekonomik etkilerini rakamlarla ortaya koydu.



Ankara merkezli bir düşünce kuruluşu olan Toplum Çalışmaları Enstitüsü, "Dijital Reklamcılık Raporu"nu yayımladı. Toplum Çalışmaları Enstitüsü Başkanı Av. Dr. Yavuz Selim Günay ile Araştırma ve Veri Analizi Programı Direktörü Yağmur Uzunırmak'ın imzasını taşıyan raporda, dijital reklamcılık sektörünün Türkiye ekonomisindeki ağırlığı, genel arama hizmetlerindeki yoğunlaşma, mobil uygulama mağazalarının gelir yapısı ve bunların reel sektör üzerindeki etkileri veri temelli analizlerle ele alındı.

Raporda, dijital reklamcılığın yalnızca bir pazarlama faaliyeti olmadığı; internet hizmetlerinin finansmanında temel rol üstlendiği ve e-ticaret, turizm, perakende ve mobil uygulama ekonomisi gibi alanlarda yapısal bir girdi niteliği taşıdığı vurgulandı.

Dijital mecralar medya ve reklam pazarını alt üst etti

Toplum Çalışmaları Enstitüsü'nün raporunda, Türkiye'de 2024 yılı itibarıyla toplam medya ve reklam yatırımlarının 253,6 milyar lira düzeyine ulaştığı bilgisi aktarıldı. Dijital mecralar bu toplam içinde yüzde 72,4 ile ilk sırada yer aldı.

 

Toplam dijital reklam harcamalarının 2022'de yaklaşık 831 milyon dolar seviyesinden 2024'te 997 milyon dolara, 2025'te 1,084 milyar dolara ulaştığı vurgulandı ve 2028'de de 1,359 milyar dolara çıkacağı öngörüldü. Bu artışın altı yıllık dönemde yaklaşık yüzde 63'lük büyümeye işaret ettiği belirtildi.

Ana büyüme 'arama reklamcılığı'nda

Enstitünün raporunda yer alan grafiklerde, büyümenin özellikle arama reklamcılığı segmentinde yoğunlaştığına dikkat çekildi. Tüketicinin internette bir arama sorgusu girdiğinde önüne çıkan reklamlar için yapılan işletmelerce yapılan harcamaların, yani arama reklamcılığı harcamalarının 2022'de yaklaşık 430 milyon dolar düzeyindeyken 2025'te 600 milyon dolar bandını aştığı, 2028 projeksiyonunda ise 800 milyon dolara yaklaşacağı aktarıldı.

Arama pazar payı ile tıklama maliyeti arasındaki ilişki

Raporda farklı ülkeler üzerinden genel arama pazar payı ile Google arama reklamlarındaki tıklama başına maliyet (TBM) karşılaştırıldı.

 

Enstitünün ulaştığı verilere göre:

Güney Kore'de Google'ın arama hizmetleri pazarındaki payı yaklaşık yüzde 30 seviyesindeyken TBM 0,28 dolar,
Rusya'da yüzde 32 pazar payına karşılık TBM 0,26 dolar,
Belarus'ta yüzde 70 pazar payına karşılık TBM 0,30 dolar,
Kazakistan'da yüzde 77 pazar payına karşılık TBM 0,35 doların üzerinde,
Meksika'da yüzde 90 pazar payına karşılık TBM 0,48 dolar,
Tayland'da yüzde 97 pazar payına karşılık TBM 0,55 dolar,
Türkiye'de ise Google'ın arama pazar payı yüzde 85'in üzerinde ve TBM 0,65 doların üzerinde.
Dünya genelinde Google'ın arama hizmetlerindeki pazar payının yüzde 90 seviyesinde olduğunun görüldüğü tabloda, dünya genelinde ortalama tıklama başına maliyet 0,60 dolar olarak yer aldı.

 

Türkiye'nin pazardaki payı yüzde 85'in üzerinde

Ülkeler özelinde bakıldığında; Google'ın arama hizmetleri pazarındaki payının görece düşük olduğu Güney Kore ve Rusya gibi ülkelerde tıklama başına maliyetlerin daha düşük seviyelerde seyrettiği, Google'ın arama pazarındaki payının arttığı ülkelerde ise tıklama başına maliyetlerin belirgin biçimde yükseldiği ifade edildi. Bazı ülkelerde arama hizmetleri pazarında yerel veya alternatif oyuncuların varlığının, reklamverenler açısından daha rekabetçi bir ortam yarattığı ve fiyatlama üzerinde aşağı yönlü bir baskı oluşturduğu belirtildi.

Türkiye örneğinde Google'ın arama hizmetleri pazarındaki payının yüzde 85'in üzerinde olduğu; buna paralel olarak tıklama başına maliyetin 0,65 dolar ile tabloda yer alan ülkeler arasında en yüksek seviyelerden birine ulaştığı ortaya konuldu.

 

Türkiye 8 yılda internet alışverişine yöneldi

Türkiye'de e-ticaret kullanım yaygınlığının 2019'da yüzde 10 seviyesinden 2020'de yüzde 16'ya, 2021'de yüzde 18'e yükseldiği; 2022'de yüzde de aynı bandı koruduğu, 2023'te yüzde 20'ye çıktığı ve 2024'te ise yüzde 19'a gerilediği belirtildi. Karşılaştırmalı olarak Güney Kore'de kullanım yaygınlığının 2019'da yaklaşık yüzde 33 seviyesinden 2021'de yüzde 44'e yükseldiği, sonraki yıllarda yüzde 34-40 bandında dengelendiği aktarıldı.

Raporda ayrıca Türkiye'de çevrimiçi alışveriş yapan yetişkin nüfus oranının 2017'de yüzde 25 seviyesinden 2025'te yüzde 56'ya yükseldiği bilgisine yer verildi.

Rapora göre, Türkiye'de e-ticaret büyüyor, ancak e-ticaretin perakende içindeki payının daha ileri dijital ekonomilere kıyasla düşük kalıyor. Bu durum yalnızca tüketici eğilimleriyle açıklanamıyor, maliyet ve pazara erişim koşulları da önemli. Bu bağlamda dijital reklamcılık pazarının daha rekabetçi bir düzleme çekilmesi, Türkiye'de e-ticaret kullanım yaygınlığının yeniden hızlanması için kritik bir kaldıraç işlevi görebilir.

Türkiye hangi platformlardan alışveriş yapıyor?

Türkiye e-ticaret pazarında platform bazlı dağılıma ilişkin verilerde Trendyol'un yaklaşık yüzde 22, Hepsiburada'nın yaklaşık yüzde 12, n11'in yaklaşık yüzde 6, Amazon'un yaklaşık yüzde 6, PttAVM'nin yaklaşık yüzde 5, Getir'in yaklaşık yüzde 5, "Diğerleri" kategorisinin ise yüzde 43 paya sahip olduğu kaydedildi. Toplum Çalışmaları Enstitüsü'nün raporunda, "diğerleri" kategorisindeki aktörlerin büyük bölümünün tüketiciye erişimde dijital reklam kanallarına bağımlı olduğu ifade edildi.

 

Rapora göre, Türkiye'de e-ticaret pazarı erişim ve görünürlük bakımından yüksek derecede platform ve reklam altyapısı bağımlılığı taşıyor. Dijital reklamcılık pazarındaki tekelleşme ve tekellerin reklam hizmetleri için yüksek fiyat belirleme gücü, e-ticaret pazarındaki rekabet koşullarını olumsuz etkiliyor.

Türkiye'de akıllı telefon kullanımı yüzde 96'ya ulaştı!

Toplum Çalışmaları Enstitüsü, Türkiye'de akıllı telefon kullanım yaygınlığının 2020'de yüzde 65 seviyesindeyken 2021'de yüzde 77'ye yükseldiğini; 2024'te yüzde 88'e, 2026'da yüzde 96'ya ulaştığını duyurdu. 2027 sonrasında oranının yüzde 97 seviyesinde yatay seyir izleyeceği ve aslında Türkiye'nin akıllı telefon kullanımında "doyum" noktasına ulaşacağı aktarıldı.

Rapora göre, akıllı telefonlar, dijital ekosistemde merkezi konuma sahip. Arama sorgularının önemli bir bölümü artık mobil cihazlar üzerinden gerçekleştiriliyor. E-ticaretin büyük bölümü, mobil cihazlar üzerinden, sınırlı sayıda büyük platformun sunduğu arayüzler ve bu platformlara trafik sağlayan arama motorları aracılığıyla gerçekleşiyor. Bu da tekelleri kalıcı kılıyor ve e-ticaret ekosistemindeki rekabeti olumsuz etkiliyor.

 

Uygulamalarda en büyük pay 'oyun'da

Rapora göre, Türkiye'de mobil uygulama pazarı, gelir tarafında yüksek ve kalıcı bir yoğunlaşma sergiliyor. Bu yoğunlaşma, mobil uygulama gelirlerinin hızla büyüdüğü bir ortamda, platformların pazarlık gücünü daha da artırıyor.

Raporda, mobil uygulama pazar gelirlerinin 2020'de yaklaşık 954 milyon dolar düzeyindeyken 2024'te 1,278 milyar dolara, 2026'da 1,432 milyar dolara ve 2029 projeksiyonunda 1,652 milyar dolara ulaşmasının beklendiği kaydedildi. Gelirlerde oyun uygulamalarının en büyük payı aldığı belirtildi.

Raporda ayrıca, mobil uygulamalar arasındaki rekabet, kullanıcıların dikkatini ve ekran süresini çekme mücadelesine dönüştüğüne dikkat çekildi. Bu mücadelenin en önemli araçlarından biri ise dijital reklamcılık. Mobil uygulamalar, kullanıcıları uygulamada tutabilmek için reklamcılık hizmetlerine bağımlı. Bu çerçevede tekeller, mobil uygulamalar bakımından da reklam maliyetlerini yükseltiyor.

Google Play mi, App Store mu?

Gelire göre Türkiye'de telefon uygulaması pazar payında Google Play'in yaklaşık yüzde 61, App Store'un ise yüzde 39 paya sahip olduğunu açıklayan Toplum Çalışmaları Enstitüsü, raporunda mobil uygulama gelirlerinin fiilen bu iki mağaza üzerinden gerçekleştiğini ve uygulama geliştiricilerinin bu dağıtım kanallarına bağımlı olduğunu vurguladı.

 

Turizmde 2028 beklentisi 75 milyar dolar

Türkiye'de otel ve turizm pazarının 2015'te yaklaşık 38 milyar dolar seviyesindeyken 2019'da 43 milyar dolara yükseldiği; 2020'de 15 milyar dolara gerilediği, 2022'de 50 milyar dolara, 2024'te 60 milyar dolara çıktığı aktarıldı. 2028 projeksiyonunda ise pazar büyüklüğünün 75 milyar dolara ulaşmasının beklendiği belirtildi.

Raporda, turizm sektörünün, arama motorları ve çevrim içi platformlara bağımlılığını en belirgin sektörlerden biri olduğu kaydedildi. Bu bağlamda arama motorları pazarındaki tekelleşmenin, reel sektörler bakımından da reklamcılık maliyetlerini yükselttiği ifade edildi.

4 milyar dolarlık tasarruf potansiyeli

Toplum Çalışmaları Enstitüsü, raporun sonuç bölümünde dijital platform yoğunlaşmasının Türkiye ekonomisi açısından arama reklamcılığı maliyetleri ve uygulama mağazaları komisyonları olmak üzere iki ana maliyet kanalı üzerinden etkili olduğunu vurguladı:

 

Arama reklamcılığı maliyetleri: Yapılan senaryo analizine göre Google'ın Türkiye'deki genel arama pazar payının yüzde 70'ler seviyesine gerilemesi halinde arama reklamcılığında TBM'nin yaklaşık yarı yarıya düşebileceği; bu durumda 2022'den bu yana toplam arama reklamcılığı harcamaları dikkate alındığında yaklaşık 4 milyar dolar düzeyinde tasarruf potansiyeli oluşabileceği ifade edildi.
Uygulama mağazası komisyonları: Yüzde 15 gibi daha düşük komisyon oranı sunan alternatif bir uygulama mağazasının varlığı halinde, 2019-2025 döneminde yaklaşık 1 milyar dolar, 2026-2029 döneminde ise yaklaşık 833 milyon dolar tutarında maliyetten kaçınılabileceği hesaplandı.
Rapora göre, bu iki maliyet kanalı birlikte değerlendirildiğinde, dijital platform yoğunlaşmasının Türkiye ekonomisine olan etkisi marjinal değil, sistemik. Arama reklamcılığındaki yüksek TBM seviyeleri ile mobil uygulama mağazalarında yüksek komisyon oranları, dijital değer zincirinin farklı katmanlarında maliyetleri yükseltiyor, dijital pazarlara giriş ve ölçeklenme süreçlerini zorlaştırıyor,

Dijital reklamcılık ve genel arama hizmetleri pazarlarında rekabetin artırılmasının Türkiye ekonomisine doğrudan ve dolaylı refah kazanımları sağlayacağına vurgu yapan Toplum Çalışmaları Enstitüsü raporunda "Rekabetin güçlendiği bir dijital ekosistem, yalnızca daha düşük fiyatlar ve daha etkin reklam harcamaları üretmekle kalmayacak; e-ticaretin derinleşmesini, KOBİ'lerin dijitalleşmesini, turizm gibi stratejik sektörlerin uluslararası rekabet gücünü ve nihayetinde tüketici refahını destekleyen daha kapsayıcı bir büyüme zeminini de mümkün kılacaktır" denildi.

Akit Haber

ADMIN-DIYARBAKIR avatar
★Recai Karakuş★
Admin
İleti 11,429 Konu 405 Beğeni 211 Puan 17,674
Admin
ADMIN-DIYARBAKIR avatar
  • 👑Kurucu👑Yönetici👑
  • 👑Hakimiyet;Alemlerin👑RABBİ Yüce ALLAH'INDIR👑
  • İleti 11,429
  • Konu 405
  • Beğeni 211
  • Puan 17,674
  • Almanya / Diyarbakır
  • Kayıtlı
Premier Lig Güney Amerika'da ESPN ile Anlaştı



Premier Lig, küresel yayın gelirlerini büyütme hedefi doğrultusunda rotasını net biçimde yurt dışına çevirdi. Güney Amerika ve Karayipler bölgesi için yapılan yüksek bedelli ESPN anlaşması, lig markasının uluslararası pazardaki değer artışını gözler önüne serdi. ABD ihalesi ve yayın yasağı tartışmaları, Premier Lig'in yayın ekonomisinde yeni bir döneme hazırlandığını gösteriyor. Konuya dair detaylar içeriğimizde!
Küresel Değer Artışı Amaçlanıyor

Premier Lig, Güney Amerika ve Karayipler bölgesini kapsayan yayın hakları için ESPN ile yaklaşık 450 milyon sterlinlik yeni bir sözleşmeye imza attı. Bir önceki dönemle kıyaslandığında yaklaşık yüzde 25'lik bir artış içeren bu anlaşma, kulüplere yapılan son hissedarlar toplantısında resmen duyuruldu. Yönetim, bu hamleyle birlikte uluslararası pazarlarda Premier Lig markasının halâ güçlü bir büyüme potansiyeline sahip olduğunu vurgulamış oldu.

Bu tablo, İngiltere iç pazarındaki sınırlı büyüme ile keskin bir tezat yaratmış gibi görünüyor. Son yurt içi yayın ihalesinde toplam gelir yalnızca küçük bir artış göstermişti. Lig, içerik miktarını artırmasına rağmen birim gelirde gerileme yaşadı.
Yayın Ekonomisinde Yeni Dönem

Premier Lig açısından Amerika Birleşik Devletleri pazarı oldukça cazip gibi duruyor. Halihazırda lig maçları yurt dışında eksiksiz şekilde canlı yayınlanırken, uluslararası yayın haklarından elde edilen yıllık gelir 2 milyar sterlinin üzerine çıkmış durumda.

Mevcut durumda ABD'deki yayın hakları 2028'e kadar sürecek bir anlaşmayla yıllık yaklaşık 378 milyon sterlinlik gelir sağlıyor. Bu arada yaklaşan Dünya Kupası sonrası bu pazarın yeniden ihaleye çıkması bekleniyor. Rekabetin artması ve yeni yayıncıların devreye girmesiyle birlikte Premier Lig yönetimi, ABD anlaşmasını bir sonraki büyük finansal sıçrama noktası olarak görüyor.

Spor Ekranı

ADMIN-DIYARBAKIR avatar
★Recai Karakuş★
Admin
İleti 11,429 Konu 405 Beğeni 211 Puan 17,674
Admin
ADMIN-DIYARBAKIR avatar
  • 👑Kurucu👑Yönetici👑
  • 👑Hakimiyet;Alemlerin👑RABBİ Yüce ALLAH'INDIR👑
  • İleti 11,429
  • Konu 405
  • Beğeni 211
  • Puan 17,674
  • Almanya / Diyarbakır
  • Kayıtlı
Bakan Uraloğlu, detayları açıkladı! Sosyal medyaya 15 yaş sınırı geliyor
Ulaştırma Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 15 yaş altına yönelik sosyal medya düzenlemesine ilişkin çalışmaların sürdüğünü belirterek meclisin sundukları yasanın değerlendirilmesini beklediklerini ifade etti.



Bakan Uraloğlu, ilerleyen günlerde kanun teklifinin Meclise sunulacağını belirterek, teklifle 15 yaşından küçük çocukların sosyal paylaşım sitelerinde hesap açamayacağını, sadece yaşlarına uygun oyunlara erişim sağlayabileceğini ve bu konuda kimlik doğrulama uygulamasına geçileceğini anlattı.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, yıl sonuna kadar fiber ağ uzunluğunu yaklaşık 100 bin kilometre artırarak 750 bin kilometreye, genişbant abone sayısını da 106 milyonun üzerine çıkarmayı hedeflediklerini söyledi.

Uraloğlu, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunda TÜRKSAT AŞ'nin katkısıyla BTK Akademinin düzenlediği iftar programında haberleşme sektörü temsilcileriyle bir araya geldi.

Haberleşme ve bilişim sektörünün en stratejik alanlardan biri olduğunu belirten Uraloğlu, bilgi teknolojileri, yapay zeka, siber güvenlik ve yüksek hızlı bağlantının ülkelerin ekonomik kalkınmasında, rekabet gücünde ve milli güvenliğinde hayati rol oynadığına dikkati çekti.

Uraloğlu, Türkiye olarak son çeyrek asırda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde altyapı hamleleriyle dijital dönüşümün küresel öncüsü olma yolunda kararlı adımlar atıldığını ifade etti.

1 NİSAN İTİBARIYLA 5G'DE İLK SİNYALİ ALACAĞIZ"
Mobil iletişimin 1994'te başlayan serüveninin 1G, 2G, 3G ve 4.5G ile devam ettiğini hatırlatan Uraloğlu, 32 yılın ardından saniyede 20 gigabit veri aktarım hızı sunacak 5G teknolojisine sayılı günler kalmasının gururunu ve sevincini yaşadıklarını söyledi.

Uraloğlu, 1 Nisan itibarıyla 5G'de ilk sinyali alacaklarına dikkati çekerek, bu tarihi geçişin iletişimden sanayiye, eğitimden sağlığa, ekonomiden toplumsal hayata kadar her alanda köklü dönüşümün habercisi olduğunu dile getirdi.

ÇOCUKLARIMIZI DİJİTAL DÜNYADA DA YALNIZ BIRAKMAMALIYIZ"
Uraloğlu, Türkiye'nin son yıllarda bilgi teknolojileri alanında önemli atılımlar gerçekleştirdiğini ve fiber optik ağ altyapısının 657 bin kilometreye ulaştığını söyledi.

"Genişbant internet abone sayımız 98,2 milyona, mobil abone sayımız ise 100 milyona yaklaştı." diyen ​​​​​​​Uraloğlu, şunları kaydetti:

"Mobil ve sabit hatlardan yaklaşık 82 milyar dakika konuşma trafiği gerçekleştiriyoruz, bu rakamlarla Avrupa'da ortalama 494 dakika mobil kullanım süresiyle lider konumdayız. Bu yıl sonuna kadar fiber ağ uzunluğumuzu yaklaşık 100 bin kilometre artırarak 750 bin kilometreye, genişbant abone sayımızı 106 milyonun üstüne, mobil abone sayımızı ise yaklaşık 102 milyona çıkarmayı hedefliyoruz."

Uraloğlu, dünyada 16 yaş ve üzeri internet kullanıcılarının her gün interneti kullanarak geçirdiği zamanın yaklaşık 6,5 saat, Türkiye'de ise yaklaşık 7 saat olduğunu belirtti.

Sosyal medya platformlarında geçirilen vakte de dikkati çeken Uraloğlu, bu sürelerin boş bırakılamayacak kadar kritik alanı işaret ettiğini söyledi.

Uraloğlu, bu noktada herkesin interneti ve sosyal medya platformlarını bilinçli kullanmak ve dijital okuryazarlık becerilerini geliştirmek zorunda olduğunu dile getirerek, "Ramazan ayının maneviyatını iliklerine kadar hissettiğimiz bugünlerde çocuklarımızı dijital dünyada da yalnız bırakmamalıyız. Bu mübarek Ramazan-ı Şerif'te oruçla nefislerimizi terbiye ederken, gönüllerimizi Allah'ın rızasına açarken evlatlarımızın masum ruhlarını da aynı hassasiyetle korumak boynumuzun borcudur." değerlendirmesinde bulundu.

Yapay zeka gibi bir teknolojiyle çok daha gerçekçi hazırlanabilen içerikler karşısında bilinçli seçimler yapılmasının çocuklara öğretilmesi gerektiğine dikkati çeken Uraloğlu, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile koordineli çalışılan çocuklara yönelik sosyal medya düzenlemesinde sona gelindiğini söyledi.

SOSYAL MEDYAYA YAŞ SINIRI GELİYOR
Uraloğlu, ilerleyen günlerde kanun teklifinin Meclise sunulacağını belirterek, teklifle 15 yaşından küçük çocukların sosyal paylaşım sitelerinde hesap açamayacağını, sadece yaşlarına uygun oyunlara erişim sağlayabileceğini ve bu konuda kimlik doğrulama uygulamasına geçileceğini anlattı.

Bu hususta internet servis sağlayıcılarının, sosyal ağ platformlarının sorumluluklarını arttıracaklarını ve denetimleri daha da sıklaştıracaklarını belirten Uraloğlu, kamuoyu araştırmalarında da düzenlemelere desteğin yüzde 90'lara eriştiğini söyledi.

MİLLİ HABERLEŞME ÜRÜNÜ KULLANIM YÜKÜMLÜLÜĞÜ GETİRDİK"
Uraloğlu, uydu teknolojilerinin bağımsızlık ve sürdürülebilirlik meselesi olduğunu, yüzde 80'in üzerinde yerlilik oranıyla üretilen ilk yerli ve milli haberleşme uydusu TÜRKSAT 6A'nın hizmete alındığını anlattı.

Şimdi de TÜRKSAT 7A için kolları sıvadıklarını belirten Uraloğlu, "Biliyoruz ki bir ülkenin haberleşme sistemleri ne kadar kapsayıcı, hızlı ve dirençliyse dijitalleşme kapasitesi de o ölçüde yüksektir. Bu anlayışla biz, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak yalnızca kara yolları, hava yolları, demir yolları ve limanlar inşa etmiyoruz, aynı zamanda 'bilgi otobanları' kuruyoruz." dedi.

Uraloğlu, Turkcell, Vodafone ve Türk Telekom'un rekabetiyle 16 Ekim 2025'te gerçekleştirilen 5G yetkilendirme ihalesi neticesinde 3 milyar 534 milyon dolar gelir elde edildiğini, 1 Nisan'da ilk sinyalin alınacağı 5G hizmetlerini iki yıl içinde Türkiye'nin her noktasında vatandaşın hizmetine sunacaklarını söyledi.

5G ile iletişim hızının yaklaşık 10 kat artacağını, kesintisiz ve daha güvenilir haberleşme imkanının sağlanacağını belirten Uraloğlu, bu teknolojinin birçok alanda önemli gelişmeler de sağlayacağını vurguladı.

"MOBİL ÖZEL ŞEBEKELERDE DE MİLLİ ÜRÜN ZORUNLULUĞU BULUNUYOR"
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu, bu büyük dönüşümde en önemli önceliklerden birinin de teknolojinin sadece tüketildiği değil yerli ve milli imkanlarla üretildiği Türkiye vizyonu olduğunu dile getirerek, sözlerini şöyle tamamladı:

"5G yetkilendirme ihalesinde işletmecilerimize yıllara göre artan şekilde yüzde 60'a varan oranlarda yerli malı belgeli ürün ve yüzde 30'a varan oranlarda milli haberleşme ürünü kullanım yükümlülüğü getirdik. Mobil özel şebekelerde de milli ürün zorunluluğu bulunuyor. Haberleşme Teknolojileri Kümelenmesi (HTK), 160'tan fazla firma ve 8 binden fazla çalışanıyla sektörümüzün rekabet gücünü artırmaktadır. TÜBİTAK ve UDHAM destekleriyle 'Uçtan Uca Yerli ve Milli 5G Haberleşme Şebekesi Projesi' gibi çalışmalarla 5G çekirdek şebeke, baz istasyonu ve yazılımlar geliştirdik. Hasdal Akıllı Yol Projesi'nde yerli 5G çekirdek şebeke ve ULAK baz istasyonlarını başarıyla devreye aldık. Sizler, dijital yürüyüşün en ön saflarında yer alıyorsunuz.

TÜRKSAT'ın uydu ve kablo altyapısındaki katkıları, ULAK'ın milli baz istasyonları, GSM operatörlerimizin sahadaki yatırımları ve diğer tüm paydaşlarımızın çalışmaları, hepsi bir araya gelerek Türkiye'yi içinde bulunduğumuz bilişim çağında daha güçlü ve bağımsız kılacaktır."

Anadolu Ajansı

ADMIN-DIYARBAKIR avatar
★Recai Karakuş★
Admin
İleti 11,429 Konu 405 Beğeni 211 Puan 17,674
Admin
ADMIN-DIYARBAKIR avatar
  • 👑Kurucu👑Yönetici👑
  • 👑Hakimiyet;Alemlerin👑RABBİ Yüce ALLAH'INDIR👑
  • İleti 11,429
  • Konu 405
  • Beğeni 211
  • Puan 17,674
  • Almanya / Diyarbakır
  • Kayıtlı
TEKNOFEST 2026 için son çağrı: Teknoloji yarışmalarında başvurular yarın bitiyor!

Dünyanın en büyük havacılık ve teknoloji buluşması olan TEKNOFEST 2026'da yarışma başvuruları için geri sayım başladı. Geleceğin teknolojilerine yön verecek gençler için başvuru süresi yarın sona eriyor.



Dokuzuncu kez düzenlenecek olan TEKNOFEST 2026 için başvuru maratonu yarın tamamlanıyor. 132 alt kategoride gerçekleştirilecek dev organizasyonda, ön elemeyi geçen takımlara 100 milyon liranın üzerinde maddi destek sağlanacak. Dereceye girenleri ise toplamda 75 milyon lirayı aşan dev bir ödül havuzu bekliyor. Roketten İHA'ya kadar pek çok alanda yarışacak gençler için hayallerini gerçeğe dönüştürme fırsatı sunan başvurular, resmi site üzerinden yapılıyor.


YENİ YARIŞMALAR VE GENİŞ KATILIM
Bu yıl TEKNOFEST bünyesine Maden Teknolojileri ve Elektronik Harp gibi 4 yeni kategori daha eklendi. İlkokuldan mezun seviyesine kadar her yaş grubuna açık olan yarışmalar, geleceğin teknolojilerine odaklanıyor. Detaylı bilgiler festivalin resmi internet sitesinde yer alırken, teknoloji tutkunlarının yarın akşama kadar işlemlerini tamamlaması gerekiyor.

ŞANLIURFA TEKNOLOJİNİN MERKEZİ OLACAK
Milli Teknoloji Hamlesi'nin kalbi bu yıl Şanlıurfa'da atacak. TEKNOFEST 2026, 30 Eylül ile 4 Ekim tarihleri arasında Şanlıurfa GAP Havalimanı'nda kapılarını açacak. Binlerce gencin projelerini sergileyeceği bu dev buluşma, bölgeye teknoloji coşkusunu taşıyacak.

Akit Haber

ADMIN-DIYARBAKIR avatar
★Recai Karakuş★
Admin
İleti 11,429 Konu 405 Beğeni 211 Puan 17,674
Admin
ADMIN-DIYARBAKIR avatar
  • 👑Kurucu👑Yönetici👑
  • 👑Hakimiyet;Alemlerin👑RABBİ Yüce ALLAH'INDIR👑
  • İleti 11,429
  • Konu 405
  • Beğeni 211
  • Puan 17,674
  • Almanya / Diyarbakır
  • Kayıtlı
5G nedir? 5G ne zaman başlayacak, avantajları neler?

Türkiye, mobil iletişimde yeni bir döneme giriyor. 5G için tarih netleşti, hız en az 10 kat artacak. Peki 5G tam olarak nedir, ne zaman başlayacak ve hayatımızda neleri değiştirecek?



İletişim teknolojilerinde uzun süredir beklenen 5G için geri sayım başladı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu'nun açıklamalarıyla birlikte Türkiye'de 5G'nin devreye alınacağı tarih netleşti. Mobil internet hızını mevcut 4,5G'ye göre en az 10 kat artıracak yeni teknoloji, sadece daha hızlı internet anlamına gelmiyor. Sağlıktan ulaşıma, üretimden eğitime kadar birçok alanda köklü değişim kapıda. Peki, nedir bu 5G?

 

5G nedir?
5G, beşinci nesil mobil haberleşme teknolojisi olarak tanımlanıyor. Mevcut 4,5G altyapısına kıyasla çok daha yüksek veri aktarım hızı, düşük gecikme süresi ve aynı anda çok daha fazla cihaz bağlantısı imkanı sunuyor.

 

Bakan Uraloğlu'nun verdiği bilgilere göre 5G teknolojisi saniyede 20 gigabit veri aktarım hızına ulaşabilecek kapasiteye sahip. Bu da özellikle yüksek bant genişliği gerektiren uygulamalar için büyük bir sıçrama anlamına geliyor.

 

5G Türkiye'de ne zaman başlayacak?
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, operatörlerin 5G'yi kullanıma almak için çalışmalarını sürdürdüğünü belirterek, 2 Ocak'ta işletmecilerin hak ve yükümlülüklerini belirleyen yetki belgelerinin verildiğini açıkladı.

Buna göre 1 Nisan 2026 itibarıyla 81 il merkezinde 5G vatandaşların hizmetine sunulacak. 5G hizmetlerinin iki yıl içinde Türkiye'nin tamamına yayılması hedefleniyor.

 

16 Ekim 2025'te gerçekleştirilen 5G yetkilendirme ihalesiyle sürecin mali zemini oluşturuldu. İhaleden 3 milyar 534 milyon dolar gelir elde edildi. Üç büyük operatör Turkcell, Türk Telekom ve Vodafone 5G frekans paketlerini alarak ağlarını bu teknolojiye uygun hale getirme çalışmalarını sürdürüyor.

 

5G'nin avantajları neler?
5G ile birlikte mobil internet hızında en az 10 kat artış sağlanacak. Ancak değişim yalnızca hızla sınırlı değil. Gecikme süresi ciddi şekilde düşecek. Bu durum özellikle uzaktan ameliyatlar, otonom araçlar, gerçek zamanlı veri işleme, artırılmış ve sanal gerçeklik uygulamaları için kritik önem taşıyor. Aynı anda çok daha fazla cihaz bağlantısı mümkün olacak. Bu da nesnelerin interneti, akıllı şehir uygulamaları ve endüstriyel otomasyon için güçlü bir altyapı oluşturacak. Bakan Uraloğlu, 5G'nin sağlık, eğitim, lojistik ve üretim gibi sektörlerde dönüşümü hızlandıracağını vurguladı.

 

Yerli ve milli 5G vurgusu
5G altyapısında yerli ve milli teknolojilere öncelik verileceği açıklandı. Yetkilendirmeler kapsamında ilk yıl için yüzde 50 oranında yerli malı belgeli ürün kullanımı ve en az yüzde 5 oranında milli haberleşme ürünü kullanımı zorunlu olacak.

Takip eden yıllarda yerli ürün oranının yüzde 60'a çıkarılması hedefleniyor. 4,5G döneminde bu oran başlangıçta yüzde 30 olarak uygulanmış, daha sonra yüzde 45'e yükseltilmişti.

 

AR-GE sürecinde 14 firmayla sözleşme imzalandı ve firmalara toplam 162 milyon 135 bin 610 lira destek sağlandı. 8 projenin tamamlandığı, kalan 6 projenin ise yıl içinde sonuçlandırılmasının planlandığı bildirildi.

5G ile hayatımızda neler değişecek?
Daha hızlı internet, daha düşük gecikme ve daha güçlü bağlantı altyapısı; günlük hayatta kesintisiz yayın, yüksek kaliteli görüntülü görüşme ve veri aktarımında ciddi kolaylık sağlayacak.

 

Endüstride otomasyon artacak, akıllı üretim sistemleri yaygınlaşacak. Sağlıkta uzaktan müdahale ve anlık veri takibi mümkün olacak. Eğitimde eş zamanlı ve yüksek çözünürlüklü dijital içerikler daha stabil şekilde kullanılabilecek.

Akit Haber